Emekli Kurmay Albay Dr. Haydar Ateş’ten küresel jeopolitik değişimler, bloklaşmalar ve Türkiye’nin bu süreçteki konumu üzerine kapsamlı bir analiz
Dünyanın artık iki kutuplu olmaktan çıkıp “2,5 bloklu” bir yapıya doğru evrildiği savunulmaktadır. ABD’nin yalnızlaştığı, Çin ve Rusya’nın İran’ı da yanlarına alarak güçlendiği, Avrupa Birliği’nin ise güvenlik ve ekonomik istikrar arayışında Çin’e doğru kaydığı bir tablo çizilmektedir. Trump dönemindeki ABD dış politikası, Orta Doğu’daki vekalet savaşları, Suriye’nin geleceği ve İran’ın olası parçalanma senaryolarının Türkiye üzerindeki etkileri detaylandırılmaktadır.
Dünyanın “2,5 Bloklu” Yapıya Dönüşmesi
Tez: Dünya artık iki büyük blok (ABD ve Çin-Rusya) ile ne yapacağına karar veremeyen, arada kalmış “yarım blok” (AB ve İngiltere) arasında bölünmüştür.
Gerekçe: ABD, İsrail ile birlikte dar bir alana sıkışmış ve yalnızlaşmıştır. Çin ve Rusya, enerji ve güvenlik ekseninde (İran’ı da kapsayacak şekilde) sıkı bir ittifak kurmuştur. Avrupa ise Trump’ın müttefiklerine yönelik “haydutça” ve yaptırım odaklı tavırları nedeniyle kendi güvenliğini sorgulamakta ve Çin ile ekonomik işbirliğini derinleştirmektedir.
Çin’in Sessiz ve Derinden Gelen Hegemonyası
Tez: Çin, ekonomik üstünlüğünü artık askeri ve teknolojik bir güce dönüştürmüş durumdadır ve 2050 hedeflerine Trump sayesinde daha hızlı ulaşmaktadır.
Gerekçe: Çin, Afrika ve Avrupa’yı ekonomik olarak kontrol altına almış, teknolojik olarak (5G, çip üretimi, uzay çalışmaları) ABD ile yarışır hale gelmiştir. ABD’nin müttefiklerine (Kanada, Grönland vb.) yönelik baskıcı tavrı, bu ülkeleri Çin eksenine iterek Çin’in küresel etkisini artırmaktadır.
Suriye’de ABD’nin Yenilgisi ve Türkiye’nin Etkisi
Tez: ABD ve İsrail, Suriye’de parçalanma ve federal yapı hedeflerinde başarısız olmuş, Türkiye’nin sınır operasyonları bu planı bozmuştur.
Gerekçe: SDG (YPG) içindeki Arap aşiretlerin saf değiştirerek Şam hükümetine yaklaşmasıyla ABD’nin kurmaya çalıştığı 100 bin kişilik “taşeron ordu” dağılmıştır. Türkiye’nin Afrin ve diğer bölgelerdeki ısrarlı duruşu, Suriye’nin üniter yapısının korunması ihtimalini güçlendirmiştir.
İran’ın Parçalanma Riski ve Türkiye’nin Güvenliği
Tez: İran’ın parçalanması Türkiye’nin lehine değil, aksine en büyük güvenlik tehditlerinden biridir.
Gerekçe: ABD ve İsrail’in İran’ı parçalama planı, Güney Azerbaycan ile Türkiye arasında bir “tampon Kürt devleti” kurulmasını içermektedir. Bu durum, Türkiye’nin hem sınır güvenliğini yok eder hem de Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında sıranın Türkiye’ye gelmesine neden olur.
1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması’ndan beri değişmeyen sınırların korunması, Türkiye’nin stratejik çıkarınadır.
İngiltere’nin “Akıl Bende” Stratejisi
Tez: İngiltere, ABD’den bağımsız olarak Hindistan’ı bir “askeri güç deposu” olarak yanına çekmekte ve Türkiye ile savunma sanayiinde yakınlaşmaktadır.
Gerekçe: İngiltere, Avrupa Birliği dışında kalarak kendi yolunu çizmiştir. Hindistan’ın muazzam insan kaynağını ve askeri gücünü, kendi parası ve stratejik aklıyla birleştirerek küresel bir denge unsuru olmayı hedeflemektedir.
Türkiye’nin ekonomik zorluklarına rağmen jeopolitik arenada ABD’ye tam bağımlılıktan kurtulması gerektiği, Suriye’de merkezi hükümetle işbirliği yaparak terör koridorunu tamamen engellemesinin hayati olduğu vurgulanmaktadır.


















