Odeabank, Lübnan’ın Bank Audi bankasının kuruluşu olarak, 2011 yılında Türkiye’de kurulma izni alıyor. 2012 yılında faaliyete geçiyor.
Çoğunluğu İstanbul ve Ankara olmak üzere, kısa sürede 15 vilayete yayılmış 47 şube kuruyor.
13 yıllık geçmişine rağmen büyük paralar kazanıyor.
Sadece son 4 yıldaki kârı şöyle;
> 2020 yılı: 134 milyon TL kâr
> 2021 yılı: 206 milyon TL kâr
> 2022 yılı: 853 milyon TL kâr
> 2023 yılı: 1,71 milyar TL kâr
Görüldüğü gibi her yıl kârını ikiye katlamış. Ancak ne hikmetse, satılmasından öncesindeki son yılda, 2024 yılında, rekor seviyede zarar ediyor.
> 2024 yılı: Önceki yılda 1,71 milyar TL kâr eden banka, 330 milyon TL zarar.
2025 yılı Mart ayında da Lübnan bankası Odeabank, Birleşik Arap Emirlikleri’nin bankası Abu Dhabi Developmental’e satılıyor.
BDDK ve satışa onay veren Rekabet Kurulu, her yıl artan kârına rağmen son yıl 330 milyon TL zarar gösterilmesinin, bir maliye numarası olup olmadığını umarım inceletmişlerdir.
“Satan yabancı, alan yabancı, bizi niye ilgilendiriyor” diye düşünen varsa, hata eder.
Banka Türkiye’de kuruluyor.
Bütün faaliyeti ülkemizde.
Bizde semirip büyüyor.
Bizim ulusal pazarımızdan büyük paralar kazanıyor.
Bizden kazandıkları ile palazlanmakla kalmıyor, edindiği pazar potansiyelini başka bir yabancı bankaya satıyor.
Görüldüğü gibi, ülkemizde faaliyet yapan şirketlerin atacakları her adım, gerçekte bizim ulusal meselemizdir.
Rekabet Kurulu’nun satışa onay verip vermeme iradesi de, bu gerçekten doğmaktadır zaten.
ULUDAĞ ELEKTRİK AŞ OLAYI
Yakın zamandaki başka bir top çevirmeyi hatırlayalım;
> AKP iktidarı, Çanakkale, Balıkesir, Bursa ve Yalova illerini kapsayan Uludağ Elektrik AŞ,’yi, 2017 yılında yandaş holding Limak’a satmıştı.
> Yandaş Limak da, Türk milletinin birikimleriyle inşa edilmiş ve AKP iktidarı tarafından kendisine ikram edilmiş olan Uludağ Elektrik AŞ’yi, 2022 yılında 4 milyon abonesi ile İngiliz tekeli Actis’e satıyor.
Rekabet Kurulu bu satışa sesini çıkarmıyor, onaylıyor.
> İngiliz Actis de, ele geçirdiği bu milli değerimizi, 2024 yılında Amerikan tekeli Amerikan General Atlantic’e satıyor.
Rekabet Kurulu bu satışa da itiraz etmiyor. Bunu da onaylıyor.
Türk milletine ait olan Türkiye Elektrik Kurumu’nun (TEK) 1994 ve sonrasındaki yıllarda paramparça edilmesinden sonraki parçalarından biri olan Uludağ Elektrik, sadece satılmış olmuyordu. İktidar onayı ile yabancı tekellerin aralarında top gibi oynadıkları bir orta malına dönüşmüştü.
*
Türkiye, Özal’ın ANAP iktidarı döneminden beri, yabancı tekellerin açık top sahasına dönüştü.
AKP iktidarı döneminde ise, yabancılar aralarındaki alışverişi daha da hızlandırdılar. Ulusal pazarımızda istedikleri gibi top çeviriyorlar.
Mehmet AKKAYA