“Bizi yanlış yöne sevk edenler bilirsiniz ki çoğu zaman DİN perdesine bürünmüş, saf ve temiz halkımızı hep “Dini Kural” sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz!
Görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden kötülükler
hep din perdesi arkasındaki DİNSİZLİK ve KÖTÜLÜKTEN gelmiştir.
Mustafa Kemal ATATÜRK-1923
Cumhuriyet Tarihimiz boyunca Türk Devletine karşı gerçekleşen önemli
28 Silahlı Kalkışma yapıldı. PKK kalkışması 29’ncu kalkışma oldu!
Hepsinin ortak yönü şudur;
Hedef, Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti olunca, her zaman ayrı olan
Bölücü-Kürtçüler ile Şeriat Hukukuna dayalı İslam Cumhuriyeti taraftarları
derhal birleşirler.
Şu gerçekleri, bir daha hatırlayalım;
-AKP, tek başına iktidar iken 2008 yılında, Anayasa Mahkemesi tarafından
“Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu tespit edildiği için, bir oy farkla (Bşk. Haşim Kılıç’ın oyu) kapatılmaktan kurtulmuş fakat hazine yardımı kesilme cezasına çarptırılmış SABIKALI bir PARTİDİR.
-R. T. Erdoğan; “Halkı sınıf-din-mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” gerekçesiyle10 ay hapis cezasına çarptırılmış, cezası kesinleşmiş SABIKALI bir KİŞİDİR.
-Erdoğan DEMOKRAT değildir. Şu sözler onundur.
(İslam’ı sadece ibadet olarak değil, hayatın her anında geçerli yapacağız)
(Bir Müslüman olarak naslar neyi gerektiriyorsa yapacağım. Hüküm bu’)
(Laiklik, kişiler için değil, Devlet içindir)
Halbuki Laiklik, sadece ibadet özgürlüğü değildir. Laiklik, Pozitif Hukukta devletin hiçbir dinin kuralıyla yönetilmemesi ve hukuk normlarının akıl ve bilim temelinde oluşturulması anlamına gelir.
Altın Kural;
Demokrasi ve Şeriata dayalı Din Devleti bir arada OLMAZ. Din Devletinde kurallar Allah emridir ve değişmez! Demokrasi de, dönemin gelişmelerine göre değişebilir.
AKP, her zaman YALAN söyleyerek, inancını-ibadetini Allah Rızası için yerine getiren mütedeyyin nüfusu kandırmaktadır. 28 Şubat sonrasında da, gerçekleri çarpıtarak insanları kandırmıştır. Bir de, kendini sözde aydın olarak bilen, okumayan araştırmayan enteller vardır ki, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduklarını zannederek yanlışa düşerler. 23 yıllık AKP iktidarında, Demokrasi var mı? Hukuk Devleti var mı? Laiklik İlkesi var mı? Hesap verebilme var mı? Kendilerine oy veren insanlara saygı var mı? Sizlere
AZGIN GÜRUH diyen AKP Genel Başkanına söyleyecek sözünüz yok mu?
Yarın, Devlet Arşivine geçmiş, 28 Şubat MGK ve Erbakan Hükümetinin aldığı kararları yazacağız. Lütfedip okursanız, 28 Şubat ne imiş anlayacak ve nasıl aldatıldığınızı göreceksiniz. O kararlar bugün uygulansa, ülkemiz ne durumda olurdu, düşünürsünüz değil mi?
AKP-MHP-DEM-HÜDA PAR Partilerine oy veren vatandaşların şunu düşünmelerini rica ediyorum;
Suriyeli Sığınmacılara ve çocuklarına verilen hizmetin yarısının size de verildiğini söyleyebilir misiniz?
Erdoğan ve Bahçeli, Türk Askerlerini canlı-canlı yakan Colani’ye gösterdikleri desteği sizlere gösteriyor mu? Elektrik fiyatını size de YARI fiyatına mı veriyor?
54 Bin insanımızı katleden “Bebek Katili” için çalıştıkları kadar, sizler için çalışıyor mu?
Kalkın ayağa Aziz Türk Milleti! Siz seccademize dadanmış bu şeytanlara mahkum değilsiniz…
Sağlık ve başarı dileklerimle 27 Şubat 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı
GERÇEK 28 ŞUBAT
(İmralı Canisinin zehirli açıklaması ile ilgili düşüncelerimizi yarın yazmaya çalışacağız. Saygılar.)
“Kahrolsun küfrün zilleti, kurulsun İslam Devleti!
Kör Kemal’in Putunu yıkalım!”
“Anayasamız Kur’an, düzenimiz şeriat! Ordu gidecek şeriat gelecek vahşet bitecek! Laiklik dinsizliktir, getirene lanet olsun!”
Bu sloganlar, “Şeriat Hukukuna Dayalı İslam Cumhuriyeti” hedefi olan, Humeyni’nin Türkiye Mollası Ali Ekber Mehdipur’un yetiştirmesi, dünün
Akıncı Gençlerinin, bugünün T.C. Devletini yönetenler tarafından kullanılmıştır! Hala kullanılmaktadır. (AKP Grup Toplantısında kullanıldı)
“28 Şubat 1997 Kararları, Türk Devletinin İRTİCA ile mücadelesinin Anayasal kurumlar eliyle YASAL platformda yapılmasının adıdır.”
28 Şubat 1997 saat 15.00 Çankaya Köşkü Milli Güvenli Kurulu Toplantısı!
Katılanlar;
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı, Necmettin Erbakan Başbakan
Tansu Çiller Başbakan Yard- Meral Akşener İçişleri Bak- Turan Tayan M. S. Bk
Org İ. Karadayı-Org H. Köksal-Oramiral G. Erkaya-Org Çörekçi Org T. Koman
Org İ. Kılıç- Sönmez Köksal (MİT)
REJİM ALEYHTARI İRTİCAİ FAALİYETLERE KARŞI ALINMASI GEREKEN TEDBİRLERİN BAZILARI (İnternet ortamında tamamını bulabilirsiniz)
1)Anayasamızda Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer alan ve yine Anayasanın 4’ncü maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük bir titizlik ve hassasiyetle korunmalı, bunun korunması için mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı, mevcut yasalar yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalıdır.
2)Tarikatlarla bağlantılı özel yurt, vakıf ve okullar, devletin yetkili organlarınca denetim altına alınarak, Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu gereği Milli Eğitim Bakanlığına devri sağlanmalıdır.
3) 8 yıllık kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulamaya konulmalı.
Temel eğitimi almış çocukların, ailelerinin isteğine bağlı olarak, devam edebileceği Kur’an Kurslarının Milli Eğitim Bakanlığı sorumluluğu ve kontrolünde faaliyet göstermeleri için gerekli idari ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Cumhuriyet rejimine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadık din adamları yetiştirmekle yükümlü Milli Eğitim kuruluşlarımız Tevhid-i Tedrisat Kanununun özüne uygun ihtiyaç düzeyinde tutulmalıdır.
4) Kurban derilerinin mali kaynak sağlamayı amaçlayan ve denetimden uzak
rejim aleyhtarı örgüt ve kuruluşlar tarafından toplanmasına mani olunmalı, kanunla verilmiş yetki dışında kurban derileri toplattırılmamalıdır.
5)Büyük Kurtarıcı Atatürk’e karşı yapılan saygısızlıklar ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındaki 5816 sayılı kanunun istismar edilmesine fırsat verilmemelidir.
MGK’da alınan bu tavsiye kararları, Bakanlar Kurulunca kabul edilmiş ve uygulamaya alınmıştır. Erbakan Hükümeti yaklaşık 4 ay sonra istifa etti!
Aziz Türk Milleti;
Bu kararlarda Türk Devletine, Türk Milletine, İnancını sadece Allah rızası için yaşayan mütedeyyin kitle için ne sıkıntı var?
Ama, dinimizi istismar aracı olarak kullana hırsız ruhlu Siyasal Ümmetçiler elbette ki, bilimden aydınlıktan çağdaşlıktan korkacaklardır.
28 Şubat Kararlarını hala eleştirenlerin, iktidara geldiklerinde neler yaptıklarını 23 yıldır net olarak görüyoruz!
Siyasal Ümmetçiler zayıfken demokrasi ve özgürlük ister, güçlenince biat!
Önce mağdur rolüne bürünür, sonra cellat kesilir. Yoksullukla teslim alır, cehaletle yönetir, korkuyla diz çöktürür…
Sağlık ve başarı dileklerimle 28 Şubat 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı
















