Karanlık Madde

0
176

Karanlık Madde ve Karanlık Enerji Hakkında Her Şey

Evrenimiz büyüyor. Büyük Patlama’dan beri uzayın dokusundaki her nokta her yöne doğru genişliyor. Bu genişleme neredeyse tüm galaksileri bizden uzaklaştırıyor. En büyük sürpriz, 1998’de evrenin sadece genişlemekle kalmayıp bu genişlemenin de hızlandığının keşfiyle geldi. Kimse nedenini bilmiyor, ancak bilim insanları ivmeyi sağlayan gizemli kuvvet için bir terim buldular: Karanlık enerji.

Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA), Planck uzay aracından elde edilen verilere göre, karanlık enerji evrendeki tüm kütle ve enerjinin üçte ikisinden fazlasını ya da %68,3’ünü oluşturuyor. Geri kalanın %26,8’i karanlık madde ve yalnızca %4,9’u yıldızları, galaksileri ve gezegenleri oluşturan normal maddedir. Karanlık enerjinin ne olduğu konusunda bilim insanlarının kafası oldukça karışık. Fikirler var ama somut bir şey yok. Karanlık enerji bulmacasını çalışmak ve çözmek önemli çünkü evrenin kaderi buna bağlı.

Karanlık enerjinin keşfinden önce kozmologlar, Büyük Patlama’dan 13,8 milyar yıl sonra evrenin genişlemesinin gücünün bitmekte olduğunu bulmayı umuyorlardı. Öyle olsaydı, evrende bulunan madde miktarına ve dolayısıyla kütleçekimine bağlı olarak evren üç yöne gidebilirdi. Yeterince madde olsaydı kütleçekimi, genişleyen evrene etki ederek genişlemeyi yavaşlatır, zamanla üstesinden gelir ve sonunda evrenin “Büyük Çöküş” ile çökmesinden önce yeniden küçülmeye başlamasına neden olurdu.

Madde miktarı ve kütleçekimi, genişleyen evrenin enerjisiyle hassas bir şekilde dengelenseydi, sonsuza kadar kalacak statik bir evren yaratırdı. Bununla birlikte, evrende genişlemeye karşı koyacak yeterli madde yoksa, evren sonsuza kadar genişlemeye devam eder, tüm galaksileri kozmik ufukta kaybolana kadar yanına alır ve Samanyolu’nu yapayalnız bırakırdı.

Karanlık enerjinin keşfiyle birlikte evrenin kaderi artık çok daha net görünüyor. Karanlık enerji gücünü korur ve evrenin genişlemesini hızlandırmaya devam ederse, sonsuza kadar genişleme olasılığı daha yüksektir.

En kötü senaryoda, genişleme o kadar aşırı olabilir ki galaksileri, yıldızları, gezegenleri ve hatta atomları parçalamaya başlar. Ancak karanlık enerjinin ne olduğunu bilmediğimiz için gelecekte ne yapacağını tahmin edemiyoruz. Ancak astronomlar, bugün ne yaptığını ve geçmişte ne yapmış olabileceğini ölçebilirken buna dayanarak bazı tahminlerde bulunabilirler.

Karanlık enerji uzak galaksilerdeki patlayan yıldızların ışığına bakılarak keşfedildi. Özellikle, astronomlar Tip Ia olarak bilinen bir tür süpernovaya bakıyorlardı. Bunlar beyaz cüce yıldızların patlamalarıdır ve hepsi aynı parlaklıkta patlama eğilimindedir. Bizim bakış açımıza göre, bu  süpernovalar milyarlarca değil milyonlarca ışık yılı uzakta olsa bile oldukça sönük görünürler. Ama onlara yakın olsaydık ne kadar parlak olacaklarını bildiğimiz için ne kadar uzakta olduklarını hesaplayabiliriz.

Astronomlar bunlara ‘standart mumlar’ diyor ve bunları evrendeki mesafeleri ölçmek için kullanıyor. Bu mesafeler daha sonra, ışıklarının evrenin genişlemesiyle daha kırmızı dalga boylarına uzadığı miktar olan kozmolojik kırmızıya kaymalarıyla karşılaştırılır. Bu süpernovalara olan mesafelerin kırmızıya kaymalarından daha büyük olmasının genişlemenin yavaşladığını değil, daha da hızlandığı sonucunu ortaya koyması iki bilim insanı ekibi tarafından tanımlandı.

Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’ndan Saul Perlmutte

 

Bilimsel Makale

 

 

Bir Cevap Yazın