1. Haberler
  2. KÖŞE YAZISI
  3. Rifat SERDAROĞLU yazdı: KADINSIZ AKP DÜNYASI

Rifat SERDAROĞLU yazdı: KADINSIZ AKP DÜNYASI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

Kadının, hayatın her alanına girdiği ülkeler ilerlemiş, gelişmiş, çağdaş ve medeni ülkelerdir. Bunu başarabilmiş toplumlarda huzur, bereket, insana saygı, hakça paylaşım vardır.

Kadın-Erkek eşitliğinin sağlandığı toplumlarda, gelecek endişesi de en az düzeydedir. Günü planlayan aydın anne-baba, çocuklarının geleceğini olabildiğince doğru planlarlar.
Çocuk sağlıklı, doğru ve dengeli beslenir.
Eğitime, özellikle aile ve okul öncesi eğitime gereken önem verilir.
Anne-baba, iyi yetiştirebilecekleri, bakabilecekleri kadar çocuk yaparlar.

Böyle bir aile ortamında yetişen, eğitimini severek alan çocuk en az iki lisan bilen, mesleğinde rakipleriyle boy ölçüşecek, bilgiye ve yeniliklere ulaşmayı bilecek bir “Dünya Vatandaşı” olur.
Böyle yetişen gençler ne kendi ülkelerinde ne de başka ülkelerde aç kalırlar.

Bunlar;
Kavgadan değil, barıştan ve doğadan yana olurlar ve hayatı dolu-dolu yaşamasını bilirler.

Örgütlü topluma inanırlar ve katılımcı olurlar.

Hukuksuzluk karşısında asla susmazlar. Hak arama yollarını iyi bilirler.

Ülkelerine sahip çıkmanın, üretmek, zenginleşmek, hakça paylaşmak ve beraber yaşamaktan geçtiğine inanırlar.

Yapmaktan, inşa etmekten, korumaktan yana olurlar. Yıkıcı, kırıcı olmazlar…

Kadını toplum hayatından çekip eve kapatan AKP Dünyasında toplumlar, güçlerinin yarısını kullanmayan, kolları ve bacaklarının birer tanesi kesilmiş vücutlar gibi yalpalayıp dururlar.

AKP’nin demokrasiye bakışı ne kadar ilkel ise, kadına bakışı da o kadar ilkeldir.
AKP, Kadın-Erkek eşitliğini “Yaradılışa ters” olarak görür.
Dindar ve Kindar nesil yetiştirmek ister.

AKP’nin anlayışına göre kadın, erkeğin vereceği kadar özgür olmalıdır.
AKP, kadını kendi ayakları üstünde duramayan, ekonomik özgürlüğünü sağlayamamış, erkeğe muhtaç bir durumda görmek ister.

AKP, kadının sosyal hayatta, sanatta, bilimde ancak erkeğin izin vereceği kadar yerinin olmasını savunur. Örneğin bale yapan kadınlar, AKP için birer sanatçı değil, ahlak dışı işler yapan kişilerdir.

AKP’nin kadını yok sayan inanışından daha kötüsü nedir, biliyor musunuz?
Kadının, böyle bir siyasi yapıya destek vermesi!
Bir insan kendisini yok sayan, köle olarak gören bir anlayışa nasıl oy verebilir ki?
İşte bunu anlamak mümkün değildir…

Bu davranışı, sadece fakirlik ve cehalette açıklayamayız!
Kurtuluş Savaşımızda erkeklerle omuz-omuza çarpışan, zaferden sonra ülke kalkınmasında görev alan kadınlarımız, üniversite mezunu ve varlıklı kadınlar mı idiler?

Önemli olan kadının bilinçlenmesi ve bu konuda aydınlatılmasıdır.
Bu görev hepimizindir.

Kadını yok sayan ve köle olarak gören, kadına İran-Suudi Arabistan-Irak- Afganistan’daki kadınlar gibi bir hayat tanıyan anlayışın adı, “Siyasi İslam’dır.”
Yani, AKP’nin adım-adım yerleştirmek istediği sistemdir.

ABD destekli mevcut AKP de, İngiltere destekli (MHP) yani küçük AKP de, aynı gövdenin dallarıdır.
Türk Milletine yakışan, çağdışı bu dalları kesip, yeni filizlere can vermektir…

Ne Mutlu Türküm Diyene…

Sağlık ve başarı dileklerimle

07 Mayıs 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

MAHALLENİN PİÇLERİ

Türkiye’yi yönetmeye talip olacak kişilerde, ahlaklı ve dürüst olmasının dışında şu üç özelliğin bulunmasının şart olduğunu daha önce yazmıştık.
İlk madde olan beynini kullanabilme şartının mevcut iktidarda olmadığını çünkü “Şartsız itaat” denilen biat kültürü ile yetiştirildiklerini, sorgulama-araştırma-tartışma kültürlerinin olmadığını, emir almaya şartlandıklarını yıllar içinde defalarca gördük!

İkinci şart, yönetmeye aday kişilerin tarih bilmeleri şartı idi!
Bir milletin büyüklüğü, tarihe bıraktığı izlerle bellidir. Tarih durmaz devam eder.
Bu gün yaşamakta olduğumuz ve ilerde yaşanacak olaylar, önceki nesillerdeki yaşanılanların tekrarı ile ilgili yarım kalmış hesapların devamıdır.

Tarih bir toplumun hafızasıdır. Tarihini bilmeyen milletler, hafızasını yitirmiş insanlara benzer. Bilim insanlarının ortak kanaati, “Tarihi ve ondan ders almasını bilmeden başarılı bir devlet adamı olmanın, başka bir deyişle tarih yapmanın imkanı yoktur…”

Tarihimiz, 1946-47-48 yıllarından beri bizlere kasıtlı olarak yanlış öğretilmektedir. ABD’nin baskısıyla kurulan ve tarihimizi çarpıtan “Fulbright Komisyonu” maalesef hala görevdedir. DOĞRU Partinin ilk işlerinden biri, bu komisyonu bir daha açılmamak üzere kapatmak olacaktır.

15 bin yıldır hem Anadolu’da hem de Asya’da hakim unsur olarak yaşıyoruz.
Anadolu’da binlerce yıldır hüküm sürmüş Hatti’ler ve devamı Hititler, Hurri’ler, Mittani’ler, Urartular, İskitler, Kimmerler, Türk Kavim Devletleridir.

Eğer Türkiye’yi bugün yönetenler tarihimizi bilselerdi, Türk Milletini “İbrahim Milleti” veya “İslam Milleti” diye adlandırmazlardı!
Tarihimizi bilen bir yönetici, Cumhuriyet dönemindeki 28 silahlı kalkışmanın nedenlerini, dış desteklerini iyi bilirdi. Bu yöneticiler, ne PKK’ya “Bunlar üç-beş çapulcu” derdi ne de “Çözüm Süreci” denen ihanet sürecine, tekrar-tekrar başvururdu!
Türk Devletini yönetmeye talip olanlar, tarihimizi bilselerdi, taa Eski Ahit’ten bu yana, ülkemiz üzerinde oynanan oyunları bilirler ve emperyalist devletlerin havucuna kanmaz, onların eşbaşkanlığını kabul etmezlerdi…

Üçüncü şart, Türk İnsanını çok iyi tanımalıdır!
Ülke insanını tanımayan, ülkenin her yerini kendi yaşadığı Saray gibi zanneden, vatandaşının dertleriyle ilgilenmeyen yönetici yanılmaya mahkumdur.
Kendi insanı ile gönül ilişkisini en iyi şekilde kurabilen lider Büyük Atatürk olmuştur. Kurtuluş Savaşımızın başında, bu günkü iletişim araçlarının hiç biri mevcut değilken, Türk Milletini kendine inandırmış ve peşine takmıştır.

Eğer ahlaklı ve dürüst olmanın dışında, yazdığımız üç vasfa sahip olmayan kişileri yönetici diye seçersek hele diploması-geçmişi-serveti-yönetimi şaibeli kişileri seçersek, sonumuz felaket olur.

Türk Milleti iyiye-güzele- zenginliğe- kardeşliğe- barışa ve huzura en fazla layık bir millettir.

Kaplumbağa hacca gitmeye karar vermiş ve yola çıkmış. Bir köyden geçen yolda onu ters çevrilmiş, dönmek için debelenir bir halde bulan bir derviş, kaplumbağayı düzelttikten sonra sormuş;
“Be Tosbağa, bu yürüyüşünle hacca nasıl gideceksin ki? Gel vazgeç bu işten!”
Kaplumbağa; Gitmesine gideceğim ama, bu mahallenin piçleri her seferde, ters çevirmeyi bir bıraksalar…

Aman siz, siz olun gözünüzü mahallenin piçlerinin üzerinden ayırmayın!

Sağlık ve başarı dileklerimle

06 Mayıs 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

CHP HALKA İNECEK

CHP Genel Merkezinden yapılan açıklamaya göre, tüm milletvekilleri, tüm örgüt mensupları, mahalle temsilcileri sahaya çıkıp, halka inmeye karar vermişler! Sadece bu ifade bile kendilerini halktan üstün görmek, ya da halkı kendilerinden aşağıda görmektir. CHP’nin yapması gereken iş,
“Halka inmek değil, halka çıkabilmeyi ve halkın ne düşündüğünü anlamak olmalıdır!” Sahada şu sorularla karşılaşacaksınız;

İkiz Sözleşmeler;
4 Haziran 2003’de iki adet Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, AKP ve CHP oylarıyla TBMM’de yangından mal kaçırır gibi kabul edildi. Bu sözleşmeler
“Azınlıkların siyasal ve kültürel hakları ile HALKLARIN KENDİ KADERİNİ BELİRLEME hakkı ile ilgilidir.” Buna göre Türkiye, “HALK” olduğunu ileri süren herhangi bir topluluğun, Türkiye Cumhuriyeti’nden AYRILMA hakkını kabul etmiş oluyor! CHP, bu yasaya nasıl ve neden oy verdi?

AB Yerel Yönetimler Özgürlük Şartı;
CHP Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel, CHP Kurultaylarında, bu anlaşmayı imzalayacaklarını defalarca ilan ettiler.
Temel Odak; Belediyelerin, merkezi yönetim karşısındaki İDARİ ve MALİ özerklik taleplerinin kabulüdür. Bu, ülkeyi eyaletlere böler.

Kürtçenin ve Arapçanın “Resmi Dil” olarak kabul edilmesi.
Bu konu gerek CHP Genel Başkanları, gerekse CHP Genel Başkan Yardımcıları tarafından söylenmiş ve savunulmuştur.

Maden Yasası;
AKP Hükümeti’nin girişimiyle değiştirilen yasa, kamu çıkarını dışlıyor, yabancı şirketler için kolaylaştırıcı düzenlemeler getirdi.

İstinaf Mahkemeleri;
Eyalet sistemini yerleştirmek için atılan en önemli adımlardan biri de istinaf mahkemeleridir. Cumhuriyet’in kuruluşunda Şer-i Mahkemelerle birlikte kaldırılan ve eyalet sistemine özgü bir organ olan Bölge Mahkemeleri yeniden kuruldu.

Stratejik Özelleştirmeler;
Tüpraş-Telekom-Erdemir-Petkim-Tekel gibi stratejik dev kuruluşlar birer birer
peşkeş çekildi. Yasal zemin hazırlanarak Türk Bankalarımızın yarıdan fazlası yabancılara satıldı.

Böyle yüzlerce olay gerçekleşti. Cumhuriyet Değerleri her gün örselendi!
Bugün, “Halka ineceğini” söyleyen CHP engellemek için ne yaptı?
Tüm bunlar olurken BİR DEFA OLSUN meclisi terk edip, halkın yanında durmayan CHP, şimdi mi halka inecek? Güldürmeyin lütfen…

Sağlık ve başarı dileklerimle

05 Mayıs 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Rifat SERDAROĞLU yazdı: KADINSIZ AKP DÜNYASI
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin