Eski YARSAV Başkanı Eminağaoğlu bundan sonrası için CHP’nin “iki başlı” bir duruma sokulduğuna dikkat çekerek, “YSK mahkeme kararını kaldıramaz, siyasi ve hukuki çıkmazdan ayrılmanın yolu eninde sonunda sandıktan geçiyor. Şimdi Kemal Bey temyizden ne zaman vazgeçerse iki başlılık o zaman biter. Bu duruma gelindi” dedi.
Mutlak butlan kararı sonrası eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, CHP’ye yaptığı uyarıda, temyizden vazgeçilerek Olağan Kurultaya gidilmesi çağrısında bulunmuştu.
Ömer Faruk Eminağaoğlu: “CHP derhal 38. Olağan Kurultaya gitmeli!”
Eminağaoğlu:
“37. kurultay organlarında yer alıp, 38. kurultayı hukuksuz bulanların da 38. kurultaydan zaferle çıkanların da evet, 38. kurultayın yenilenmesine, bu kurultayın tekrar ve bir an önce yapılmasına varız, sandığa varız, müdahalelere karşıyız, partiyi yıpratmayız, demelerinden geçmektedir!
Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararı ile ortaya çıkan hukuksuzlukları saymakla bitmez.
Karar, yetki ve görev, diğer hukuksal yönlerden bir çok aykırılıklar içeriyor.
Bu ayrı bir konu.
Bu yazıda, kararın hukuka aykırı yönlerinin neler olduğu veya siyasi yönleri değil, ortaya çıkan bu hukuk açmazı ve çıkmazını eleştirmenin ötesine geçerek, artık bu duruma hukuken ve siyaseten nasıl son verilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur.
Yazı bu amaç çerçevesinde yorumlanmalıdır.
CHP’de her yoldan yaşanan müdahalelere bir an önce son vermek için, derhal ve en kısa sürede 38. kurultayın yenilenmesi sağlanıp, yeniden 38. kurultay sandığı ortaya konulmalı.
BAM özetle,
Birleşen altı davadan birini reddetmiş, birleşen diğer beş dava ile ilgili olarak 38. kurultay yeniden yapılmalıdır demiştir. Aynı durumu İstanbul il kongresi içinde söylemiştir.
Bu karar kesinleşene kadar da 37. kurultay organlarının ve İstanbul’da da 37. il kongresinde seçilen organların göreve “tedbiren devam etmesi” gerektiğini de söylemiştir. (Hukuken kayyımlık söz konusu olmayıp, kayyım denilen, bu geçici görev yapma durumudur.)
CHP’yi karşı karşıya kaldığı bu belirsiz durumdan kurtarmanın yolu
Geçici yönetim görevi devralacak olmakla, geçici yönetimin varlığı ve de görevinin uzaması demek, parti örgütünün başında, mahkemece imza yetkisi verilen 37. olağan kurultay organlarının ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun varlığı, TBMM grubunun başında ise Özgür Özel’in varlığı demektir.
Parti’nin iki başlı bir duruma sokulması demektir.
37. kurultay organlarında yer alıp, 38. kurultayı hukuksuz bulanların da, 38. kurultaydan zaferle çıkanlarında, evet 38. kurultayın yenilenmesine, bu kurultayın tekrar ve bir an önce yapılmasına varız, sandığa varız, müdahalelere karşıyız, partiyi yıpratmayız, demelerinden geçmektedir!
Karar temyiz edilmemeli, Parti avukatları (temyiz etmiş olsalar bile) temyizden vazgeçmelidir.
38. kurultay organları görevden el çektirilmekle, kararı temyiz etme imza yetkisi, artık 37. kurultayda seçilen genel başkana veya hukuken partiyi temsil eden parti avukatlarına aittir.
Parti avukatları bu yetkiyi kullanmalıdır.
Parti avukatları, bu yetkiyi imza sahibinin/asilin (37. kurultay genel başkanının) iradesine aykırı olarak kullanamaz ise de, amaç 38. kurultayın yenilenmesi olduğuna göre, 37. kurultayda seçilip göreve döndürülenler, biz kararın hemen kesinleşmesi ve bu yolla hemen yapılacak bir 38. kurultaya hayır diyoruz, 38. kurultaya gitmiyor, kaçıyor, uzak duruyoruz, diyemez. Diyenlere, siyasi de, hukuki de sonuçları söz konusu olacaktır.
“Belirsizlik ve Kaos!”
Öyle bir durumda uzayacak belirsizlik ve bunun yol açacağı kaos halinden, delege de, üyeler de, herkes de, sandıkta hesabını sorar.
Bu kararlara karşı temyiz yolu açıktır.
Bu nedenle temyizden geçerek onanması yoluyla ya da temyizden vazgeçilmesi yoluyla, bu kararın kesinleşmesi sağlanarak, iptal kararı ancak uygulanabilir.
Bir an için tedbir kararı gündeme gelse bile, böyle bir durumda esasa hükmedilen iptal kararı “kesinleşip uygulanabilir hale gelmiş gibi” tedbir kararı verilemeyeceğinden, hukuken hiçbir şekilde önceki yönetimdekilere tedbiren görev verilemez.
Mahkeme, kesinleşme yani temyiz sürecini bertaraf edip, karar kesinleşmiş de uygulanacakmış gibi önceki yönetimdekileri göreve döndürür nitelikte tedbir kararı vermiştir.
Bir an için tedbir kararı verilme koşullarının oluştuğu düşünülecek olsa bile, bu kişiler karar kesinleşene kadar 37. kurultay genel merkez organlarında olmayan kişilerden olabilir.
“Hukuka aykırı da olsa, geçerli bir tedbir kararı!”
Ancak ortaya çıkmış, hukuka aykırı da olsa, geçerli bir tedbir kararı söz konusu.
İtiraz sadece temyiz yoluna gidilerek Yargıtay’a yapılabilir.
Diploma davasındaki kararlar hatırlanırsa, yargı yoluyla bu müdahalelerin yaşandığı bir ülkede, tedbir kararına yapılacak itirazda, Yargıtay “bu itirazın temyiz incelemesi sırasında değerlendirilmesi” diyerek ya da bu da denilmeden itirazın reddi yoluna gidecektir.
İtirazın yapıldığı anlaşılmış olup, itiraz Yargıtay’ca öncelikle görüşecek konulardandır.
İtirazdan sonuç bekleyerek, karar temyiz edilince, bu durumda kararın kesinleşmesi de ve tedbirin geçerliliği, dolayısıyla geçici yönetimin görevi de, partideki ikili yapının varlığı da uzayacaktır.
Kararın hukuksuzluğunu asla kabul etmek değil, kararla yaratılan hukuksuzluğa işaret edip, bunun sonuçlarından bir an önce kurtulmak, kaosu ortadan kaldırmak, bunun için 38. kurultaya bir daha ve her zaman varız demektir.
Partiyi mahkeme kapılarında, bağımsızlığı olmayan organlarda tartıştırmaya hayır diyerek, delegeleri tekrar aynı kurultay için varız diyerek, aynı kurultay sandığına çağırmak demektir.
38. kurultay tartışmaya açılıyorsa, bu tartışmaları sonlandırmak için, 38. kurultayın yenilenmesinden hiç kimse geri durmamalı.
Ne 37. kurultayla görev başında olanlar…
Ne de 38. kurultayla seçilenler…
Aksi halde müdahalelerle yaratılan iki başlılık…
Herkes mücadele için sandığa varız demeli…
Bu yola gidilmez, yeni yönetim gelip, yeni yönetim ve yeni yönetimin görevlendireceği avukat kadrosu, hukuki ve siyasi çatışma ve gerilimlere rağmen, temyiz sürecini yürütürlerse, bu geçici yönetimin görevinin de sürmesine ve de iki başlılığın sürmesine yol açar.
Böyle bir duruma neden olunmamalı.
“YSK, parti kurultaylarına karışmaz“
Kurultayları, ilçe seçim kurulu yapar.
İlçe seçim kurulu; delege listeleri, oylama, sayım, döküm konularında ve seçim sonuçlarını açıklar. Varsa itirazlar il seçim kuruluna yapılır. İtiraz süresi geçmekle veya varsa itirazlar reddedilmekle, seçim sonucu kesinleşir.
“Kesinleşen seçim sonuçlarına rağmen, ortaya bir mahkeme kararı çıkmıştır: Ne yapılacaktır?“
Mahkemenin incelemesi, seçim yargısının inceleme alanına göre daha geniştir.
Bu mahkeme kararının hukuki akibeti YSK’yi değil, Yargıtay’ı ilgilendirir.
YSK’ya yapılan itiraz; haklı gerekçelere dayansa bile, YSK o mahkeme kararının denetimi bana değil Yargıtay’a aittir der ve itirazı reddeder.
Bu yapılan itirazın haklılığı haksızlığı konusu değildir.
Partide bu başvuru sonuçlarını bekleme, karşılıklı gerilim ve çekişme, ayrışma, kamuoyunda da belirsizlik ve kaos ortamı söz konusu olacaktır.
Parti bu tartışmalardan uzak tutulmalı, listeleri kesinleşen 38. kurultay delegelerine, haydin kurultaya denilmeli.
37. kurultay 25/26.7.2020 tarihinde yapılmıştır.
Üç yıllık sürenin dolduğu 25/26.07.2023 tarihine kadar, azami üç yıl içinde 38. kurultay yapılmamıştır.
O dönemde 38. kurultay takvimi başlatılmış, işletilmiş, il kongreleri tamamlanmıştır.
Kurultay tarihi 4/5.11.2023 olarak belirlenmiş, o tarihte 38. kurultay yapılmıştır.
Şimdi 38. kurultay iptal edilmiş, karar kesinleştirildiğinde, 38. kurultay yenileceğine göre, yapılacak olan, 37. kurultay organları konusunda azami süre de dolmuş olmakla, 38. kurultay konusunda işleyen takvimi işletmek, biten il kongreleri karşısında, 37. kurultay PM’sinin, geçmişte yaptığı gibi yeni (38.) kurultay tarihini belirlemesidir.
37. kurultayda seçilen genel merkez organları bundan uzak duramaz.
İstanbul il kongresi iptal edildiği için, yeni yapılacak 38. olağan kurultay tarihine kadar yeni İstanbul il kongresi yapılır ise, İstanbul’dan seçilecek delegeler kurultaya katılabilecek, aksi halde İstanbul’un 37. kurultay döneminde seçilmiş delegeleri kurultaya katılamayacaktır.
Demokratik bir kurultay için, İstanbul 38. il kongresinin yapılabileceği tarihleri gözetip, yeni 38. olağan kurultay tarihi buna göre belirlenmelidir.
Mahalle, ilçe, il delegelerinin seçimi, yeni delegelerle, yeni kurultay yoluna gidilemez. Bu ayrı bir iptal konusu olacaktır.
Ortada, tekrarlanacak, yenilenecek bir kurultay vardır.
Bu da, 38. kurultay için seçilmiş delegelerle olabilecektir.
38. kurultay takvimi konusunda takvim işlemiş ve il kongreleri biterek, kurultay günü ve kurultay iptal edilmiş olmakla, tek yapacakları, yeni kurultaya gitmek, 38. kurultayın bir an önce gerçekleştirilmesini sağlamaktır.
Kesinleştirilecek iptal kararı karşısında, kurultaya gitmezlerse, CHP’de herhangi bir üyenin sulh hukuk mahkemesine başvuru üzerine, mahkeme 3 yıl dolmasına rağmen parti kurultayının toplanmaması nedeniyle, kurultayı toplayacak bir çağrı kurulu görevlendirecektir.
Bu karara sadece istinaf yolu açıktır.
Mahkeme burada şekli bir inceleme yapacaktır.
BAM, asıl ve birleştirilen olmak üzere toplam 6 davayı inceleyerek, tedbir kararını 5 dava konusunda vermiştir
Bir davayı reddetmiştir.
İki davacısı olan bir davada, bir davacı yönünden kabul, bir davacı yönünden reddetmiştir.
Sonuç olarak beş dava nedeniyle tedbir kararı verilmiştir.
Kesinleştirilecek bu beş dava nedeniyle, kesinleşene kadar söz konusu olan tedbir de sona erecek, kesinleşecek kararlarla ilgili kesinleşme şerhi alınarak, bu şekilde 38. kurultaya yönelik işlemler yapılacaktır.
Öte yandan 38. kurultayla ilgili devam eden davalar olduğu gibi, BAM iki kişinin istinaf başvurusunu reddetmiştir.
O kişiler yönünden temyiz yolu açıktır.
O kişiler kendileri yönünden kararı temyiz edebilirler. Ancak o kişilerle ilgili davalarda BAM tedbir kararı vermiş değildir.
38. kurultayla ilgili beş dava kesinleşmiş olunca, o kişilerin de amacı 38. kurultayın iptali olmakla, 38. kurultay konusunda kesinleşen iptal kararları karşısında, o kişilerin temyize başvurmaları, geçici yönetimin görev süresini uzatmaz ve 38. kurultayın yapılmasını etkilemez, geciktirmez.
O davalarda da Yargıtay, 38. kurultay konusunda iptalle sonuçlanıp kesinleşen kararların (kesin hükmün) varlığını gözeterek, ayrıca (dava açma tarihlerinde parti delegesi olmadıkları ve dava açtıkları tarihte parti delegesi olma koşulu karşısında) dava açma sıfatlarını gözeterek, karar verecek, verilecek karar sonuca etkili olmayacaktır.
İhtiyati tedbir kararı yoluyla genel merkeze girilmesi hukuken engellenemez ancak bunun siyaseten yapılabilmesi olanaklı görülmemektedir.
Daha önce İstanbul il kongresi konusunda verilen tedbir kararının uygulanması sırasında il binasına kolluk müdahalesi ile girilebilmesi ve yaşanan olaylar hatırlandığında, genel merkeze kolluk marifetiyle girilmesi, kuşkusuz giderilmesi mümkün olmayan olaylara yol açabilecektir.
Ancak, ihtiyati tedbir kararı ile yetkiyi devralanlar, parti hesapları konusunda da yetki sahibi olmakla, kendilerine parti defterleri teslim edilmese de, parti hesapları bildirilmese de, tedbir kararı ile bu süre için yeni defter edinip, parti hesaplarını kullanmak konusunda yetki sahibi olmakla yeni bir bina edinip, oradan faaliyette bulunabileceklerdir.
Bunlar hukuken mümkün, ancak siyaseten partide iki başlılığı, ikili yapıyı, bölünmüşlüğü körükleyecek konulardır.
Karar temyiz edilir ve bu ikili yapı uzarsa, cumhurbaşkanı adayı Özgür Özel’in başında bulunduğu TBMM parti grubu, genel seçimlere girecek milletvekili adayları ise tedbiren göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlık edeceği 37. kurultay PM’sinin alacağı kararla belirlenecektir.
İktidar partisi, yarışacağı cumhurbaşkanı adayını silah haline getirdiği yargı yoluyla belirleme yoluna koyulmuştur.
Şimdi de, seçimlerde yarışacağı ana muhalefet partisinin genel başkanını da belirleme iradesini ortaya koymaktadır.
37. kurultayda seçilen genel merkez organları, karar kesinleşene kadar görev yapabilecek organlardır.
Kesinleşme, Yargıtay’ın onama kararı veya temyizden vazgeçmekle söz konusu.
Yargıtay, temyize gidildiğinde kararı bozada bilecektir. O zaman bozma kararının sonucu beklenecektir.
Geçici yönetim, karar kesinleşmeden, olağan kurultay yapma yoluna gidemez.
Karar kesinleşene kadar, bir olağanüstü kurultay toplanamaz!
38. kurultay takvimi başlamış olup, bu kurultay konusunda il kongreleri yapılmıştır.
Kurultay takvimi başladıktan sonra olağanüstü kurultay yapılması, MYK onayına bağlıdır.
MYK’da, tedbiren göreve gelmiştir. 37. olağan kurultayda seçilen PM’den atanmış MYK’dır. Bu MYK’nın, bir olağanüstü kurultaya onay vereceğini düşünmek gerçekçi değildir.
BAM’ın verdiği kararlar, tam anlamıyla müdahale!
Sadece 38. olağan kurultay değil, 38. olağan kurultay ve bu kurultaydan sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile bu kurultaylarda alınan kararlar da iptal edildi.
Dolayısıyla 20 nci olağanüstü tüzük kurultayı, 21 inci ve 22 nci seçimli olağanüstü kurultaylar, 39 uncu seçimli olağan kurultay iptal edilmiş durumda.
Partinin sorunlarının 38. kurultayı bir an önce toplayıp, çözümü parti dışında aramamak için,
Yapılacak olan, 38. kurultayın bir an önce toplanmasını sağlamaktır.
Yoksa ahmak davasında da olduğu gibi, Yargıtay temyiz edilen dosyayı elde tutacak, geçici yönetim karar kesinleşmeden kurultay yapamayacağı için, bu ikili yapı sürecek, partide huzursuzluk ve seçmen karşısında da güvensizlik körüklenecektir.
Partinin “iki başlı bir duruma sokulduğuna” dikkat çekti. Çözüm olarak kurultaya işaret etti. “Şimdi Kemal Bey temyizden ne zaman vazgeçerse iki başlılık o zaman biter. Bu duruma gelindi” diye konuştu.
“Parti iki başlı bir duruma sokuldu!”
Eminağaoğlu:
“Yüksek Seçim Kurulu (YSK) bu konularda görevli organ değil, mahkeme kararını kaldıracak bir organ değil. Mahkeme kararı yanlış da olsa doğru da olsa bu kararı denetleyecek olan Yargıtay. Dolayısıyla yapılan itiraza beklenen karar çıkmayacak. Mahkeme kararını YSK kaldıramaz. Mahkeme kararı her türlü hukuka aykırılığı içeriyor ama mahkeme kararı sürdüğü sürece geçici yönetim sürüyor. Yargıtay’a temyiz edince de geçici yönetim devam ediyor. Genel Merkez başında geçici yönetim, Meclis grubu başında Özgür Özel, yani iki başlılık.
Bir yönetim en çok 3 yıl görev yapar. Kemal Bey ve yönetimi de 3 yıl 4 aydır görevdeydi, kurultay takvimi işliyordu. Karar kesinleşse yani temyiz edilmese tek yapacakları hemen yeni kurultay tarihi belirlemekti. Bu sonuca o kararı yerden yere vurmakla gidemezsiniz. Siyasi ve hukuki çıkmazdan ayrılmanın yolu eninde sonunda sandıktan geçiyor. Şimdi Kemal Bey temyizden ne zaman vazgeçerse iki başlılık o zaman biter. Bu duruma gelindi.”
