Türk siyaseti sadece bir siyasetçiyi değil, bir hukuk abidesini, bir beyefendiyi, bir bilge adamı, Cumhuriyetin sarsılmaz bir savunucusunu kaybetti. Değerli büyüğüm, yol arkadaşım Hüsamettin Cindoruk’un vefatını öğrendim.
Sayın Cindoruk, Türkiye’nin en fırtınalı dönemlerinde demokrasinin limanı olmuştu. Yassıada mahkemelerinden TBMM Başkanlığına, parti liderliğinden “Demokrasi Platformu” sözcülüğüne kadar uzanan ömrü, hep Milli İradeyi savunmakla geçti.
O, siyasetin sertleştiği anlarda nezaketiyle yol açan, hukukun askıya alındığı anlarda ise cübbesini zırh yapan bir mücadele adamıydı.
Siyasetin hafızası maalesef artık sessiz kaldı.
Son görüşmemizde, bedeni yorgun düşmüş, konuşmakta zorluk çekiyordu.
Ancak o feraset dolu bakışları ve Türkiye sevdasından hiçbir şey eksilmemişti. O zorlanan kelimelerin ardında bile, memleketin geleceğine dair duyduğu bitmek bilmeyen o endişeyi ve çözüm arayışını görebiliyorduk.
Bizlere vasiyeti laik, demokratik cumhuriyetten asla taviz vermemekti.
Onunla paylaştığımız onca anı, geçtiğimiz zorlu yollar ve demokrasi adına verdiğimiz kavgalar artık tarihin emanetidir.
Cindoruk; esprileriyle düşündüren, belagatiyle büyüleyen ve en önemlisi “Parlamenter Sistemin” ruhunu en iyi bilen “DEVLET ADAMI” olarak kalplerimizde yaşayacaktır.
Türkiye’nin ve Türk Demokratlarının başı sağolsun. Bizler, onun bıraktığı yerden, Atatürk’ün ışığında ve hukukun izinde yürümeye devam edeceğiz.
Mekanın cennet, ruhun şad olsun Hüsamettin Ağabey…
Sağlık ve başarı dileklerimle
12 Nisan 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı


















