Almanya’da Merz hükümeti, Alican Uludağ‘ın tutuklanmasına “gazeteciler özgürce görevlerini yapabilmeli” diyerek tepki gösterdi. Düşünce özgürlüğünün demokratik toplumların vazgeçilmezi olduğuna vurgu yapıldı.

Friedrich Merz başbakanlığındaki Alman hükümeti, DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ’ın Türkiye’de tutuklanmasına tepki gösterdi.
Alman hükümeti, gazeteci Alican Uludağ’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “hakaret ettiği” iddiasıyla tutuklanmasına, basın ve düşünce özgürlüğüne işaret ederek tepki gösterdi.
DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ’ın, cumhurbaşkanına alanen hakaret ettiği iddiasıyla tutuklanması, Alman hükümetinin bugünkü olağan basın toplantısında gündem oldu.
“Derin endişe ve büyük bir dikkatle izliyoruz”
Alman Hükümet Sözcüsü Yardımcısı Sebastian Hille, gazeteci Uludağ’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a haraket ettiği iddiasıyla gözaltına alınarak tutuklanması ile ilgili süreci “çok derin endişe ve büyük bir dikkatle izlediklerini” duyurdu.
Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer’ın, Federal Hükümet adına Türkiye’ye Uludağ’ın derhal serbest bırakılması için çağrı yaptığına işaret eden Hille, “Basın ve düşünce özgürlüğü bizim için önemli. Bu özgürlükler demokratik toplumların vazgeçilemez temel taşlarıdır” dedi.
“Türkiye’de gazeteciler özgürce çalışmalı”
Alican Uludağ’ın özellikle “Cumhurbaşkanına alanen hakaret” iddiasıyla tutuklanması Almanya’da şaşkınlık yarattı.
Hükümet Sözcü Yardımcısı Sebastian Hille, “Gazeteciler görevlerini baskılardan korkmadan yapabilmeli. Bu Türkiye için de geçerli. Deutsche Welle ve çalışanları, Türkiye’de özgürce çalışabilmeli, bağımsız haber yapmalı” diye konuştu.
Türkiye’de basın özgürlüğünün içinde bulunduğu durumun yıllardır uluslararası alanda endişe konusu olduğunun altını çizen Hille, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu bağlamda, medya çalışanlarının korunması ve hukukun üstünlüğü ilkesine uygun prosedürlerin uygulanması özel bir önem taşımaktadır. Federal hükümet bunun sağlanması için kararlılıkla gereken adımları atacaktır.”

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ mahkemede verdiği ifadede, “Eleştiremeyeceksek neden gazetecilik yapıyoruz?” diye sordu.
Uludağ, mahkemede verdiği ifadede, “Cumhurbaşkanını eleştiremeyeceksek o zaman neden gazetecilik yapıyoruz” diye sordu ve tutuklanmasının gerçek sebebinin Adalet Bakanı Akın Gürlek’e “alan açmak” olduğunu söyledi.
Alican Uludağ, mahkeme sorgusunda şunları söyledi:
“Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim. Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım. Savcılığın iddialarındaki hiçbir paylaşımın suç unsuru olmadığını, tamamen eleştiri olduğunu kendisi de gayet iyi biliyor. Bugüne kadar bu paylaşımlarla ilgili ne Cumhurbaşkanı’ndan ne de avukatlarından şikayette bulunulmadı.”
“Eleştiremeyeceksek neden gazetecilik yapıyoruz?”
“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasını kabul etmeyen Uludağ, “Ankara’da Akın Gürlek’e ilişkin bir temizlik yapılmak isteniyor, ‘Benzer birçok operasyona karşı eleştirilerini dile getireceği için Alican’ı uzaklaştırmamız lazım’ denilerek bu dosya uyduruldu. Nesnel bir şekilde tutuklama talebi okunursa ne Cumhurbaşkanı’nın şahsına ne de makamına yönelik bir küfür vardır, yargı muhabirinin eleştirileri vardır. (…) Cumhurbaşkanı’nı eleştiremeyeceksek o zaman neden gazetecilik yapıyoruz” diye sordu.
“Ben şu anda Deutsche Welle’de çalışıyorum, vizem bile yoktur benim” diyen Uludağ, kaçma veya delil karartma durumu olamayacağını vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek “rahat etsin” diye hedef alındığını belirten Uludağ, şöyle konuştu:
“18 yıldır gazetecilik yapıyorum. Cumhurbaşkanını eleştirdik diye cezaevine atılacaksak neden arkanızda ‘Adalet Mülkûn Temelidir’ yazıyor? Neden Anayasa var? Suç işlendiği iddiasıyla ilgisi yoktur bu soruşturmanın. ‘Ankara’da yeni bakanımız rahat etsin, basın toplantılarında soru sorma ihtimali var; tutuklayalım, susturalım’ diye yapılıyor. (…) İki çocuğum vardır, bu ülkede gazetecilik yapmak için çocuklarımın yaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım çünkü suç işlemedim.”
DW / MUK,JD


















