Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel tutuklandı. Tutuklu sayısı 10’a yükseldi.
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, cinayet şüphesiyle tutuklandı.
Soruşturma kapsamında önceki gün eski vali Tuncay Sonel gözaltına alınmıştı. Ayrıca, dönemin koruma polisi Şükrü Eroğlu da tutuklanmıştı. Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili aralarında eski devlet hastanesi başhekimi Çağdaş Özdemir’in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmış, bazıları tutuklanmış, bazıları ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Mustafa Türkay Sonel’in tutuklanmasıyla birlikte soruşturmada tutuklu sayısı 10’a yükseldi. Soruşturma devam ediyor.
Gülistan Doku dosyasında gizli tanık iddiaları: ‘Valinin oğlu öldürdü, koruma gömdü’
6 yıl sonra yeniden açılan Gülistan Doku soruşturmasında gizli tanık beyanları gündeme geldi. Sabah’ın haberine göre tanık, Mustafa Türkay Sonel’in Doku’yu öldürdüğünü, cesedin Şükrü Eroğlu tarafından gömüldüğünü iddia etti.

Tunceli’de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma 6 yıl sonra yeniden açılırken, dosyada yer alan gizli tanık beyanlarına dair çarpıcı iddialar gündeme geldi. “Şubat” kod adlı gizli tanık beyanlarında, Mustafa Türkay Sonel’in Doku’yu öldürdüğü, cesedin ise Şükrü Eroğlu ve bir korucu tarafından gömüldüğünü söyledi.
Soruşturma kapsamında aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 7’sinin emniyetteki işlemlerinin tamamlandığı, 4’ünün adliyeye sevk edildiği bildirildi.
Haberde gizli tanık “Şubat”, olaydan önce Mustafa Türkay Sonel, Zeinal Abakarov ve Umut Altaş’ın sık sık alkol ve uyuşturucu kullandıklarını öne sürdü. Tanık ifadesinde, Gülistan Doku’nun rızası dışında Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş tarafından darp edilerek cinsel saldırıya uğradığı ve bu olay sonucunda hamile kaldığı iddiası yer aldı. Bilirkişi raporlarında da 27 Aralık 2019 tarihinde adı geçen kişilerin Gençlik Merkezi civarında aynı anda baz verdiğinin tespit edildiği belirtildi.
“Silahla öldürüldü, cesedi gömüldü” iddiası
Gizli tanık ifadesinde Doku’nun ölümüne ilişkin de iddialar bulundu. Buna göre Mustafa Türkay Sonel’in “Uzi veya Akrep” tipi bir silahla Gülistan Doku’yu Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarındaki Rostan-Dinar bölgesinde başından vurarak öldürdüğünü söyledi. Tanık, cesedin ise vali koruması Şükrü Eroğlu ve bir korucu tarafından gömüldüğünü iddia etti.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ABD’de bulunan Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’a bu iddialar da soruldu. Celal Altaş’a, bu cinayeti bilip bilmediği ve oğlu Umut’u bu suçtan kurtarmak için mi ABD’ye gönderdiği soruldu.
“Kayıtlar silindi” iddiası
Soruşturmada delillerin karartıldığına ilişkin iddialar da yer aldı. Gözaltına alınan Celal Altaş’a, Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ile yaptığı telefon görüşmesinde söylediği “Kamera kayıtları silinmiş, hastane kayıtları silinmiş, benim gücüm yetmez, ben devlet değilim” sözleri soruldu.
Sorular, bu kayıtları silme gücüne sahip “makam veya kişinin” kim olduğu üzerine yoğunlaştı. Celal Altaş bu soruya, bu tür yasa dışı işlerin ancak o şehrin mülki amirinin talimatıyla yapılabileceğini ima ederek yanıt verdi.
Teknik veriler ve baz kayıtları
Dosyada yer alan teknik verilere göre 5 Ocak 2020 tarihinde saat 19.28 ile 21.36 arasında Umut Altaş’ın Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde sabit baz verdiği kaydedildi. Saat 22.08’den itibaren ise Mustafa Türkay Sonel ve Şükrü Eroğlu’nun da aynı bölgede sinyal verdiği bilgisi yer aldı. Ayrıca olay gecesi kullanılan 06 SNL 10 plakalı araçla ilgili soruların da yöneltildiği aktarıldı.
Habere göre ABD’de bulunan Umut Altaş’ın jandarma ile yaptığı bir telefon görüşmesinde “gizli tanık olup olamayacağını” sorduğu ileri sürüldü. Bu durumun soruşturma makamları tarafından “olaya dair bilgi sahibi olduğu” şeklinde değerlendirildiği belirtildi. Ayrıca Umut’un, Gülistan’ın ablasını neden 3 kez aradığı ve sonrasında neden “Bir arkadaşım (Türkay) arattı” şeklinde kaçamak cevaplar verdiği de sorgulanan konular arasında yer aldı.

Eski vali Tuncay Sonel’in gözaltı süresi uzatıldı

Altı yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında “delil karartma” iddialarıyla hakkında soruşturma başlatılan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in sorgusu devam ediyor.
Elazığ’da gözaltına alınan Sonel’in Erzurum İl Emniyet Müdürülüğü’ndeki işlemleri devam ediyor.
Soruşturma kapsamında toplam 15 kişi gözaltına alındı, 10 şüpheli tutuklandı.
Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve o dönemki koruması Şükrü Eroğlu da 18 Nisan’da tutuklandı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi talimatıyla başlatılan soruşturma sonrası halen mülkiye başmüfettişi olan Sonel 17 Nisan’da açığa alındı.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Sonel hakkında “suç delillerini yok etme ve gizleme” eylemlerini gerçekleştirdiğine dair yeterli şüphe bulunduğu yönünde bir resmi yazı hazırladı.
Sonel 2017-2020 tarihlerinde Tunceli’de valilik görevi yaptı.
Valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel de soruşturma kapsamında 14 Nisan’da İstanbul’da gözaltına alındı ve 18 Nisan’da tutuklandı. Sonel savcılıktaki ifadesinde hakkındaki iddiaları reddetti.
Gözaltılarla aynı gün gazeteci Sinan Burhan’a konuşan Tuncay Sonel, oğlunun ve kendisinin Gülistan Doku’yu tanımadığını söylemişti.
Sonel kendisine yönelik iddiaları “iftira” olarak nitelendirmişti.
Adalet Bakanlığı, Sonel’in açıklamalarına dair 17 Nisan’da bir bilgi notu yayımladı.
Nüfus kayıtlarına göre Mustafa Türkay Sonel‘in 2000 doğumlu olduğu, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 2020 yılında yaklaşık 20 yaşında olduğu belirtildi.
Ayrıca sözkonusu dönemde bu kişinin “Tunceli’de bulunduğu ve kamuoyuna yansıyan araç kayıt bilgileri ve fotoğraflara göre lüks bir araçla şehirde dolaştığına ilişkin bilgilerin” de dosya kapsamında değerlendirildiği ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi de gözaltına alındı.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili “cinayet, delil karartma, dijital izlerin silinmesi, kamu nüfuzunun kullanılması” suçlarını araştırıyor.
Aile, Tuncay Sonel’in vali iken Gülistan Doku’ya ait SİM kartını kendilerinden aldığını iddia ediyor.
Halk TV yayınına 17 Nisan’da katılan Sonel’in avukatı soruşturmada gizlilik olduğu gerekçesiyle bu soruya yanıt vermedi.
Olay
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020′de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamadı.
Diyarbakır’da yaşayan ailesi, Gülistan’ın kaybolduğu gün Tunceli’ye gelip güvenlik güçlerine ihbarda bulundu.
Ailenin ihbarıyla arama çalışması başlatıldı.
Araştırmalar sonunda Gülistan Doku’nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi.

Baraj gölünde yapılan aramalarda Doku’ya ait iz bulunamayınca, Ekim 2022’de arama çalışmaları sonlandırılmıştı.
Ancak aile kızlarını aramaktan vazgeçmedi.
Doku’nun ailesi de Ocak 2024’te avukatları aracılığıyla, dosyanın baş şüphelisi ve adli kontrolle serbest bırakılan Z.A.’un tutuklanması ve o dönem dosyayı yürüten asayiş biriminde görevli olan, ardından görevden ihraç edilen polis memuru babası E.Y.’nin şüpheli sıfatıyla dosyaya girmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verdi.
Aile ayrıca dönemin valisi Tuncay Sonel hakkında baş şüphelinin yurt dışına kaçırılmasının bilgisi dahilinde olduğu iddiasıyla görevi kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulundu.
Haber ajansları, X
















