1. Haberler
  2. KÖŞE YAZISI
  3. SAHİPSİZ ÜLKE / TÜRKİYE’DE KAÇ PARALEL DEVLET VAR?

SAHİPSİZ ÜLKE / TÜRKİYE’DE KAÇ PARALEL DEVLET VAR?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

İktidardaki AKP, Amerika’nın BOP Eşbaşkanı ve rehini olmuş bir örgüt!

İktidar Ortağı MHP; İngilizlerin MI6’ısının, sanki Ortadoğu Sorumlusu ve Türk Milliyetçilerinin beyinlerini prangaya almakla ve onları AKP’ye köle yapmakla görevli bir fani!

İktidar ortağı HÜDA PAR; Hizbullah’ın siyasi kanadı ve İran’ın tetikçiliğini yapmakla görevli katiller sürüsü!

DEM Parti; Amerika ve İSRAİL’in kölesi PKK Narko-Terör Örgütünün siyasi kanadı, Laik Cumhuriyete karşı, Türk- Kürt kardeşliğini bozmayı hedefleyen emperyalist devletlerin elemanları, elleri kanlı bir terör örgütü!

BBP-DSP; AKP beslemesi iki Genel Başkan! Partilerindeki ve Genel Başkanlarının makam arabalarına bakın ne olduklarını anlarsınız!

Aziz Türk Milleti;
Büyük Atatürk’ün dediği gibi “Vatanın tüm kaleleri işgal edilmiş mi?”

İşte yıllardır Türk Devletini yöneten Cumhur İttifakı denen ve suç örgütü gibi çalışıp zenginleşen, sizleri fakirleştirenler bunlar!
Cumhuriyete, başta Atatürk’e ve Kurucularımıza, çağdaşlığa, özgürlüğe, eşitliğe, kardeşliğe Türk’e ve Türk Milletine karşı olan Yobazlar Topluluğu bunlardır!

Şu gerçeği düşünmenizi istirham ediyoruz;
Demokrasi ile yönetilen, Dünyanın hangi ülkesinde böyle partilerin kurulmasına izin verilir!
Bunlara analarını bile bıçaklayabilecek tehlikeli tiplerdir.
O ülkelerin Yargı kurumları, bunların ne kurulmalarına ne yaşamalarına asla izin vermezler!
Ya bizdeki, esas görevleri partilerin Anayasaya uygun faaliyetlerde bulunup bulunmadıklarını takip etmek olan Yargı Kurumları?
Bunlar da ihanete ortaktırlar, suçludurlar…

İktidar böyle, ya muhalefet, özellikle Ana Muhalefet?
Ana muhalefet, Atatürk İlke ve Devrimlerinden kopmuş, birgün, NUMARALI CUMHURİYETÇİLERE, birgün CUMHURİYETİN HAİNLERE saygıya, birgün Vahşi Kapitalizme, birgün BÖLÜCÜ KÜRTÇÜLERE kapılmış sürükleniyor!
Türk Milleti CHP’yi BİRİNCİ Parti yaptı, Genel Başkanlarının ilk işi Tek Adam Faşizminin uygulayıcısını ziyaret edip, esas duruşta askeri imiş gibi karşılamak oldu. Türk Milletinin verdiği birincilik madalyasını, Tek Adamın ayaklarının dibine attı! O da karşılık olarak İmamoğlu’nu ve Belediye Başkanlarını, Bürokratlarını zindana attı! Daha da atacak!

Şimdi lütfen söyleyin bakalım;
Siyasi Partileri tükenmiş, TBMM’İ işlevsizleştirilmiş, Yüksek Yargısı iktidarın sopası olmuş, Ordusu, kendi içinden iğdiş edilmiş, Basını satın alınmış-korkutulmuş, Hukuku yok edilmiş bir ülke sahipsiz değildir de nedir?

Çare?
Allah rızası için bir kez olsun, medya tarafından şişirilmiş, parlatılmış 2. Erdoğan olacak kişilere değil de, kendi evlatlarınıza, namuslu dürüst olanlara fırsat verin. Bunu anlamanın en basit yolu şudur!
Şu soruları, Türk Milletinin huzurunda sorun ve mutlaka açık-net yanıtlar isteyin;

1)Atatürk İlke ve Devrimlerinin TAMAMINI, yeniden Türk Devletinde etkin kılacak mısınız?
2)Türk Ordusunu, Atatürkçü Subayların yönetmesine izin verecek misiniz?
3)Hazine Garantili yapılan soygunların bedelini HAZİNEYE verecek misiniz?
4)Anayasaya göre yasak olan, Tarikat – Cemaat-Adı Vakıf Özü Tarikat olan Dernekleri-Kaçak Kursların tamamını KAPATACAK MISINIZ?
5)Diyanet İşlerini, TRT’yi, (Anayasal Kurum olmaktan) ÇIKARACAK MISINIZ?
6)Tarikatların Yurt-Apartman Kiliselerini-Medreseleri KAPATACAK MISINIZ?
7)SIĞINMACILARIN tamamını ülkelerine derhal gönderecek misiniz?
8) Eğitimi ve Sağlığı ÜCRETSİZ yapacak mısınız?

Türk Milletinin önünde bu 8 maddeyi 1 YIL İÇİNDE gerçekleştireceğini, yapamadığı takdirde İSTFA edeceğine SÖZ verene görev verin…

DOĞRU Parti olarak biz bu sözü Allah’ın ve Türk Milletinin huzurunda veriyoruz. Hem de nasıl yapacağımızı ve kaynaklarını açıklayarak…

Şundan kesinlikle eminiz. Öyle dürüst, bilime dayalı bir yönetim sergileriz ki kendisini bu cennet vatanın özgür-bağımsız-sorumlu hisseden her bireyinin başı göğe değecek kadar dik olur…

Sağlık ve başarı dileklerimle

01 Nisan 2025

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı

TÜRKİYE’DE KAÇ PARALEL DEVLET VAR?

Türkiye’yi yönetmek için Türk Milletinden belli bir süre için yetki alan AKP adlı “Organize Suç Çetesi”, ülkeyi yönetmeyi beceremedi.
Devleti yönetemeyince, tüm zamanlarını devleti işgal etmek ve onların tabiriyle “YOL BULMAK” için harcadılar.

Siyasetin değişmez bir kuralı vardır; Siyaset boşluk kaldırmaz!
Devlet yönetilmeyince, yeni-yeni devletçikler, hakimiyet alanları-illegal yapılar ortaya çıkar!

Milletle devlet arasına giren yeni örgütlenmeler, devlet egemenliğine paralel bir egemenlik kurmak isterler. Dünyanın hiçbir ülkesinde, hiçbir devlet bunu kabul edemez. Çünkü paralel egemenlik demek, o ülkede yeni bir güç odağı oluşturarak, yeni ve etkili bir ortak ve erki, anayasal sorumluluk taşımayanlara devretmek anlamına gelir.

AKP-MHP-DEM-HÜDA PAR Küresel Çete elemanlarının sözde yönettiği devletin rezilliğini bir daha anlatalım;
TBMM’yi, kanatları yolunmuş kuşa çevirdiler! Ülkeyi CB Kararnameleri ile yönetmeyi denediler, çıkardıkları her CB Kararnamesini düzeltmek için bir kararname daha çıkardılar. Yine de CB Kararnamelerini kanunun emrettiği sürede TBMM’de kabul ettiremezler. Bu çok ciddi bir suçtur.

Hükümette Bakanlar değil, sekreterler çalışıyor. Saray danışmanlarının etkinliği, Bakanlardan daha fazla.

Yargı üçe bölünmüş!
Bir kısmı AKP’li Avukatların mülakat yüzsüzlüğüyle işe alıp Savcı-Yargıçlar!
Bir kısmı MHP’li eski Avukat Ülkücülerin Savcı- Yargıç yapılmaları!
Bir kısmı da, FETÖ Kalıntıları olarak hala devam eden Kripto FETÖ’cular…

Her ülkenin bir tane bütçesi vardır! Türkiye’nin 3 adet Bütçesi var!
-TBMM’de görüşülüp KANUN haline gelmiş Milli Bütçe!
-CB Erdoğan’dan başka kimsenin bilmediği, Bütçe boyunda Örtülü Ödenek!
-Yüzlerce kuruluşumuzun içine konulduğu VARLIK FONU…

Peki, gerçek sahibi Türk Milleti olan bu Bütçeler denetlenebilir mi?
Denetlenemez! Çünkü TBMM’nin denetim gücü yok edilmiştir.
Araştırma-Soruşturma Komisyonları kurulması imkansız hale getirilmiştir.
Devletin, Hesap Uzmanları Kurulu kaldırılmıştır.
Bakanlıkların Teftiş Kurulları işletilmemektedir.
Savcıların elinden reysen dava açma yetkisi alınmış, sadece Başsavcılar soruşturma izni verebiliyor!

Polis AKP’nin, Özel Kuvvet MHP’nin, Bekçiler Soylu Süleyman’ın, Jandarma eski Genel Komutanın emrinde ve trafik Polisliği yapıyor, Asker şamar oğlanına dönmüş.
Bunların her biri bölük pörçük olarak hem devleti, hem de milleti yiyorlar!
İnşallah yakında kendi başlarını yiyecekler ve bu millete yaşattıklarını, yaşayacaklar…

Bu paramparça edilmiş devlet ne zaman BÜTÜN olur?
-Anayasayı çiğneyemezsiniz, o sizi de bağlar,
-Toplantı ve Gösteri yürüyüşü, önceden izin alınmadan yapılan bir haktır,
-Yaşam hakkı kutsaldır. İşkence insanlık suçudur,
-Basın hürdür, sansür edilemez,
-Devlet yalan söylemez ve insanlarına kumpas kurmaz,
-Türkiye, Atatürk İlke ve Devrimlerine bağlı Laik, Sosyal Hukuk Devleti olan Cumhuriyettir,
Dediğiniz an o paramparça Devlet, aniden bir ve bütün olur, vatandaşına cop-biber gazı-haksızlık- kumpas-hile- alçaklık ve cezaevi olarak geri döner…

Devlet olmadan bu coğrafyada yaşayamayacağımıza göre, bu durumun çaresi yok mudur?

Elbette var! Her vatandaş öncelikle özgür ve haklarını-sorumluluklarını bilen bireyler olmalıdır. “Devlet Benim” diyebilmeli ve hakkını aramasını bilmelidir. Seçeceğiniz ve yönetme yetkisi vereceğiniz kişileri çok iyi araştırmalısınız. Seçtikleriniz mutlaka Türk Milletinin insanı olmalıdır.
Emperyalist Devletlerin ve Küresel Çetenin elemanı olanları asla seçmeyin.
Gördüğünüz yerde, demokratik tepkinizi mutlaka kullanın…

Sağlık ve başarı dileklerimle

31 Mart 2025

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı

ÖYLE SEVGİ DOLUSUNUZ Kİ?

Sen ve Bahçeli!
CIA Uşağı FETÖ’ya tüm dünyada gösterdiğiniz, desteği ve bağlılığı,
Öcalan denen Bebek Katiline gösterdiğiniz saygıyı ve hoşgörüyü,
Mısır’daki Rabia’ya gösterdiğiniz sevgiyi ne gözyaşını,
Gazze’de çocukları öldüren İSRAİL’E verdiğiniz desteği,
Anayasal Haklarını kullanan TÜRK GENÇLERİNE gösterdiniz mi?

Türkler kadar hoşgörülü, gönlünü ve makamlarını her etnik kökenden insana açan başka bir millet yoktur. Bu konuda bazen o kadar ileri gideriz ki bu güzel duygular, yabancılar tarafından “saflık” olarak değerlendirilir!

Örneğin Türkiye’de Ermeni kökenli bir vatandaş, çalışırsa devletin her makamına gelebilir, kökeniyle gurur duyduğunu açıkça söyleyebilir ve kendi kültürünü yaşayabilir. Ermeni kökenli vatandaşlarımız, istedikleri yerde istedikleri zamanda T.C Devletinin bazı uygulamalarını protesto edebilirler.
“Hepimiz Ermeni’yiz” diye binlerce pankart taşıyabilirler. Kendi dillerinde yayın organları vardır.

Peki, Ermenistan’da yaşayan Azerbaycan Türk’ü Ermenistan vatandaşları, bu haklara sahip midir? Protesto yürüyüşü yapıp, “Hepimiz Türk’üz” diye pankart taşıyabilirler mi?
Erivan’daki soykırım anıtının önüne serilen ve her geçenin çiğnemek zorunda olduğu Türk Bayrağını çiğnemeden geçebilirler mi? Bunu yapmayan biri Ermeni devletinin kapısından içeri girebilir mi?
İran’da nüfusun yarısını oluşturan Azerbaycan Türkleri de bu kısıtlamaya tabidir.

Aynı durum T.C Vatandaşı olan Yahudi vatandaşlarımız için de geçerlidir.
Biz, hepsini zenginliğimiz olarak kabul eder ve severiz.
Gönlümüzün de devletimizin de kapıları onlara sonuna kadar açıktır.
Fakat İsrail’deki durum Ermenistan’dan farklı mı? Bırakın Türk kökenli birini kabullenmek, Türkiye’de uzun yıllar yaşamış Yahudilere bile, şüpheyle yaklaşır İsrail Devleti! Keza sayıları 150 bin ile 200 bin arasında olduğu tahmin edilen ve “Mızrahi” denen Kürt Yahudilerinin de İsrail’de gelebilecekleri makamlar sınırlıdır.

ABD ve Avrupa ülkelerine göre ise İsrail demokratik bir devlettir!
Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi’ne göre İsrail demokrasisinin, ABD tarafından 22 Arap ve 4 Müslüman ülke için örnek gösterilmesinin sebebi budur!

İsrail, kendini Ortadoğu’nun tek lâik ülkesi olarak tanımlar.
Halbuki tüm liderler ve partiler Tevrat ideolojisinde birleşirler. İsrail, din devletidir ve Yahudi din şeriatı ile yönetilir. İsrail devletinin tamamı Siyonizm idealine inanmıştır ve Filistin düşmanıdırlar.
Ezan yasağı ve Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasındaki ısrar bunun kanıtıdır.

İsrail, Müslüman coğrafyası içine çeşitli oyunlarla zorla sokulduğu için, varlık sebebini kargaşa-kaos-savaş stratejilerinde aramaktadır. Yaşamak için çevresindeki Müslüman devletlerin bir ve beraber olmamaları gerekmektedir. Özellikle Araplar, maddi menfaat uğruna kendi dindaşlarını satmaya, Müslümanları arkadan hançerlemeye çok müsaittirler.
İsrail elbette ki bu durumdan yararlanmaktadır.

Kendi gücü yetmediği zaman devreye ABD ve İngiltere girer ve İsrail’in yolunu “Demokrasi getiriyoruz” bahanesiyle ölüm ve yağma yaparak açarlar.
Nasıl Yunanistan Avrupa’nın şımarık çocuğu olarak kabul edilir ve her zaman korunur kollanırsa, İsrail de ABD ve İngiltere tarafından korunmaktadır.

İsrail devleti nükleer silaha sahip olabilir ama hiçbir Müslüman ülke bu silaha sahip olamaz! İsrail devleti her devletin iç işlerine müdahale edebilir ama ona kimse karışamaz!
İsrail’in şımarıklığının nedeni, ABD ve İngiltere’nin verdiği karşılıksız destektir.

Barzani, bağımsızlık için referandum yaptı. Türkiye’nin güneyini de kapsayacak “Kürt Devletinin” kurulmasını ilk önce ve en güçlü olarak İsrail devleti destekledi. İsrailli subaylar yıllarca PKK militanlarını eğittiler ve Türk Askerlerinin ölümüne sebep oldular.
İsrail devletinin “kendi güvenliği” için, bölgede ikinci İsrail olacak Kürt devletinin kurulmasına çalışmak bir haktır (!) ama Türkiye’nin bunu engellemek için PKK terör örgütüyle savaşması, tüm dünyaya en azından “İnsan hakları ihlali” olarak aktarılır! İsrail Devleti “Kürt Devleti kurulmasını” desteklediğini açıkladığında,
Yahudi kökenli T.C vatandaşlarından, Kürt kökenli işadamlarından “Vatanımızı böldürmeyiz” diye bir açıklama duydunuz mu? Bu sesi duymak hakkımızdır!
İsrail devleti bu yayılmacı ve saldırgan politikalarına kaynak olarak “Tevrat’ı” göstermektedir. O zaman bizde ilişkilerimizi, Kur’an-ı Kerim’deki İsrail için gönderilen 41 ayete göre mi düzenleyeceğiz?
Dünya yeniden orta çağın barbar din savaşlarına mı dönsün? İstenen bu mu?

İsrail’in en büyük başarısı, içten çürüteceği ülkelerde hain yetiştirmekteki becerisidir. Özellikle zayıf karakterli siyasetçileri avlamakta çok ustadırlar. Bazılarına “Yahudi Cesaret Madalyası” bile verirler. Bu madalyalar, Yahudiliğe ve Yahudilere hizmet etmiş, savunmuş, muhafaza etmiş kişilere verilir.

ABD-İngiltere-İsrail kendi ülkelerindeki hainleri anında yok ederler ama kendi hesaplarına çalışan hainleri çok bonkörce beslerler…

Atatürk boş yere “Yurtta sulh, cihanda sulh” dememiştir.
DOĞRU Parti olarak düşüncemiz şudur;
Biz kendimiz her konuda güçlü olacağız. Öncelik ve ivedilikle Türkiye’de BİRLİĞİ-BERABERLİĞİ sağlayacağız. Tarihimizden ders alarak geleceğimizi akıl-bilim ve cesaretle hazırlayacağız. Kendi barışımızı koruyacak, dünya barışına da destek olacağız. Dosta dost gibi, düşmana da düşman gibi davranacağız.
Bunu yapabilmek için dürüst-bilgili-vatansever-çağdaş ve yürekli devlet adamlarına ihtiyaç var. Madalya alıp, palavradan nutuk atan ve el altından İsrail ile gizli anlaşmalar imzalayan, sınırlarımızın dibine TERÖRİSTAN ve CİHATİSTAN denen İSRAİL emrinde iki terör devletçiği kurduran, siyaset cambazlarıyla bu işleri olmayacağını artık herkesin, özellikle üst seviyedeki bürokratların görmesi lazım.

Sağlık ve başarı dileklerimle

30 Mart 2025

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
SAHİPSİZ ÜLKE / TÜRKİYE’DE KAÇ PARALEL DEVLET VAR?
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin