Karlı bir Ankara sabahıydı; hava buz gibiydi, ülke gündemi sıcaktı. Uğur Mumcu, çalıştığı gazeteye gitmek üzere evinden çıktı, arabasına doğru yürüdü. Onun kalemiyle, kelamıyla üzerine yürüdüğü karanlık odakların bombalı saldırısına uğradı hayatını kaybetti. Şer odakları,Uğur Mumcu’nun kalemini kırdılar, kelamını susturdular belki ama yazdığı kitapları, hala karanlık odakları tehdit etmeye devam ediyor.
UĞUR MUMCU’NUN ÖLDÜRÜLMEDEN 11 GÜN ÖNCE YAPTIĞI KONUŞMANIN ÖZETİ
PKK’nin tarihsel olarak önceki ayaklanmaların devamı niteliğinde, karmaşık ideolojik ve dinî boyutları olan bir yapı olduğu; bu gerçekler bilinmeden meselenin doğru yorumlanamayacağı vurgulanır. İnsan haklarının, mezhep ya da ideoloji ayrımı gözetmeden evrensel olarak savunulması gerektiğinin altı çizilir. Uğur Mumcu, aldığı sürekli tehditlere rağmen bu görüşleri dile getirmiş; Harp Akademileri’ndeki konuşmasından 11 gün sonra, 24 Ocak 1993’te Ankara’da düzenlenen bombalı suikastla katledilmiştir.
24 Ocak
Hüseyin Ağaoğlu


















