T.C Devletinin kuruluş senedi olan LOZAN Antlaşmasını tanımıyorsunuz.
T.C Devletinin Kurucu Önderi Atatürk’ü reddediyorsunuz.
T.C Devletinin 1923-2002 Dönemini “Zulüm Dönemi” sayıyorsunuz.
T.C Devleti, Lozan’dan sonra Kürtlere soykırım yaptı diyorsunuz.
Anayasamızın ilk 4 maddesini değiştirmek istiyorsunuz.
Resmi dil olarak Türkçenin yanına Kürtçe ve Arapça da olsun diyorsunuz.
Ulus Devleti-Üniter Yapıyı kabul etmiyorsunuz.
Laiklik İlkesini kaldırıp, Millet yerine Ümmet istiyorsunuz.
Bölgedeki barajların üretimlerinden, kendinize pay istiyorsunuz.
Cumhuriyet Dönemine, Faşist-Zalim-Otoriter diyorsunuz.
Peki, bunları, kim adına ve kimden istiyorsunuz?
Siz kimsiniz ki, Kürt Kökenli T.C Vatandaşları adına konuşuyorsunuz?
Siz, bunları Türk Milletinden mi istiyorsunuz?
Bunları gerçekleştirmenizin iki yolu var. Başka bir yol yok!
Ya, ülkede oy çoğunluğunu kazanacaksınız ve iktidar olup yapacaksınız,
Ya, savaşacaksınız ve Türk Milletini yenip, devletinizi kuracaksınız!
Oyunuz belli! Tüm baskılarınıza, oy hırsızlıklarınıza ve oy hırsızlıklarınıza rağmen Kürt kökenli T.C Vatandaşlarımızın yarısından fazlası size oy vermiyor.
1984’ten beri savaşıyorsunuz, ölümlerden başka hiçbir şey elde edemediniz.
PKK’lılar, DEM’ciler, sizler hep Türklere karşı savaştınız.
İran’da sizi memur bile yapmazlar, İran’da bir gün bir tabanca patlattınız mı?
Halepçe’de Kimyasal silahla binlercenizi öldürdüler, siz Türkiye’ye kaçtınız.
Esad size, kimlik bile vermedi, bir gün savaştınız mı?
Savaşmadınız. Neden? Çünkü orada demokrasi yok. Kafanızı koparırlar!
Türkiye’de demokrasi var, idam cezası da yok. Cezaevlerini de okul gibi kullanıyorsunuz. Bölgede her türlü kaçakçılık var. Elektrikte kayıp-kaçak oranında dünya rekoru kırıldı. Tabii ki Türk Devletine karşı savaşırsınız…
Madem Türklerden nefret ediyorsunuz, madem ki oyla-silahla bir b.k elde edemiyorsunuz, ÇIKIN O ZAMAN TÜRK VATANDAŞLIĞINDAN!
Gidin Barzani eşkıyasının vatandaşı olun. Mazlum Abdi’nin vatandaşı olun.
Huzur içinde yaşayın.
1984’ten beri 54 Bin vatandaşımızı öldürdünüz hayatlarını kararttınız.
Hepimizin çocuklarının geleceği olan 400 Milyar Dolar paramızı yok ettiniz.
Sizlerden bölge için, Türkiye için bir tane Yatırım Projesi duysam, inanın dişimi kıracağım. Hayatınız ihanet ve beleş içinde geçiyor.
Kürt kökenli vatandaşlarımızı sömürmekten bıkmadınız, usanmadınız…
Sağlık ve başarı dileklerimle
18 Aralık 2025
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı
DEMANS MI, İHANET Mİ?
Dewlet Bahçeli çok ilginç biridir. Her ne kadar ona Akademik dünya “İşlevsiz Doçent” dese de, bu yakıştırma doğru değildir. Bahçeli aksine “Çok İşlevli” biridir. Onun tefinin önünde Zennube bile oynayamaz.
Bazen öyle şeyler söyler ki, bizim Temel’in Konfüçyüs’ü çıldırttığı gibi herkesi perişan eder!
“Temel Budist olmaya karar vermiş, Konfüçyüs’ü ziyaret edip ilk dersi almış!
Konfüçyüs; “Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi, başkalarına yapma” demiş. Temel gözlerini traktör farı gibi açıp “Ne yani ben şimdi Fadime’yi beceremeyecek miyim” diye bağırmış!
Konfüçyüs; “Atın bu zepevenki dışarı, bin yıllık felsefeyi yıktı” demiş!
Bahçeli aynı Temel gibi! Gerçi onun Fadime’si yok ama, öyle şeyler söyler ki, insanın aklını başından alır. İki örnek verelim;
-Ceviz yuvarlaktır ama, her yuvarlak ceviz değildir!
-Dönek ve işbirlikçi siyasetlerin maskesi düşmüştür, paçaları ele vermektedir!
Ceviz kim, yuvarlak kim, dört köşe ceviz var mı, kim işbirlikçi, maskeli kim, kimin paçaları kimi ele vermiş? Anlayabilene bravo!
Ben de bir anlam veremeyince Halkın Filozofu Bergamus’a sordum?
Dedi ki; Bunları söyleyen kişi ya demans’ta (Bunamak) ya da ihanet içinde!
Bahçeli’nin son dediklerine bir daha baktım. Sizler de bakın!
“İki nokta arasındaki en kısa yol bir doğrudur. Şu anda muhataplardan biri Öcalan diğeri Devlettir.”
Bahçeli bu cümleyi kurduysa, ne Demanstadır, ne de ihanettedir. Bu sözler doğruysa Bahçeli ÇILDIRMIŞ demektir. Beyninde, gram akıl kalmış bir Türk,
Katil Sürüsü PKK Narko-Terör Örgütü ile binlerce yıllık Türk Devletini asla eşit gösteremez. Bu kafa, Anayasamızın ilk 6 maddesini çiğnemekte ve Anayasa İhlal suçu işlemiş demektir. Bu kişi ve bu hakarete dava açmayan Adalet Sistemi tümüyle ihanete ortak olmuştur…
Yazıyı bağlarken Bergamus geldi ve Bahçeli’ye şu soruyu sordu!
“Sayın Bahçeli, yılan S çizerek hareket eder. Yılanı dümdüz nasıl yürütürsünüz?”
Bahçeli düşündü, düşündü, düşündü ve “Bilemedim Hocam” dedi!
Bunun üzerine Bergamus konuştu;
Yılanı düz, dümdüz yürütemezsiniz. Yılanı borunun içine soksanız ve orada kırk gün tutsanız da, çıkınca yine S çizerek yürür, bu onun doğasında var!
Amma, boruyu yılana sokabilirseniz, belki düzelir!
Kocası UYUŞTURUCU Baronu, çocukları İtalya’da olan Pervin Hanımın sözlerinin altına imzanızı atsanız da, üşenmeyip bir de üstüne imzanızı atsanız da, asla bu hainleri DOĞRU yürütemezsiniz.
Türk Devletinin Bağımsız Yargısı, çok yakında, o imza attığın senin tükenmiş kalemin var ya, işte onu yani kalemini kıracak. O zaman adınız dünya durdukça yılanla beraber anılacak… Yazıklar olsun!
Sağlık ve başarı dileklerimle
17 Aralık 2025
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı
