Değerli okurlar, milletin her alanda çaresiz bırakılması sorunlar yumağının katlanmasına neden oluyor. Sorunların kaynağı AKP İktidarı ise sorunların büyümesi karşısında rahatlatıcı tedbirler almak yerine yine sabredin diyerek işin içinden çıktığını zannediyor. Oysa Türkiye fotoğrafı tam tersini yansıtıyor. Uygulamalar! çözüme katkı sağlamayınca, AKP yönetimi kendi ifadeleriyle vatandaşların fakirleşmesine “yaşam süresinin” uzaması gerekçe olarak ileri sürülüyor. Yani, sorun emekli ve emekçilerin yaşam sürelerinin uzamasında!… Allah ıslah etsin bunları dersek faydası olur mu bilemem ama genel olarak Türkiye resmini ele aldığımızda;
Emekçilerin hak arama yani, grev yapmaları Cumhurbaşkanı kararı ile hayata geçirilemiyor, öğrenciler barınma ve kitap temininde maddi açmaz içerisinde kıvranıyor, vasıflı gençler istikbalini yurt dışında arıyor ve beyin göçü her geçen gün artışını sürdürüyor, emekli ve emekçiler sürünüyor, aileler parçalanıyor, okullarımız hijyenden yoksun bırakılırken öğrencilere verilen başarı karnesinden Atatürk ve Türk Bayrağı çıkarılıyor, esnaf siftahsız kepenk kapatıyor, çiftçi sadece tüketime katkı sağlıyor, emekli kardeşlerimiz ise barındığı yerde varlığı kimseyi rahatsız etmesin diye belediyenin verdiği ulaşım kartı ile sabah evinden çıkıp metro-otobüs seyahatleri ile gününü geçirmeye çalışıyor ve akşamın karanlığında evine dönüyor. Yani ev artık emekli için “OTEL”, vatandaşlar için ise “ÇİLEHANE”’ vasfına dönüşmüş durumda.
Mevcut AKP iktidarı ve koşulsuz destekçisi MHP ile ana muhalefet CHP yönetimi emekçi ve emeklilerin onurunu kıran davranış sergilemeye devam ediyorlar. İktidar saray ve eşrafı ile Suriye için milyar dolarlar harcamaya kaynak bulurken, emekçi ve emeklilere “bütçe imkanlarını zorlayarak enflasyona ezdirmedikleri” yalanını söylüyorlar ve hemen arkasından “çektiğiniz sıkıntıların farkındayız biraz daha sabredin” derken, CHP yönetimi MHP yönetimine “artış teklifini siz getirin biz aynen kabul edeceğiz” diyerek sözde bu konu ile ilgilendikleri imajı yaratmaya çalışıyor. “AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE”!
Değerli okurlar, bunlar emekçi ve emekliler üzerinden siyasi çıkar elde etmek adına kayıkçı kavgasına devam ediyorlar. Yahu siz ne yapıyorsunuz emekli ve emekçiler hizmetlerinin karşılığını talep ediyor sadaka istemiyor. DOĞRU PARTİ olarak hatırlatırız ki, EMEKÇİ ve EMEKLİLER sizin oyun alanınız değil asıl oyunculardır, bu nedenle emeklerinin karşılığını vermeniz bir lütuf değil hakları olan bir bedeldir. Vatandaşların hakkını gasp eden AKP İktidarı ve ana muhalefet CHP bahane üreterek kayıkçı kavgasında çözüm olmadığını bilmiyor mu? içerisinde yer aldıkları TBMM bu sorunu çözme yeteneğinden yoksun mu?
Değerli okurlar, AKP iktidarı ve koşulsuz destekçileri 2026 yılı içerisinde TÜİK’in kırpılmış verilerine dayalı zamlar dışına çıkmayarak bu kesimi ezmeye devam edecek ancak, muhtemel 2027 kasım ayında yapılacak bir erken seçim öncesi siyasi çıkarları uğruna emekçi ve emekliler için kesenin ağzını açacaklar. Bu uygulama vatandaşlar için değil kendi menfaatleri gereği yapılacak bir eylem olmaktan öteye gitmeyecektir. Umarım seçime dayalı bu uygulamaya vatandaşlarımız kanmaz.
Nereden bakarsanız bakın, saray ve eşrafı dışında toplumun verdiği resim net değil FLU. Öyle ki, toplumun tüm kesimleri için sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarındaki resimler kap karanlık. ABD başta olmak üzere emperyal güçler ve yerli iş birlikçileri aleni bir şekilde “Ulus devlet ve üniter yapının” tahribata uğratılması konusu ülkemizin tepesinde bir “kara bulut” olarak varlığını sürdürüyor. Temennim o ki, milletimiz söz sırası kendisine geldiğinde, sağduyusuna hakim olması ve muhatap oldukları zalimce uygulamaları hatırlamalarıdır. Kurtuluş yine milletin iradesindedir. Yoksa, bu günleri çok ama çok ararız.
AKP iktidar yönetimi halen ve ısrarla “biz vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmedik” yalanı ile adeta milletin aklıyla alay ediyor. Genellikle de dini ve milli hassasiyetleri siyasi çıkarlarına alet etmek üzere algı operasyonlarına devam ediyor. Bir de kabarık bedelleriyle elektrik, doğalgaz ve su faturaları eklenince vatandaş günlerini ah, vah diyerek geçiriyor. Oysa; Çare ah vah etmekte değil, sizlere ah vah çektirenlere “YETTİ GARİ” değişim şart demektir. 23.Ocak.2026
Selam ve saygılarımla
Cezmi Orkun
Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı
(Enerji, Tabii Kaynaklar ve Madencilik Politikaları Başkanı)
