UKRAYNA İŞGALİ SÜRESİZ BİR SAVAŞA MI DÖNÜŞÜYOR

0
332

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi 60. gününde. Ukrayna ordusu ve halkının işgale karşı büyük direnişi ve her fırsatta taarruzi hareketlerle Rus ordusunu yıpratma ve imha etme fırsatını değerlendirmesi, başlangıçta açıklanan siyasi ve askeri hedeflerini kaybeden Rusya’nın bir kısım toprakları işgal etmeye çalışmakla yetinmesi durumunda bırakarak, savaşın boyutunu değiştiren ve süresini uzatan bir eyleme dönüşmüştür.

Rus ordu birliklerinin, hesapsız, plansız, eğitimsiz, beceriksiz bir görüntü ortaya koyarak yürütmeye çalıştığı harekât, zaman geçtikçe Rusya’yı yıpratan, daha fazla siyasi ve ekonomik yaptırıma maruz bırakan ve Ukrayna halkına verdiği zararın yanında, Rus halkına da büyük ölçüde zarar verecek şekilde tek adam olarak verdiği kararlarla Putin’in dünya siyaset sahnesinden silinişini de göstermektedir.

Savaşın gelinen noktasında Putin’in Kiev’i işgal ve Ukrayna’da kendine bağlı kukla bir yönetim kurma, sonrasında Moldova dâhil diğer doğu Avrupa ülkelerini işgal ederek çarlık Rusya’sını kurma düşüncesi artık bir hayalden başka bir şey değildir. Rusya gelinen aşamada, kaybettiği siyasi ve askeri prestiji kurtarabilmek, yenilerek geri çekilen ülke olmamak için bütün gücüyle Donbas bölgesini ve bu bölge ile Kırım arasındaki toprakları ele geçirerek en azından, 2014 yılında Kırım’ın işgalinden beri bu bölgeyle irtibatını yalnızca deniz yoluyla sağlayabildiği Kırım ile karadan bir bağlantı sağlama gayreti içindedir. Ancak Donbas’daki direnişin devam edeceği, Donbas ile Kırım arasındaki toprakların işgalinin kolay olmayacağı görülmektedir.

Ukrayna, başlangıçta zırhlı birliklerden oluşan büyük bir güçle ve hızla saldıran Rusya karşısında süratli bir geri çekilme yaparak Rus ordusunun lojistik hatlarını uzatmış, arazi ve mevsim avantajını iyi kullanarak taarruzun hızını kesmiş, karşı darbelerle Rus birliklerinin hem emir-komuta sistemini hem de cephenin insicamını bozmuş, parçalanan Rus birliklerinin önemli bir bölümünü, hava savunma sistemlerini, hava gücünün büyük bölümünü imha etmiş, deniz gücü olmamasına rağmen Rus donanmasına önemli zayiatlar verdirerek kıyılarını büyük ölçüde korumayı başarabilmiştir. Rusya en gelişmiş savaş uçağı olan SU-57’yi henüz Ukrayna’da kullanmamıştır. Bunun nedeninin test aşamasını tamamlayıp az sayıda üretilen ve seri üretime henüz geçememiş bu uçaklarda kayıp yaşanmaması olduğu değerlendirilmektedir. Bu husus, Rusya’nın başlangıçtaki özgüvenini büyük ölçüde kaybettiğini ve işinin kolay olmadığını kabullendiğini de göstermektedir. Rusya’nın SU-57 öncesi en gelişmiş savaş uçağı olan SU-35S’ler Ukrayna’da kullanılmakta iken, en gelişmiş uçak korunma sistemlerinden antiradyasyon sistemleriyle teçhiz edilmiş olan 2 adet SU-35S’in hafta içinde Ukrayna hava savunma silahlarıyla vurularak düşürülmesi, ayrıca çok sayıda Rus helikopterinin imha edilmesi Rus hava gücünde zafiyet yaratmıştır. Son dönemde önemli sayıda Rus hava aracı imhasında, batı ülkelerinden sağlanan modern hava savunma silahlarının devreye sokulmasının da etkisi olduğu değerlendirilmektedir. Yine son dönemde artan Rus zırhlı araç kayıplarında da batı ülkeleri tarafından sağlanan gelişmiş tanksavar silahlarının etkisi olduğu şüphesizdir.

Rus ordusu Donbas ve bu bölgeyi Kırım’a karadan bağlayan Mariupol bölgesinde harekâtını yoğunlaştırmıştır. Ancak henüz Donbas bölgesini tam olarak kontrol edebilmiş değildir. Mariupol’da ise belli bir alanda sıkıştırılan Ukrayna birliklerine yönelik imha edici bir harekât yapamamaktadır. Bu birlikler tüm ülkelerin gündemindedir. Rusya bu askerleri teslim olmaya veya dışarı çıkarak savaşmaya zorlamaktadır, ancak bunu henüz başaramamıştır. Tüm dünyanın gözü önünde bu unsurlara yapacağı bir saldırının soykırım veya savaş suçu olarak niteleneceği açıktır.      

Ukrayna ise Kiev dâhil olmak üzere çok sayıda yerleşim bölgesindeki Rus birliklerini püskürtmüştür. Harekâtın ivmesinin yavaşladığı bu dönemde Ukrayna, birçok bölgede Rus birliklerini imha etmenin verdiği büyük moral desteği ve belki de tarihinde hiç olmadığı kadar artan bir milliyetçilik duygusu ile batılı ülkelerden aldığı çok sayıda hava aracı, zırhlı araç, kara ve hava savunma silahları ile Ruslardan ele geçirdiği silah, malzeme ve teçhizatı da kullanarak kara ve hava gücünü taarruzi bir harekât için hazırlamaktadır. Ukrayna taarruz için hazır olduğuna karar verdiğinde muhtemelen öncelikle Mariupol şehrine taarruz ederek bu bölgeyi Ruslardan temizleyecek, sonrasında da beklenenin tersine Donbas yerine Kırım’a yönelik bir harekât yapacaktır. Gelinen aşamada Ukrayna ordusu bunu başarabilecek yetkinlik ve yeterliğe sahip olduğunu göstermiş, Rusya’nın Karadeniz filosunu yönelik operasyonlarıyla da Rus donanmasını kıyılarından uzak tutmayı başarmıştır. Ukrayna’nın Kırım’a yönelik bir harekâtının başarı şansı oldukça yüksektir. Çünkü buradaki Rus birlikleri lojistik açıdan denize muhtaçtır. Ayrıca Rusya Kırım’da konuşlu kara birliklerini Herson başta olmak üzere Ukrayna’nın güney bölgesindeki harekâtda kullanmış, bu birlikler istenen hedeflere ulaşamayarak büyük ölçüde imha olmuştur. Ukrayna’nın Mariupol’un geri alınması sonrasında Kırım’a yönelik bir harekâtı, Ukrayna açısından önemli bir gelişme olup, başarı şansı yüksek, Rusya açısından ise büyük bir hezimet olabilecektir. Kuvvetlerini Donbas bölgesine yığan Rusya, birlik kayıplarını telafi edebilmek için 60 bin civarında yedek askerini göreve çağırmıştır. Bu yedek askerlerin eksik eğitimlerini tamamlayıp cepheye müdahil olmaları çok uzun zaman alacaktır. 

Ukrayna’nın yeterli hazırlık sonrasında Marüupol ve Kırım’a yönelik başlatacağı karşı taarruzda Rusya önemli güçlüklerle karşı karşıya kalabilecektir. Rusya diğer cephelerinden birlik kaydırma konusunda büyük güçlük ve tereddüt yaşamaktadır. Öncelikle Finlandiya’nın ve sonrasında İsveç’in NATO’ya üye olma girişimleri nedeniyle çok büyük cepheye sahip Finlandiya sınırındaki birliklerini cepheden çekemeyecek, tam tersi takviye etmeye çalışacaktır. Baltık bölgesindeki NATO tatbikatları Rusya’yı oldukça rahatsız etmektedir. Asya’daki birliklerini de Ukrayna cephesine kaydırması doğu bölgesinde zafiyet yaratacaktır. Ukrayna’nın kesin sonuçlu bir harekât için hazırlıklarını tamamlamak için zamanı yeterlidir ve acele de etmemektedir. Sürenin uzaması Rusya aleyhine olmaktadır. Bu sürede yaptırımlar nedeniyle ekonomik, siyasi ve askeri olarak güç kaybetmektedir. Süre uzadıkça halkın yaşayacağı ekonomik sorunlar nedeniyle iç desteğini de kaybedecektir. Rusya’nın kendisine yardım edebilecek güçlü bir ülke bulması zordur. Dolayısıyla uzun soluklu bir yıpratma savaşı Ukrayna’nın lehine, Rusya’nın aleyhine olacaktır. Bu sürenin sonunda Ukrayna’nın kaybedilmiş topraklarına yönelik ve başarı ile sonuçlandırılabilecek bir harekâtı, Rusya Federasyonu’nun sonunun başlangıcı olacaktır. Bu savaşın sonunda Putin ve Rusya’nın kaybeden taraf olması büyük ihtimaldir. Nitekim hem Rusya Federasyonu’na dâhil olan ülkeler, hem de Suriye dâhil Rusya ile işbirliği için de olan diğer coğrafyalardaki ülkeler yeni duruma göre pozisyonlarını almaya başlamıştır. Burada Türkiye açısından önemli olan konu, Rusya’nın Suriye’den çekilmesi ve etkinliğini kaybetmesi durumunda yerini ABD’nin doldurmasını engellemek için ivedilikle Suriye Hükümeti ile işbirliği yaparak bölgedeki güvenliğine tehdit olan ABD himayesinde ve taşeron olarak kullanılmakta olan YPG/PKK ve IŞİD terör örgütlerine karşı tedbir almak ve ulusal çıkarlarını zafiyete uğratmamaktır. Türkiye açısından aynı hassasiyet Kafkasya’daki ve Asya’daki Türk devletleri ile Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan için de geçerlidir. 

24.04.2022

Haydar ATEŞ 

Bir Cevap Yazın