Türkiye ile Yunanistan Arasındaki Gerginlik Tırmanıyor

0
216

Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Adaları üzerinden yaşanan gerginlik tırmanıyor…

Türkiye’nin Efes-2022 tatbikatı sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Yunanistan’a hitaben “Kendine gel. Türkiye adaların silahlandırılması konusunda uluslararası anlaşmaların kendine tanıdığı hakları kullanmaktan geri durmayacaktır” demişti.

Bunun üzerine Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise Twitter hesabından Türkiye’nin Ege’deki iddialarına dair 16 harita yayımlayarak “Ankara’nın bölgesel barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğunu” öne sürdü. Bu paylaşımdan birkaç saat sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Twitter hesabından Yunanca, İngilizce ve Türkçe olarak “Türkiye kimsenin hakkını, hukukunu çiğnemez ama kendi hakkını, hukukunu da kimseye çiğnetmez” paylaşımında bulundu.

Yunan kaynaklar Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın sert söylemlerini artırmasını, yaklaşan 2023 seçimlerine bağlıyor. Erdoğan’ın Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’i hedef alan ithamlarının da bundan kaynaklandığı öne sürüyor.

Erdoğan ise, Yunanistan ile Türkiye’nin aralarına üçüncü ülkeleri sokmama konusunda mutabık kaldığını söyleyerek “Buna rağmen geçen hafta Amerika seyahati oldu ve Senato’da Türkiye’nin aleyhine konuştu. F16’ları Türkiye’ye vermeyin demek suretiyle ABD’ye telkinlerde bulunuyor. Biz bu yıl Stratejik Konsey Toplantısı yapacaktık. Artık benim için Miçotakis diye birisi yok, kendisiyle böyle bir görüşmeyi yapmayı kabul etmiyorum. Çünkü biz sözünde duracak şahsiyetli onurlu siyasetçilerle yola gideriz. Bundan sonrasını Miçotakis kendisi düşünsün” dedi.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis‘in geçen hafta Beyaz Saray ve Kongre’de yaptığı görüşmelerde Washington’un Atina’ya F-35 savaş uçakları satması, Ankara’nın F-16 savaş uçaklarının modernizasyonu ve yeni savaş uçakları satın alma projesini ise engellenmesi için yoğun lobi yaptığı bildirilmişti. “Kıbrıs’ta iki devletli çözümü asla kabul etmeyeceğiz” diyen Miçotakis’in bu sözleri, Kongre’de uzun süre ayakta alkışlanmıştı.

Türkiye, Ege Denizi’ndeki adalarla ilgili yapılan Londra (1913), Lozan (1923) ve Paris (1947) Antlaşmaları‘na dayanarak adaların “geçmişte ve gelecekte gayri askeri statüde kalması” gerektiğini ve adaların İtalya’dan Yunanistan’a devredildiği 1947 Paris Antlaşması‘na Türkiye taraf olmasa da “üst düzey silahsızlandırma antlaşması” olduğunu hatırlatıyor.

Yunanistan’ın adaları silahlandırdığı gerekçesiyle de “egemenlik haklarının tartışmaya açıldığını” savunan Türkiye, uluslararası antlaşmalara uyulması için Birleşmiş Milletler’e (BM) de iki mektup gönderdi. Bu mektuplarda da, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu‘nun açıklamalarında olduğu gibi “antlaşmalara uyulması için gerekli adımların atılması” çağrısı yapıldı.

Erdoğan’ın yaptığı “Türkiye, Ege’deki haklarından vazgeçmeyeceği gibi adaların silahlandırılması konusunda uluslararası anlaşmaların kendisine tanıdığı yetkileri gerektiğinde kullanmaktan da geri durmayacaktır” açıklama, 12 Ada’nın egemenliğiyle ilgili tartışmaları yeniden başlattı.

Türkiye ile Yunanistan arasında 2020’de Doğu Akdeniz‘deki doğal kaynaklar üzerinden yaşanan gerilim, Almanya’nın devreye girmesiyle ikili görüşmeler bazında devam ediyordu. Türkiye, Yunanistan’a Ege Denizi’ndeki 12 Ada’nın İtalya tarafından ve büyük devletlerin talebi üzerine verildiğini, aynı sorun üzerinden Atina’nın yine Avrupa ülkeleri ve ABD’nin desteğiyle hareket ederek Türkiye’yi karşısına aldığı ancak artık sorunların iki komşu ülke arasında konuşularak çözülmesi gerektiği, Türkiye’nin artık bu tip dayatmalara sessiz kalmayacağını belirtti.

İkili görüşmelerde Yunanistan’ın da tavrı olumluydu ve Türkiye’ye “üçüncü devletleri taraf etmeden ilerleme” talebi iletildi. Ankara da buna hazır olduğunu belirtti.

Bu aşamada Yunan hükümet yetkililerinin Türkiye ile görüşmelerle ilgili yaptığı açıklamalarda, “İç politika unsuru olarak kullanıldığı için anlayışla ve sabırla karşılandı, karşılık verilmedi. Çünkü ikili görüşmelerde ve arka kapı diplomasisinde görüşmeler yapıcı şekilde ilerliyordu,” denildi.

Miçotakis, 13 Mart’ta Türkiye’de Erdoğan’la bir araya gelmişti.

Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın YPG’ye verdikleri destek gerekçesiyle NATO üyeliklerini veto edeceğini açıkladı. NATO’ya üye diğer ülkeler bu duruma tepki gösterirken ABD’ye giden Kiryakos Miçotakis, ABD Kongresi’ne büyük coşkuyla karşılandı. Miçotakis, Kıbrıs’taki bölünme için Türkiye’yi suçlayarak Türkiye’ye F-16 satışının da durmasını talep etti. ABD Başkanı Joe Biden da Miçotakis’e güçlü destek mesajı verdi. Bunun ardından Erdoğan, “Artık benim için Miçotakis diye birisi yok,” dedi.

Her yıl yapılan Efes tatbikatı, bu yıl Mayıs ayı sonunda Efes-2022 adıyla gerçekleşti ve Tayyip Erdoğan, Yunanistan’a yönelik sert açıklamalarda bulundu.

Ege Adaları Sorunu

Ege’deki Yunan adalarının Yunanistan’a devredilirken statülerini belirleyen 1923 Lozan ve 1947 Paris antlaşmalarıyla adaların silahlandırılmamaları şart koşulmuştu.

Lozan görüşmelerinde bu şartı koşan ilk Türkiye olmuştu. Talebe gerekçe olarak da savaştan yeni çıkmış Türkiye’nin Yunan ordusunun bozgunuyla sonuçlanan “1919-1922 Anadolu seferinin tekrarlanması olasılığının önlenmesi” gösterilmiş ve Yunanistan bu şartı kabul etmişti.

1947 Paris Antlaşması ise İkinci Dünya Savaşı’ndan galip çıkan ülkeler arasında imzalandı. Türkiye anlaşmaya taraf ülkelerden değil.

Bu antlaşma ile savaşta yenik düşen dönemin faşist İtalyası’nın işgali altında bulunan adalar, savaş galibi ülkeler arasında yer alan Yunanistan’a yeniden devredildi.

Bu kez dönemin Sovyetler Birliği, Yunan adalarının “silahsızlandırılması, adalarda askeri üs kurulmaması” şartını getirdi. Moskova, “Sovyet savaş gemilerinin Ege’deki sefer güvenliği için bunun gerekli olduğunu” savundu.

Ege’deki Yunan adalarının silahsızlandırılma şartları Yunanistan tarafından kabul edildi. Kıbrıs’ta 1963 ve 1964’te çıkan çatışmalara kadar Atina sadık kaldı.

Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te başladığı ve “Kıbrıs Barış Harekâtı” olarak duyurduğu askeri operasyon sonrası, “olası bir Türk-Yunan savaşından” endişe duyan dönemin Atina’da yönetimdeki, Albaylar Cuntası, Türkiye kıyılarına yakın tüm adalara asker yığmaya başladı.

Yunanistan adaları, Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51. maddesinin öngördüğü “meşru müdafaa” prensibi uyarınca, “Türkiye’den gelebilecek olası bir tehdide” karşı silahlandırdığını ilan etti. Atina ayrıca Türkiye’nin oluşturduğu NATO komutası dışındaki Ege ordusunun, adalara yakın kıyılarda çıkarma filosu bulundurduğuna dikkat çekti.

Türkiye ve Yunanistan son dönemde kendi tezleriyle ilgili olarak BM’ye mektuplar gönderdi.

Bir Cevap Yazın