BİR KOÇTAN ÜÇ POST

0
678

Bundan böyle kim ki, “Türkiye’de yargı çok yavaş çalışıyor” derse karşısında beni bulur!

Yine kim ki, “Cumhuriyet Savcıları, gözlerinin önünde devleti soyanları görmüyor” derse onun alnını karışlarım!

Kim ki, biz Türkler “Dünya çapında tv dizisi yapamıyor” derse, ona öyle pis dalarım ki, feleği şaşar!
İspanyollar “La casa de Papel” adlı bir dizi çektiler. Bir soygun ve suç dizisi. Profesör liderliğindeki ekibin İspanya Merkez Bankasını ve İspanya Kraliyet Darphanesini soymaları konu edilir. Bir yıl boyunca soygunu izledik. Dizi iş yapınca, ikinci bölüm de çekildi, şimdi yayında!

İspanyol çetesi, merkez bankasını soymak için, ne planlar ne çatışmalar ne ölümler, yaralanmalar yaşıyor. Ortalık kan gölüne dönüyor!

İspanyol film yapımcıları gelsinler de Türkiye’den örnek alsınlar.
Adamların bir yılda soyamadıkları bankayı, bizim Bademler bir gecede soydu?
Hem ne bir damla kan aktı, ne de bir cam kırıldı! “Keriz Silkeleme” denen kumarhane raconu ile koskoca Merkez Bankasını soydular.
Ceremesini de, hiç dövizi, parası olmayan 83 milyon insana çektirecekler.
Ayrıca ne İspanyolların ne Amerikalıların hatta uzaylıların bile yapamayacağı bir işi yaparak! Soyulanlar, soyulmalarının şerefine davul-zurna eşliğinde halay çekerek eğlendiler. Adeta “Oh be soyulmak ne güzelmiş, ne olur bizi hep soyun” der gibi!

Şimdi gelelim yazının başlığı ve ana fikrine ve dana fikrine!
Sarayın yıldırım servis Savcıları bu yazı için de soruşturma açacaklar, AKP İl ve İlçelerinde çalışan avukatların, Yargıç olanları da dava açılma talebini kabul edip, Serdaroğlu’nu yargılayanlar kervanına katılacaklar. Bu, yazının ana fikri!

Dana fikir ise şu;
TELE-1 televizyonundaki bir canlı yayında Erdoğan için şunları söyledim;
“Sayın Erdoğan, siz Anayasamıza göre seçilme şartları belirlenmiş, görev süresi, sorumlulukları, yetkileri belirlenen bir kişisiniz. Sizden önceki 11 Cumhurbaşkanı nasıl süreleri bitince köşelerine çekildi iseler sizde gideceksiniz. Siz Şah değilsiniz, Padişah değilsiniz, Sultan değilsiniz. Yapmayın ki sizin için içimizde bir parça olsun merhamet hissi kalsın. Bakın dünyada yatağında ölen bir tane diktatör yoktur. Sizde bu tek adam olma özlemine son verin lütfen!”

Yıldırım Yargımız, bu konuşma üzerine tam 3 dava açtı.
Biri İzmir’de “CB’na Hakaret” davası Asliye Ceza’da,
Biri İstanbul’da “CB’na Hakaret” davası Asliye Ceza’da,
Biri de Ankara’da “CB’na FİİLİ SALDIRI” davası olarak Ağır Ceza Mahkemesinde…

Yargı dediğin böyle olur! Bir cümleden bir dava yetmez, iki dava yetmez, üçüncüsü de gerek, yediye kadar yolu var. 7 kocalı Hürmüz gibi!
Hem de bir tanesi Ağır Cezalık olacak! Çıkmamak üzere içeri atmak için, bir koçtan üç post çıkaracaklar. İyi ki engizisyon döneminde değiliz. Önce giyotine gönderip, sonra yargılayacaklar.
Bir tv yayınında söylenen bir cümle, nasıl olur da “FİİLİ SALDIRI” suçu olarak değerlendirilir? TELE-1 ekranından fırlayıp, CB’nının boğazını mı sıkmışım?
Benim böyle bir becerim yok ki! Kilometrelerce uzaktan saldırma gibi bir yeteneğim olsa, neden CB’nına saldırayım ki? Gider, Merkez Bankamızı hangi hırsız soyduysa, onu kulağından tutar, yargıya teslim ederdim…

Ülkede başta Cumhurbaşkanı olmak üzere çok sayıda AKP’li, Anayasamızın laiklik ilkesini paspas yapıp çiğnerler, ne Savcı görür ne de Yargıç!
Ülkede devlet, soğan gibi soyulur yine ne gören olur ne de duyan.
Milyonlar yatağa aç girer, bazı yargıçlar mafya otelinde kaldıkları için YÜKSEK YARGIYA atanır! Bir tane bile, haysiyet sahibi meslektaşın itirazı olmaz.

Adaletinizle bin yaşayın Sayın Savcı ve Yargıçlar! Ama bu kez size sürprizim var.
Savunmam için, Türkiye’den, FETÖ’culuktan yeni tahliye olan İbrahim Okur’u (FETÖ’cu Yargıçları tek tek tanır), Almanya’dan da SEGBİS ile (Sesli, görüntülü sistem) Zekeriya Öz’ü avukat olarak tutacağım.
Eğer beraatime karar verilmezse, bir daha ki celseye, Laik Cumhuriyetimizin Adalet Bakanının, avucunun içini öptüğü Haznevi Tarikatının Reisini ve kişinin sidikliğini bağlamakla ünlü “Etekli Hocayı” getireceğim…

Sağlık ve başarı dileklerimle

Rifat Serdaroğlu / 23 Atalık 2021

Bir Cevap Yazın