DEVLET ADAMI KITLIĞI

0
61

Hangi TV kanalını açarsanız açın, Erdoğan ve Bahçeli’nin bağırarak bir şeyler söylediklerini görüyoruz. Sanki kadrolu moderatör mübarekler!
Halbuki, bağıran insan sağlıklı düşünemez. Sağlıklı düşünemeyen insan ise problemini bağırarak, kavga ederek çözmeye çalışır.

Siz hiç malını, bağırarak satan bir sarraf gördünüz mü?
Ya malını bağırarak satan bir antikacı? Ya da Dede Efendiden bir parçayı bağırarak okuyan bir yorumcu gördünüz mü? Göremezsiniz. Çünkü hepsinin ürünleri çok kıymetlidir.

Devlet Adamı ile Partici arasındaki fark da yukarıdaki örneğe benzer.
Birileri sadece bağırıyor, sürekli hakaret ediyor, fakat bir türlü doğru karar verip eyleme geçemiyorsa o kişinin bilgi-görgü-edep sahibi olmak ve uzmanlarla çalışma yeteneği yok demektir. Böyle bir yönetici hem temsil ettiği topluluğa hem de kendisine büyük zararlar verir…

Partilerin bu haftaki grup toplantılarında yine bağıran Genel Başkanları gördük.
Erdoğan niye bağırıyor?
İsveç’te ve Hollanda’da bazı manyakların Kur’an-ı Kerim’i yakmaları ve ABD’nin “Türklerin, müttefikimiz Kürtleri ezmelerine fırsat veremeyiz” demesine!

Kur’an-ı yakma eyleminin, bizdeki seçime yönelik bir basit iç provokasyon olduğunu anlamamak için cahil olmak lazım.
ABD’nin YPG/PKK’yı koruduğu, her türlü silah ve para desteği verdiği de tartışılmaz bir gerçek. Peki, bizim gelişmiş demokrasi ve özgürlük taraftarı olan HDP’li ağaların, ABD’ye uşaklık yapmaktan utanmayan YPG’lilere “Siz ne yapıyorsunuz? Emperyalist ABD’nin elemanı olmayı ve Türkiye’ye saldırmayı nasıl kabul edersiniz” dediğini duydunuz mu? Duyamazsınız! Fakat HDP’liler gerçekte hem Türkiye’den toprak ve özerklik talep ederler hem de “Biz bölücü değiliz” derler. 6’lı masa da, AKP-MHP ortaklığı gibi bunları destekler!
Bir başka gerçek de, Dedeağaç’tan Adalara ve Girit’e oradan da Güney Kıbrıs’a ve Güney sınırlarımıza kadar ABD’nin bizi çepeçevre sardığı!

Rusya, Türkiye’yi Suriye ile barıştırıp, YPG’ye yani ABD’ye saldırmamızı zorluyor.
ABD ise Zelenski’yi sıkıştırıp Rusya ile savaşın yoğunlaşmasını istiyor!
Yani bu bölgede her zaman güvenilir sözü dinlenir bir ülke olan Türkiye, Ekonomisinin çökmesi, yolsuzluklar, Erdoğan’ın yurtdışı malvarlığı başta olmak üzere, kasaba politikacılarının ilkel dış politika uygulamalarıyla, emperyal devletlerin oyuncağı olmuş durumda!

Erdoğan’a soralım;
Siz, ABD’nin bölgemizle ilgili hesaplarını şimdi mi duydunuz?
-ABD ve İsrail’in bölgemizde bir Kürt Devleti kurmak için yıllardır çalıştıklarını, BOP’un 22 ülkenin sınırlarını değiştirecek bir plan olduğunu bilmeden mi bu kıyım projesinin eşbaşkanlığını kabul ettiniz?
-54 bin insanımızın hayatını çalan, elindeki silahları bırakmayıp insan öldürmeye devam eden PKK ile müzakereye oturma emrini veren siz değil misiniz?
-Habur rezaletini, Türk Milletine yaşatan siz değil misiniz?
-Barzani denen ABD-İsrail uşağını kongrenizde “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye alkışlatan siz değil misiniz?
-Bebek katili Öcalan’ın mektubunu Diyarbakır’da binlerce kişiye dinleten siz
değil misiniz?
-Tam da Cumhuriyet Bayramında, Barzani’nin Peşmergelerinin ağır silahlarıyla,
PKK bayraklarıyla, zafer işaretleriyle Türkiye’den geçip Fırat’ın doğusuna yerleşmelerine izin veren siz değil misiniz?
-Putin ile akçalı işlere girerken, işin sonunun nereye kadar gideceğini hiç düşünmediniz mi?

Şimdi niçin bağırıyorsunuz?
Bağırmak, yaklaşmakta olan felaketi iç politika malzemesi olarak kullanmak, gerçekleri ve işlenen suçları değiştirmez ki!
Yapılması gereken “Devlet Adamı” tavrıyla, üslubunuzu düzeltmek ve birliğimizi sağlamak olmalıdır…

Bahçeli’ye gelince; AKP’yi ve liderini isim vererek;
-Bunlar devlet hazinesini soydular, diyen siz değil misiniz?
-Bunlar İmralı-Kandil uşaklarıdır, diyen siz değil misiniz?
O zaman siz neden bağırıyorsunuz? Kızacaksanız kendinize kızın! Bir yıl bile önünü göremeyen bir siyasetçinin, Türk Milletine vereceği ne olabilir ki?
Bağırarak ve gazetecileri dövdürerek, itekleyerek insanları korkutacağınızı,
bu tarihi gerçekleri değiştireceğinizi mi zannediyorsunuz?

Şimdi iki lider de vuralım, kıralım, girelim diyorlar!
Lütfen, günlük kararlarınızla hareket etmeyin.
Düşünün, danışın, tartışın, yakın tarihi özellikle Atatürk’ü bir daha okuyun, anlayın ve Türk Milletine daha fazla acı yaşatmayın!
Yanınızdaki şaklaban danışmanları bırakıp, gerçek uzmanlarla çalışın.
İstifa etmenin ve kenara çekilmenin de onurlu bir davranış olduğunu bilin.
T.C Devletine ve Türk Milletine daha fazla zarar vermeyin artık!
Ama kime söylüyoruz ki?

Sağlık ve başarı dileklerimle

26 Ocak 2023
Rifat Serdaroğlu

 

Bir Cevap Yazın