Değerli okurlar, mecazi anlamda devletin bankalarını ve kamu kurumlarını kullanarak asalak bir şekilde kar elde edenler için kullanılan “Kan Emiciler” tabiri günümüzde gerek iktidar yönetimini, gerekse saray ve eşrafını oldukça net bir şekilde ifade ediyor. Milletimize yaşatılanlara baktığımızda 2025 yılında milletin kanını emen iktidar belli ki, 2026 yılında da kan emici uygulamalarına devam edecekler. Genellikle çevremizde de kullanılan; “Kan emici patron”, “Kan emici vergiler”, “Kan emici faizler”, “Kan emici şirketler”, “Kan emici teröristler”, gibi ifadelerden de anlaşılacağı üzere ülkemiz, vatandaşın hakkını yeme veya onu sömürmeleri yanında insanın canına kasteden “Kan Emiciler” ile dolu olduğunu görürsünüz. Örneğin;
Sayıştay, Demirören Holding, Doğan Medya Grubu’nu satın almak için Ziraat bankası İstanbul Kurumsal Şubesi tarafından kullandırılan 800 milyon dolarlık kredinin geri ödemesini bugüne kadar yapmadı. Sayıştay tarafından tespit edilen ve yasal takip dahil her türlü önlemin hızlıca alınmasını istediği miktar 33 milyar 910 milyon liradır. TBMM’ye sunulan denetim raporuna göre, borcu iki kez yapılandırılan ve faiz indirimi de uygulanan Demirören holding bu borcu ödememiştir. İşte Demirören Holding “Kan Emici şirket”, Yıldırım Demirören ise “Kan Emici Patron”. Milletin parasını kar amaçlı kullanılarak kamu bankası zarara uğratılmıştır. Bu emdiği kan burnundan akacak mı? bekleyip göreceğiz…
Değerli okurlar, AKP iktidarı ve koşulsuz destekçilerinin sosyal-siyasal ve ekonomik alanlarda aldıkları kararlar sonucu sosyal yapının bozulduğu, ekonominin içinden çıkılmaz hale getirildiği, siyaset ve siyasetçilere olan güvenin yitirildiği günümüz Türkiye’sinde “Kan Emiciler” her alanda kar amaçlı eylemlerine son sürat devam ediyorlar. Genel olarak bu durumu ele aldığımızda Uyuşturucu baronları milyonlarca insanımızın kanını emerek servetlerine servet katarken, bu bataklığa batan insanlarımızın hayatla olan bağları koparılıyor. Bunlar kim mi? “Kan Emici teröristler”
AKP iktidarının merkezinde milletin olmadığı hepinizin malumu. Bunlar için varsa yoksa “Saray ve Eşrafı”, anlayış bu olunca kanı emilen sadece milletin kendisi oluyor. Alım gücü düşüklüğü, faiz politikası ve milletin sırtına yüklenen vergiler ve yapılan zamlar toplumun yüzde 80’nin yoksulluğa mahkum edilmesi gerçeği yetmezmiş gibi yeni doğan her bireyin, yolcu-araç ve hasta garantili havalimanı-tünel-otoyol ve hastane yapım ve işleticilerine ödenen milyar dolarlar nedeniyle borçlandırmak suretiyle milletin kanını emmeye devam ediyorlar. Bu kan emici hepinizin bildiği üzere “AKP iktidarı ve koşulsuz destekçileri” elbet.
Gençlerimiz “kan emici” anlayışın uygulamaları karşısında kurtuluşu yabancı ülkelere gitmekte görüyor ve kan emicilerden kurtulmak için ülkesini terk ediyor…Peki iktidar ne yapıyor derseniz, sorunları çözmek yerine yeni yeni sorunlar çıkarıyor, sürekli birilerini eleştiriyor, seçimler öncesi vatandaşı önemsiyormuş gibi davranıyor işi bittiğinde sen sağ ben selamet diyor, vatandaşın sırtından geçinen ve gücünü koltuğundan alan bu “kan emiciler” kendileri dışında kimseyi düşünmez, mutlu olsun istemez ve en önemlisi bunlar hem çözüme yanaşmaz hem de birilerini suçlamaktan geri kalmazlar. İçinde bulunduğumuz bu durumu “bir şair bir kitap” başlıklı şiirin son paragrafı ile özetlersek;
Ne Allah’tan korku, ne kuldan haya
İkilik sokmuşlar şeker çaya
Mülevves(kirli, pis) aydınlar girmiş araya
Memleketi kaça bölmüş bak hele.
Değerli okurlar, DOĞRU PARTİ temsilcisi olarak benim sizlere önerim, “unutmayın, kan emicileri “kan emici yapan kandır”, kovun bu sivrisinekleri”. Soruyorum sizlere “bunların vızıltılarından bıkmadınız mı?” Bir diğer önerim de iktidara, bir önceki yılı “Emekliler Yılı” ilan ettiniz “Emeklileri Gömdünüz”, geçen yılı “Aile yılı” ilan ettiniz “aileleri paramparça ettiniz”, bu yılı da “AKP yılı” ilan edin. Sizce de uygun mu? değerli okurlar. 1.Ocak.2026
Selam ve saygılarımla
Cezmi Orkun
Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı
(Enerji, Tabii Kaynaklar ve Madencilik Politikaları Başkanı)


















