1. Haberler
  2. ÖNE ÇIKAN
  3. CHP lideri Özgür Özel, The Economist’e yazdığı yazıda, “Türkiye’nin demokrasi mücadelesi Macaristan’a benziyor, ama daha zor” dedi…

CHP lideri Özgür Özel, The Economist’e yazdığı yazıda, “Türkiye’nin demokrasi mücadelesi Macaristan’a benziyor, ama daha zor” dedi…

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dünyanın önde gelen dergilerinden İngiltere merkezli The Economist için kaleme aldığı yazıda Macaristan’da Viktor Orbán’ın yenilgisinin Türkiye dahil Avrupa’daki demokratik güçlere cesaret verdiğini belirtti. Türkiye’de muhalefetin yalnızca seçim değil, aynı zamanda “demokratik güveni yeniden inşa etme” mücadelesi verdiğini vurgulayan Özel, “Türkiye’de yaşanacak bir demokratik atılım, demokratik gerileme konusundaki küresel tartışmayı kökten değiştirecektir” dedi.

Özgür Özel, Macaristan seçimlerinde otoriter devlet başkanı Victor Orbán’ın yenilmesinin dünya genelinde demokratlar için önemli bir adım olduğunu belirtti.

Victor Orban, Macaristan’da 12 Nisan 2026 tarihinde yapılan seçimleri, AB yanlısı Peter Magyar karşısında kaybetmişti.

Türkiye’de de demokratik hakların kullanımının AKP iktidarında her geçen sene kısıtlandığını belirterek “Hem Türkiye’de hem de Macaristan’da 2010’ların sonlarına doğru siyaset, açık çekişmeden yönetilen rekabete kaydı; bu rekabette seçim sonuçları önceden belirlenmiyor, ancak giderek iktidar partisi tarafından yönlendiriliyor” tespitinde bulundu.

Özgür Özel’in makalesinde öne çıkan başlıklar:

“Orta Doğu’da geçici görülen birçok şey zamanla kalıcı hale gelir. İsrail’in Batı Şeria işgali yarım asırdır sürüyor. Beş yıllık geçici bir idare olarak kurulan Filistin Yönetimi geçen sene 30. yılını doldurdu. Gazze’de ateşkes yürürlüğe gireli bir ay oldu ama şimdi bölgedeki 2 milyon insan da perişanlıklarının kalıcı olmasından korkuyor.

İki yıl süren savaşla yerle bir olan bölgenin yeniden inşası için hiçbir şey yapılmış değil. Arap devletleri yeniden inşa planı hazırladı ancak Filistinli militan örgüt Hamas silah bırakmayı kabul etmedikçe planın hayata geçirilmesi olası görünmüyor. Örgütün de silah bırakmaya niyeti yok.

Hamas’ın uzlaşmaz tavrını gören bazı Amerikalı ve İsrailli yetkililer alternatif bir planı ön plana çıkarmaya başladı. Yeniden inşayı Gazze’nin Hamas kontrolündeki yarısı ile İsrail işgali altındaki yarısını ayıran “sarı hat” adlı sınırın diğer tarafında gerçekleştirmeyi umuyorlar. Gelgelelim söyledikleri bölgede neredeyse hiç Filistinli yaşamıyor ve Arap devletleri bu plana karşı çıkıyor. Gazzelilerin bir an evvel eve, işe ve hizmete ihtiyacı var fakat bunları sağlayacak uygulanabilir bir plan yok.

Daha önce bu kadar büyük bir yıkım görülmemişti. Birleşmiş Milletler’in ağustos ayındaki tahminine göre 320 binden fazla ev yıkıldı veya hasar gördü. Bu rakam İsrail ile Hamas arasında 2014’te yaşanan, bundan önceki en uzun ve ölümcül savaş sırasındaki yıkımın 18 katı. Yaklaşık 1.2 milyon insan, yani Gazze nüfusunun yüzde 60’ı evsiz kaldı. Çadır bulmak bile zor. Yardım grupları ateşkes başladığından bu yana Gazze’ye girişine izin verilen çadır sayısının 20 bini bulmadığını söylüyor. Barınak en acil ihtiyaç olsa da tek sorun o değil. İşletmelerin yaklaşık yüzde 85’i harabeye dönmüş durumda. Tarım arazilerinin ve kuyuların neredeyse yüzde 90’ı hasarlı. Gazze’deki ekilebilir arazilerin üçte ikisi sarı hattın İsrail kontrolündeki kısmında. Yolların yüzde 77’si İsrail tankları tarafından bombalandı veya tahrip edildi. Liste uzayıp gidiyor…

Öte yandan bazıları gerçekçi olmasa da yeniden inşa sürecine dair epey fikir var. Trump Gazze’yi tatil beldesine dönüştürmeyi önerdi. Bazı İsrailli iş insanları başka bir uçuk plan ortaya atarak yıkıntılar üzerine Tesla fabrikaları ve yapay zeka veri merkezleri kurmaktan bahsetti. Filistin Yönetimi ve Gazze’deki yerel yetkililer ise ayrı ayrı kendi yeniden inşa programlarını hazırladı. Şu ana kadar en çok destek bulan öneriyse mart ayında Mısır’dan geldi. Gazze’nin birkaç aşamada yeniden inşa edilmesini öngören girişim Arap devletleri tarafından da onaylandı.

İlk aşama bölgede biriken tahminen 60 milyon ton molozun temizlenmesine odaklanacak. Molozun bir kısmı yeniden kullanılabilir: 2014’teki İsrail-Hamas savaşının ardından müteahhitler bombalanan binalardan çıkan molozu sahil otoyolunu yeniden döşemek için alt tabaka olarak kullanmıştı. Mısır molozu kumla karıştırarak Gazze sahilindeki araziyi geri kazanmak istiyor. Sonrasında buraya liman ve diğer altyapı tesisleri inşa edilebilir. İkinci aşama ise dört buçuk yıl sürecek ve yeniden inşa çalışmalarına odaklanacak.

Gazze’de neredeyse herkesin işsiz kaldığı düşünülürse planı uygulayacak büyük bir iş gücü mevcut. Uzmanlık ve ham maddeler Mısır’dan gelecek. Mısır ayrıca Körfez ülkelerinden müteahhitler bulmayı umuyor. Ancak mühendisler takvimin gerçekçi olmadığını, molozların temizlenmesinin altı aydan ziyade altı yıla yakın süreceğini söylüyor. Malzemelerin Gazze ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısından geçmesi gerekecek ve bu noktada İsrail’in veto yetkisi var.

Kimse asker göndermek istemiyor

Batılı yetkililere konuşan büyük bir Körfezli müteahhit ise yatırımın getirisinden umutlu olmadığı için projeye dahil olmak istemediğini söyledi.

Para gerçekten de en büyük engel gibi görünüyor. Yeniden inşanın maliyeti Mısır’ın planına göre 53 milyar dolar, BM’nin tahminine göre ise 70 milyar dolar. Bağışçılar savaşın gerçekten bittiğinden emin olmadıkça böyle bir maliyetin altına girmek istemiyor. Bunun için de Hamas’ın silahsızlandırılması gerekiyor. Ateşkes uyarınca bu görevi üstlenecek bir uluslararası barış gücü oluşturulacaktı. Donald Trump da BM Güvenlik Konseyi’nden barış gücüne iki yıl boyunca yetki vermesini istiyor.

Ama Arap dünyasından hiçbir ülke barış gücüne katılmaya yanaşmıyor. Birleşik Arap Emirlikleri liderinin diplomasi danışmanı Enver Gargaş’a göre süreç hala fazla belirsiz ve bu durum değişmedikçe BAE plana “muhtemelen dahil olmayacak.” Suudi Arabistan asker göndermeyi reddetti. Ürdün de öyle. Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen Safedi “Olaylar ülkemize haddinden fazla yakın” diyor. Trump Arap olmayan ülkeleri barış gücünün büyük kısmını oluşturmaya ikna etmeyi umuyor ancak bu devletlerden henüz böyle bir taahhüt gelmiş değil. Hal böyle olunca alternatif çözüm önerisi ortaya çıktı. Bazı Amerikalılar ve İsrailliler yeniden inşa faaliyetine Gazze’nin kıyı bölgesindeki mevcut şehirler yerine İsrail kontrolündeki topraklarda başlamayı umuyor. Muhtemelen Refah yakınından başlayacak. Gazze’de İsrail’in en büyük toprak parçasına sahip olduğu kesim güneydeki bu bölge. Amaç bir dizi modüler kasaba inşa etmek. Her biri binlerce Filistinliyi barındıracak ve içinde klinikler, okullar ve diğer hizmetler bulunacak.”

Orijinal metin için: www.economist.com

CHP lideri Özgür Özel, The Economist’e yazdığı yazıda, “Türkiye’nin demokrasi mücadelesi Macaristan’a benziyor, ama daha zor” dedi…

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.