Türkiye’de eğitim sistemi, iktidarın elinde bir “çöküş projesi”ne dönüştürülmüştür. Bugün okullarımızda yaşanan cinayetler, şiddet olayları ve ahlaki çürüme, plansızlığın değil; bizzat siyasi iktidarın “Milli Maarif Modeli” adı altında yürüttüğü gerici tasfiye operasyonunun ürünüdür.
Okullarımızı Kim, Neden Hedef Haline Getirdi?
Dün Şanlıurfa Siverek’te bir gencin okulu basarak 14 kişiyi yaralaması, bugün Kahramanmaraş’ta bir öğrencinin silahlı saldırısıyla öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin hayatını kaybetmesi, “münferit” birer olay değil; iktidarın yarattığı bu karanlığın en somut ve kanlı sonucudur!
İktidar, aklın ve bilimin ışığında yükselen Cumhuriyetçi eğitim anlayışını tasfiye etmiş; yerine tarikatların, cemaatlerin ve vakıf kılıflı yapıların cirit attığı bir karanlığı dayatmıştır. Çocuklarımızı çağdaş, laik ve bilimsel eğitimden koparan, onları bu karanlık odakların insafına bırakan zihniyet, bugün okulların güvenliğini tamamen yok etmiştir.
Tarikatlara Teslimiyet: Okullar, cemaat faaliyetlerinin merkezine dönüştürülürken; öğrenciler ve öğretmenler, denetimsiz ve liyakatsiz kadroların arasında savunmasız bırakılmıştır.
“Milli Maarif Modeli” Bir Yıkım Projesidir: İktidarın övünerek sunduğu bu model, eğitimi bilimsel temelinden söküp atmış, müfredatı dogmalarla kuşatmış; sonuç olarak da toplumsal şiddeti ve yozlaşmayı besleyen bir iklim yaratmıştır.
Sadece Okullar Değil, Toplumsal Zihin Zehirlenmektedir!
Bu çürüme sadece okul binaları içinde kalmamış, iktidarın teşvik ettiği “mafya düzeni” eliyle tüm topluma yayılmıştır. Televizyon ekranlarında yayımlanan, suçun ve silahın “güç ve itibar” olarak pazarlandığı mafya dizileri, çocuklarımızın zihnini körleştirmektedir. TikTok gibi, denetimden uzak, şiddetin ve suçun kutsandığı dijital platformlar, çocuklarımızı birer potansiyel suçluya dönüştüren birer “suç fabrikası” haline gelmiştir. Bu, bir “özgürlük” meselesi değil; toplumsal güvenliğimizin ve geleceğimizin doğrudan imhasıdır. Sosyalist Cumhuriyet Partisi olarak uyarıyoruz! Çocuklarımızı şiddet makinesine dönüştüren bu denetimsiz dijital mecralar derhal kontrol altına alınmalı, suç özendiren platformlar acilen kapatılmalıdır.
Sorumluluktan Kaçamazsınız!
Mersin Anamur’da müdürün saldırıya uğraması, Samsun’da eğitim emekçilerinin darp edilmesi, Ankara’da zorbalığın sıradanlaşması ve Cizre’deki istismar vakaları… Tüm bunlar, iktidarın “yeni Türkiye” dediği bu karanlık düzenin doğal sonucudur. Sizin “Milli Maarif” dediğiniz bu yozlaşma, artık öğretmenlerimizi ve öğrencilerimizi mezara gömmektedir.
Milli Eğitim Bakanı Koltuğu Derhal Boşaltmalıdır!
Kendi çocuklarını özel okulların güvenli kalkanları altında yaşatanlar, halkın çocuklarını tarikatların kucağına ve şiddetin orta yerine terk etmiştir. Okullarda artık ne can güvenliği kalmıştır ne de eğitim imkanı. Milli Eğitim Bakanı, yürüttüğü bu yıkım projesinin baş failidir. Eğitim sistemini çürüten, laikliği ayaklar altına alan, çocukların geleceğini tarikatlara peşkeş çeken bu yönetim anlayışının bir gün dahi o koltukta oturmaya hakkı yoktur.
Sosyalist Cumhuriyet Partisi olarak uyarıyoruz:
Okulları birer suç mahalline dönüştüren bu gerici kuşatmayı kabul etmiyoruz. Cumhuriyetin laik ve bilimsel eğitim mirasını tasfiye eden, çocuklarımızı karanlığa mahkum eden bu düzene karşı mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.
Sorumluluğu başkalarına yıkamazsınız! Şiddeti besleyen, eğitimi cemaatlerin oyuncağı haline getiren bu düzenin mimarı olarak Milli Eğitim Bakanı derhal istifa etmelidir. Eğitim bir haktır ve çocuklarımızın geleceği, sizin gerici hedeflerinize kurban edilemeyecek kadar değerlidir.
Sosyalist Cumhuriyet Partisi (SCP)
15 Nisan 2026
















