Diyarbakır’da, DEM Parti öncülüğünde 4 Ocak günü PKK elebaşı (teröristbaşı) Abdullah Öcalan için yapılması planlanan “özgürlük mitingi”, olumsuz hava şartları nedeniyle ileri bir tarihe ertelendi.
DEM Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyen miting tertip komitesinin açıklaması:
“4 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan ‘Umut ve Özgürlük’ mitingi, son yılların en şiddetli kış koşulları nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmiştir. Mitingimizin hazırlık süreci, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü talebinin toplumun tüm kesimlerinde güçlü bir şekilde yankı bulduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu bakımdan, planlanan miting asıl amacına bir yönü ile ulaşmıştır. Gece gündüz demeden emek veren halkımıza ve bileşen yapılarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.”
Eski savcı Yücetürk: Diyarbakır’da planlanan “Abdullah Öcalan’a Umut ve Özgürlük” mitingi hukuka aykırı, yasalar izin vermiyor.

Eski savcı ve Ceza hukukçusu Bülent Yücetürk, 4 Ocak’ta Diyarbakır’da yapılacağı açıklanan “Abdullah Öcalan’a Umut ve Özgürlük” mitinginin “suç ve suçluyu övme” ile “örgüt propagandası” kapsamında değerlendirilebileceğini söyledi. “Terör örgütünü ve eylemlerini meşrulaştıracak, terör örgütü liderini kahramanlaştıracak eylem yapılamaz” dedi.
“Yasalarımıza göre suç”
Anayasa, TCK ve TMK ayrıntıları
Cumhuriyet’in aktardığına göre, Yücetürk, Anayasa’nın 34. maddesindeki toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının “sınırsız ve mutlak” olmadığını, 2911 sayılı Kanun’un kamu düzeni, millî güvenlik ve suçun önlenmesi gibi gerekçelerle sınırlama öngördüğünü söyledi. TCK 215’teki “suç ve suçluyu övme” ile TMK7’deki “örgüt propagandası” hükümlerini hatırlatan Yücetürk, terör suçlarından mahkûm olmuş bir kişi hakkında özgürlük çağrısı içeren slogan ve pankartların bu kapsamda değerlendirilebileceğini dile getirdi.
AİHM kararları
Yetkinin idarede olduğunu vurgulayan Yücetürk, Diyarbakır Valiliği’nin mitinge izin vermemesi gerektiğini savundu. “Miting başlarsa güvenlik güçleri bunun yasalara aykırı eylem olduğunu ifade ederek dağıtma yetkisine sahip” diyen Yücetürk, AİHM’nin de şiddetle bağlantılı örgüt ve liderlerin yüceltilmesini ifade özgürlüğü kapsamında görmediğini belirterek ETA, IRA ve Batasuna kararlarını örnek gösterdi.
Bir grup avukat, ‘Öcalan’a Özgürlük” mitinginin yasaklanması için başvurdu
Bir grup avukat, Diyarbakır’da 4 Ocak 2026 tarihinde kentte yapılması planlanan ve kamuoyunda “Öcalan’a özgürlük” çağrılarıyla duyurulan mitingin yasaklanması talebiyle Diyarbakır Valiliği, İçişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı’na başvuruda bulundu.
DEM Parti öncülüğündeki Demokratik Toplum Platformu, PKK lideri Abdullah Öcalan’a özgürlük talebiyle 4 Ocak Pazar günü Diyarbakır’da miting düzenleyecek. Mitinge karşı çıkan bir grup avukat, yaptıkları açıklamada, mitingin yasaklanması için başvuruda bulunduklarını belirtti.
Avukatlar tarafından yapılan ortak açıklamada, terör örgütü PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan’ın cezaevinde olmasına rağmen örgüt üzerindeki etkisinin sürdüğü öne sürülerek, bu kapsamda yapılacak bir toplantının “terör örgütü propagandası” ve “suç ve suçluyu övme” niteliği taşıyacağı savunuldu.
Başvurularda, söz konusu mitingin kamu düzeni ve güvenliği açısından açık ve yakın tehlike oluşturduğu iddia edilerek, Anayasa’nın 34’üncü maddesi ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17, 19’uncu maddeleri ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11’inci maddesi uyarınca yasaklanması talep edildi.
Açıklamada, mitinge izin verilmesinin “kamu otoritesinin zayıflaması” anlamına geleceği ileri sürülerek, benzer etkinliklerin ülkenin farklı bölgelerine yayılması halinde toplumsal gerilim ve güvenlik risklerinin artabileceği iddia edildi. Siyasi partilere de çağrıda bulunan avukatlar, mitinge ilişkin tutumlarını kamuoyuyla açık bir şekilde paylaşmaları gerektiği ileri sürüldü.
Avukatlar bu gerekçelerle, Diyarbakır Valiliği, İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Dilekçe Komisyonu’na başvurduklarını, ayrıca Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na da suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.

TÜMÖD Genel Sekreteri Suay Karaman
Bahçeli’den destek gelirken, anayasal düzeni savunmak için yurttaşlar harekete geçti. Bu kapsamda avukatlar İsmail Çevik, İsmail Sami Çakmak, Ömer Faruk Eminağaoğlu, Selçuk Ulusoy ile Seyfeddin Çelik ve Suay Karaman önceki gün Cumhurbaşkanlığı’na, İçişleri Bakanlığı’na ve Diyarbakır Valiliği’ne planlanan mitingin yapılmasına izin verilmemesi için dilekçe verdi.

Eski Yarsav Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu
Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU’nun X’tek açıklaması:
“ÖCALAN MİTİNGİNİN ERTELENME GEREKÇESİ NE?
4 Ocak’ta Çankırı’da hava durumu -2 derece. CHP, Çankırı’da miting yapıyor. 4 Ocak’ta Diyarbakır’da da hava durumu -2 derece. Bu hava koşulları önceden de biliniyordu. Demokratik Kurumlar Platformu’nun “Öcalan’a Umut ve Özgürlük Miting’i” yapılacaktı.
Siyasi partilerin sessiz kaldığı bir ortamda, haklı tepkiler üzerine hava muhalefeti göstermelik gerekçesi bu miting ertelendi. Türkiye’de, Cumhuriyetin kırmızı çizgileri bu hava muhalefetinin varlığını sürekli kılıyor.
Siyasi partilerin net duruş göstermeleri, sessiz kalmamaları, emperyalist planlar için de terörist başı Öcalan’ın üstelik Kürtleri aşağılarcasına onların sanki temsilcisi ve siyasi bir kimlik gibi alanlara sürülmemesi, BU NEDENLE; TBMM’de kurdurulan Komisyon’un yapamadığını, halkın kullanılıp Öcalan’ın sahaya sürülmesine engel olunması, emperyalist planlara hangi ad altında olursa olsun hayır denilmesi gerekiyor.
Düzeltme: Çankırı: 3 Ocak. Ek bilgi: Mitingi erteleyenler, amaç büyük ölçüde gerçekleşti açıklaması da yapıyor. Bu da hava koşulları gerekçesinin gerçek olmadığını ayrıca ortaya koyuyor. Gerçek olan ne mi?: Partiler net tavır alamıyor, halkın tepkisi olmasa sınır tanınmıyor ama planların uygulanması da devam ediyor.”
https://twitter.com/eminagaoglu/status/2006740550821519507
Kaynaklar: X, Cumhuriyet, ANKA, T24


















