Yargıçlar ve Savcılar Birliği Kurucu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diploması ile ilgili dava açtığı dönemde, 13 ayrı çelişki saptadığını açıkladı.
CHP lideri Özgür Özel’in “Diplomasız Erdoğan” sloganı atması nedeniyle yargılandığı dava üzerine “Diploma” tartışmaları yeniden alevlendi.
Eminağaoğlu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“2016’da Erdoğan hakkındaki diploma başvurumu karara bağlayan ve reddeden 10 kişilik YSK’da; 3 üye daha sonra FETÖ nedeniyle yargıçlıktan ceza aldı ve yargıçlıktan ihraç edildi. Diğer 3 üye 2017 de mühürsüz zarf kararına da imza attı. Geride kalıyor 4 üye ki, o da kararın ne derece sağlıklı olduğu tartışmasını ister istemez yaratıyor… #Diploma “

https://twitter.com/eminagaoglu/status/2027047626516930950
Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU, Halk TV’de açıklama yaptı:
Halk TV canlı yayınında Remziye Demirkol’un sorularını yanıtlayan eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, diploma tartışmalarının neden bitmediğini ayrıntılarıyla anlattı:
“Belli konuların açıklıkla tartışılması, ortaya konulması gerekiyor. Böyle yapılmadığı zaman bu tartışmalar hiçbir zaman kapanmıyor. Seçimlerde aday olan kişilerle ilgili sorunuzu yanıtlayalım, sonra diğer soruları tek tek yanıtlayalım. Şimdi muhtarlıktan başlayalım. Bir muhtarlık için okuryazar olmak şart. Milletvekili, Belediye Başkanlığı, işte Belediye Meclis Üyeliği; bunlar için ilkokul diploması yeterli. Bu gibi konularda okuryazarlık veya diploma konusunda bir kuşku durumu olursa bunu doğrudan Yüksek Seçim Kurulu veya yetkili seçim kurulu inceliyor. Bir kuşku üzerine de inceliyor, başvuru üzerine de inceliyor. Bunlar seçilme yeterliliği kapsamında olduğu için doğrudan ve tam kanunsuzluk hali kapsamında incelenen konular. Yani süreye bağlı değil. Yani siz bütün belgeleri sunmak zorunda değilsiniz, bir kuşku halini ortaya koymanız yeterli. Yüksek Seçim Kurulu’nun da bütün kararları böyle.
Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın diploma konusu ne zaman tartışma konusu oldu? Haliyle Cumhurbaşkanlığı öncesi üniversite diploması gerekmediği için, Cumhurbaşkanlığı konusunda üniversite diploması gerektiği için bu tartışma özellikle 2014 ve sonrasında başladı. 2014 ve sonrasında konu Yüksek Seçim Kurulu’na da taşındı. Ve hiçbir ülkede yoktur ve o güne kadar Türkiye yargı uygulamasında da yoktur; diplomasız demek Cumhurbaşkanına hakaret kabul edildi ve diplomasız diyen herkes Cumhurbaşkanına hakaretten ceza alıyor Türkiye’de. Böyle bir yargı uygulaması da ortaya çıktı. Geçen yıl Yargıtay Dördüncü Ceza Dairesi bu konuda bir ifade özgürlüğü kapsamında kalmaktadır diye bir karar da verdi. Ama bu diplomasız sözü ve de diploma var mı yok mu konusu hep tartışma alanının dışında bırakılıyor bu şekilde. 2016 yılında benim bir başvurum oldu söylediğiniz gibi. Yine bir başka başvuru da oldu o tarihte. Bu gibi seçimden önce seçilme yeterliliği olup olmaması konusunda sizin makul şüpheyi koymanız gerekiyor, yeterli.”

“Dediğiniz gibi, bu diplomanın üzerindeki kişilerin sıfatları, diploma tarihi, mezuniyet tarihi gibi saysanız benim o tarihte saptadığım 13 tane çelişki vardı çok net. Yükseköğretim Kurulu’ndan aldığım, üniversiteden aldığım… Şimdi Erdoğan İmam Hatip Lisesi mezunu, daha sonra Vefa Lisesi’ne başvurarak fark dersleri verdiği ileri sürülüyor. O tarihte 1973’te İmam Hatip mezunları bütün üniversite bölümlerine kayıt yaptıramıyor. Bunun için genel liseden mezun olması, genel lise mezunlarının ancak başvurabilmesi lazım. Erdoğan da İlahiyat Fakültesi ve bu gibi okullara gitmemek için genel liseden fark dersi verip mezuniyet, Vefa Lisesi’nden mezunmuş gibi üniversite sınavlarına başvuruyor. Ancak orada birinci çelişki; Vefa Lisesi’nden gerçekten böyle bir işlem gerçekleşip gerçekleşmediği yolunda çok ciddi çelişkiler var. Buna ulaşılamıyor. Ondan sonra üniversite sınavına başvurduğu yıl diyelim ki Vefa Lisesi’nde böyle bir işlem gerçekleşmiş; üniversite sınavlarına girdiği yıla göre Erdoğan’ın 1974’te üniversiteye girmiş olması lazım kendi beyanlarına göre. Şimdi o günkü üniversite mevzuatına göre üniversiteyi eğitim süresinin yarısı kadar ilave süre içinde bitirmeniz lazım. Eğitim süresinin yarısını da eklediğinizde bitiremezseniz eğitim hakkınız sona eriyor ve ilişiğiniz kesiliyor. Erdoğan’ın iddiasına göre Erdoğan’ın 1980 sonbaharında üniversiteyi bitirmesi lazım. Ama dediğiniz gibi 81 Şubat tarihi diplomada yer alırsa bu sefer eğitim süresini aşmış, yani üniversiteden ilişiğinin kesilmiş olması lazım. Böyle bir tarihte böyle bir tabloda üniversiteyi normal süresi içinde bitiremediği ortaya çıkmış oluyor. Bir başka çelişki; kayıt yaptırdığı tarihte burası Aksaray İktisadi Ticari İlimler Akademisi adını taşıyan bir yer. Erdoğan o tarihte olmayan, daha sonra burası Marmara Üniversitesi’ne bağlanmış ama sonradan kurulan Marmara Üniversitesi adıyla, Marmara Üniversitesi’nin bir bölümünden mezun olmuş gibi kendisine diploma veriliyor. Diploma verilen tarihteki kişilerin sıfatları Erdoğan’ın mezuniyet tarihindeki sıfatlarıyla bağdaşmıyor. Bir de 2014 yılında sunulan diplomada fotokopinin onaylanmasında noter, aslının gösterilmesi sonrası fotokopi onaylanmıştır diyor. 2014 yılında Erdoğan’ın diplomasının kayıp olduğu söyleniyor. Şimdi üniversite mevzuatında diplomalar kaybedilmiş ise kişiye başvurusu üzerine ikinci kez yeniden diploma verilmiyor. Bu sefer ikinci kez onun adına duplikata denilen bir belge veriliyor. Şimdi Erdoğan 2014’te diploması kaybolmuşsa üniversiteden duplikata adı altında bir belge alması, onunla notere başvurması lazım; ama kaybedildiği söylenen tarihte, kaybedildiği söylenen diplomanın onaysız suretiyle üstelik başvuruluyor. Hatırlarsanız bu noktada usulsüz işlemi yapan noter katibi hakkında Noterler Birliği de ceza verdi noter katibine; siz olmayan, aslı olmayan bir diplomaya nasıl böyle bir işlem yaparsınız diye. Bunun gibi saydığım, sayacağım 13 tane aykırılık var.”

“Ben bütün bu aykırılıkları tek tek açıklamalarıyla birlikte ortaya koyarak 2016 yılında Yüksek Seçim Kurulu’na başvuru yaptım. Dediğim gibi bunlar tam kanunsuzluk hali kapsamında olduğu için, seçilme yeterliliği kapsamında olduğu için süreye bağlı değil. Yüksek Seçim Kurulu’nun oturup bunun gerçekliğini araştırması lazım. Belki izleyenler hatırlayabilir; bir Devlet Bakanı Bahattin Şeker örneği vardı. Devlet Bakanı dahi olmuştu, bakanlık dahi yapmıştı. Ancak sonradan askerlik konusundaki belgesinin usulsüz olduğu ortaya çıkınca, bakanlık yapmış olan bir kişi de olmasına rağmen daha sonra seçildiği milletvekilliğini Yüksek Seçim Kurulu mazbatasını iptal etti ve bu kişinin milletvekilliği düşürüldü. Dediğimiz gibi süreye bağlı değil bunlar. Erdoğan için de benzer bir durumun incelenmesi lazım idi. Ama o dönemde Yüksek Seçim Kurulu bu kadar somut bilgileri sunmamıza rağmen bunlar soyuttur, siz iddianızı siz ispatlayacaksınız diyerek bütün bunları başka olaylarda tam kanunsuzluk diye görürken bu olayda tam kanunsuzluk diye görmedi. Bir hafta içerisinde başvurumu reddetti. Gelelim imza atanlara; imza atanlardan on kişiden üçü daha sonra Fetullahçı Terör Örgütü üyeliğinden ihraç edildi. Diğer on kişiden bir başka üçü, toplumun çok iyi hatırladığı mühürsüz zarf olayına imza atan diğer Yüksek Seçim Kurulu üyeleri. Yani toplarsanız on kişiden üçü öyle, üçü de böyle, kaldı dört kişi. Bu da Yüksek Seçim Kurulu kararının sağlıklı olup olmaması yönünden bir başka veri anlamında size aktarıyorum.”
YSK’nin açkladığı Erdoğan’ın diplomasının ardından bir açıklama yapan Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu: “Olmayan diplomanın, Noter onaylı örneği geçerli olabiliyormuş.”
Eminağaoğlu, YSK’nin açıkladığı diplomada Erdoğan’ın 1981’de mezun olduğunun görülmesine rağmen fakültenin 1983’te kurulduğuna dikkat çekerek diğer çelişkili bilgileri de tek tek sıraladı.
İşte Eminağaoğlu’nun dikkat çektiği çelişkiler:
1- Erdoğan DİPLOMASINI kaybetmesi/okunaksız hale gelmesi nedeniyle, bunun yerine 2011de DUPLİKATA alırken, diploma konusundaki önceki belgeler iade edilir. Duplikatada, diploma üstündeki isimlerin, imzasız olarak yer alması esastır. (Mevcut 2013 sonrası yönerge md. 12/3)
2- Rektörlük, açıklamasında “2011’de duplikata verildi” der.
3- Duplikata varken, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde bu duplikatanın kullanılması gerekirken (1512 Sayılı Noterlik Yasası md. 94 dolanılarak) aslı olmayan diplomanın 1995’teki noterdeki onaylı örneği üzerinden 2014’te noterden bir daha örnek çıkartılarak, bu örnek YSK’ye verilir.
4- Diploma ve duplikata üstünde Marmara Üniversitesi ve “dört yıl” öğrenim ifadesi yer almaktadır.
5- 1981 Şubat’ta öğrenim bitirildiği ifade edilmesine rağmen, 1982 de kurulan Marmara Üniversitesi ve 1983 de kurulan İktisadi İdari Bilimler Fakültesi (Rektörlük açıklaması, sy 2, prg 8) diploması/duplikatası verilmiştir. diploması/duplikatası verilmiştir.
6- 1973 yılında İHL mezunu olmasına rağmen, 1973 sonbaharında Eyüp Lisesi’nde fark dersi verildiği ifade edilmektedir. Bu konuda hiç bir belge bulunmamaktadır.
7- Eyüp Lisesinden 1973 sonbaharında fark dersi verilmesi durumunda 1974 yılı için üniversite merkezi sınava girilmesi ve aynı yıl yerleşme söz konusu olmaması gerekirken, 1974 yılında kayıt yaptırıldığı ifade edilmektedir. Fark dersleriyle, hangi bölümlere kayıt yaptırılabildiği de açıklığa kavuşturulmamıştır.
8- 1973 tarih ve 1750 sayılı (4.11.1981 tarih ve 2547 sayılı Yasa öncesindeki) Üniversiteler Yasası’nın 54 ncü maddesine göre, öğrenim süresine ek olarak yarısı kadar bir süre içinde bitirme durumu olmazsa ilişik kesilmesi söz konusudur.
9- 14.6.1973 tarih ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Yasası’nın 31, 32, 36’ncı maddelerinde, İHL bitirenlerin girebileceği alanlar konusunda hüküm getirilmiş, yüksekokullarının sürelerinin yasa ile düzenleneceği ifade edilmiştir.
10- “Aksaray Yüksek Ticaret Okulu” (1974 yılındaki adı ile Aksaray İktisadî ve Ticarî İlimler Yüksekokulu)’nun, giriş tarihindeki öğrenim süresi ortaya konulmamıştır.
11- Yüksekokul öğrenin programına tabi tutulup, 1980-1981 Şubat döneminde öğrenimin bitirildiğinin belirtilmesi karşısında, (okul 4 yıllık olmamasına rağmen, 4 yıllık olsa bile, yarı süre de eklenince, eğitim öğretim yılı üzerinden süre hesabı yapıldığında) normalde 1750 SY md 54’teki süre aşılmıştır.
12- Mezuniyet belge tarihindeki isim, sıfat ve ünvanlar, o tarihte görevde olan kişilerle ilgili iism, sıfat ve ünvanlarla çelişki taşımaktadır.
13- Sınıf arkadaşı olduğu söylenen rektör, kendisinin 1978’de mezun olduğunu söylemektedir. Mezun olduğu okul için, bugünkü adıyla değil, o günkü adıyla İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler AKADEMİSİ ifadesini kullanmaktadır.
Aydın Ayaydın ise 1978-1981 arasında 4 yıl boyunca hocası olduğunu, 4 yıllık İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne bağlı İktisat ve Ticaret Yüksekokulu’nu bitirdiğini söylemektedir.
Erdoğan ise 1981 yılında, Marmara Üniversitesi İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi’ni bitirdiğini ifade etmektedir.
YSK’ya ise, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, noter onaylı diploma örneği sunulmaktadır.
14- Aykırılık ve çelişkiler devam edip gitmektedir.
15- YÖK ve YSK, tarih yazmaktadır!
Haber Ajansları, Halk TV, Sol Haber, X















