Değerli okurlar, muhalif düşünceleri nedeniyle hapsedilen gazeteciler, akademisyenler, siyasetçiler hala özgür değil tutsak. AKP devleti, kendi adaleti gereği toplumun geniş kesimlerini suçlu ilan edip ülkeyi adeta açık bir cezaevine çevirirken, Maraş-Çorum-Sivas olaylarının katillerini ve insanlık suçlarının faillerini serbest bırakarak ödüllendirirken, Cemaat ve tarikatlarla el ele vererek en karanlık suçları aklıyor. Mağdurlar ve onların yakınlarına ceza; teröristlere, uyuşturucu tacirlerine, mafya liderlerine, katillere ve onların iş birlikçilerine cezasızlık…Yani, hapisteki suçluların cezalarına af…! Bu durum, sıradan bir hukuksuzluğu değil, bir “iş birliği, bilinçli bir tercihi” işaret etmektedir.
Erdoğan, birilerinin affına sıklıkla başvuruyor ama Cumhurbaşkanı olduktan sonra bu yetkisini kaç mahkum için kullandığı bilinmiyor. Çünkü, Erdoğan’ın anayasal yetkisini kullanarak affettiği mahkumların listesi sır gibi saklanıyor. Bu konuda ana muhalefetin başvurusuna Adalet Bakanlığı, “takdir hakkını” kullandığı gerekçesiyle, Erdoğan’ın affettiği mahkum sayısının verilemeyeceğini söylüyor. Eldeki tek veri resmi gazetede yayımlanan kararlar ve basında yer alan haberlerden ibaret. Bu verilere göre FETÖ, Hizbullah ve PKK terör örgütü mensupları, uyuşturucu satıcıları, insan hayatına kıyanlar “sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hali” gerekçelerine dayalı rapora dayalı olarak affediliyor. Uyuşturucu baronları mı? onlara dokunan yok. Özetle; iktidarın yanındaysan dışarıdasın, karşısında isen içeridesin…!
Değerli okurlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Son olarak da geçtiğimiz günlerde “Domuz bağıyla insan boğan” Hizbullah terör örgütünün görülen davasında “Anayasal düzeni zorla ortadan kaldırmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan iki teröristi de sürekli hastalık gerekçesiyle affetti ancak, sokağa çıktı diye onlarca üniversiteli genç cezaevine atıldı. Yani, ağırlaştırılmış müebbet cezası alan 2 Hizbullahçı terörist özgür, anayasal haklarını kullanan gençlerimiz tutuklu. Ne var bu işin arkasında derseniz, cumhur ittifakı bileşeni olan HÜDA-PAR ile bir pazarlık? ya da hapsedilen gençlere yer açma çabası…! ADALETİNİZ BATSIN!
Gelecek kaygısını dile getirmek için Anayasal hakkı olan gösterilere katılmaktan dolayı gençlerimiz tutuklanıyor, insanlarımızı katleden Hizbullah terör örgütü mensupları çeşitli bahanelerle iktidar yönetimince serbest bırakılıyor. Sokaklarda adalet arayan, iktidarın haksızlıklarını dile getiren gençlerimiz suçlu öyle mi? oh ne ala memleket… DOĞRU PARTİ temsilcileri olarak bizler Anayasamıza aykırı bu hukuksuzluğu şiddetle kınıyor ve yazıklar olsun diyoruz. Görünen o ki, geleceğin teminatı genç nesil; AKP iktidarının, gelecekte “SUÇLU İÇİN AF, SUÇSUZ İÇİN CEZA” anlayışına dur diyecektir. 31.Mart.2025
Selam ve saygılarımla
Cezmi Orkun
Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı
(Enerji, Tabii Kaynaklar ve Madencilik Politikaları Başkanı)