DOĞRU PARTİ DUYURUSU
Türkiye’nin NATO MASKESİ ile KUŞATILMASINA HAYIR…
Dış borç batağına saplanan, usulsüz uygulamaların sonuçları itibarı ile tüm kontrolünü ABD’ye kaptıran AKP iktidarı ve koşulsuz destekçileri, şimdi de Türkiye’yi, NATO aracılığı ile ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet eder hale getirdi. Çıkarları için yanı başımızda süren emperyalist saldırılar ve bu saldırının zaferle bitmesi için Türkiye’nin etkin katkısına duyulan ihtiyaç ekseninde NATO üzerinden boğazımıza bir ilmek geçirip soluksuz kalana kadar sıkma niyetini ortaya koyuyor.
Trump’ın NATO’yu kötülerken Türkiye’ye güzellemeler yapması, hayra alamet değildir. Dünyada NATO’nun sonu geldiği konuşulurken, Türkiye’nin Adana’da NATO Kolordu Karargahı kurması, İstanbul Boğazında NATO Deniz Unsur Komutanlığı konuşlandırması girişimi NATO’yu kuruluş amacı savunma paktı olmanın dışına itmekte ve ABD’nin çıkarları doğrultusunda bir saldırı paktına dönüştürülmek istenmektedir. NATO ile yapılan iş birlikleri, Türkiye’nin savunması için değil, Türkiye’nin ABD ve İsrail adına çatışmalara girmesine neden olabilecektir. Bu hamleler Türkiye’nin güvenliği ve çıkarları için tehdittir. Hatta Türkiye için felakettir. Nasıl mı?
· Adana’da kurulacak NATO Kolordusu İran ve Ortadoğu’da İsrail’in güvenliğine ve İsrail’in bölgede kurmaya çalıştığı hegemonyaya hizmet edecektir.
· İstanbul’da Anadolu Kavağında konuşlanacak NATO Deniz Unsur Komutanlığı komşumuz Rusya için kurulmaktadır. Bu girişim, Türkiye için yaşamsal derecede önemli olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni yok edecek ve 1936’dan beri Boğazlar üzerinde egemenliğini sürdüren Türkiye Boğazların kontrolünü, NATO maskesi altında ABD’ye bırakacaktır. Türkiye, kendi eliyle Karadeniz’i NATO’ya açmaktadır. Bu tehlikeli girişim, her an Türkiye ile Rusya’nın çatışmasına yol açabilecek riskler taşımaktadır.
ABD ve Türkiye arasında kapalı kapılar ardında yapılan çalışmaların sonuçları da ortada. Savaş ortamında Türkiye’ye gelen sıcak para kaçmakta, Türk milletinin büyük bedeller ödeyerek biriktirdiği rezervler erimektedir. Böyle bir ortamda, trilyonlarca dolarlık varlığı yöneten, bu konuda dünyanın en büyüğü olan, dev şirketlere, bankalara ve devletlere yatırım yapan BlackRock’ın Başkanı Yahudi kökenli Larry Fink‘in
Türkiye ziyareti ve Erdoğan’la baş başa görüşmesi bir tesadüf olamaz.
Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu dövizin ve yabancı yatırımların ne karşılığında geleceğini sorgulamak ve öğrenmek, Türk milletinin en doğal hakkıdır. BlackRock’ın Başkanı ile Erdoğan’ın görüşmesi ile Türkiye’nin topraklarını ve Boğazları NATO’ya açması arasında önemli bir ilişki olduğu izlenimi doğmuştur. Ekonomide borç batağına saplanan Türkiye, askeri jeopolitiğini satar hale gelmiştir.
Sonuç olarak Türkiye’nin güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bu iki girişimde uluslararası yükümlülüklerle millî egemenlik, Montrö rejiminin korunması ve uluslararası kazanılmış hakların kaybı yanında komşu ülkelerle olan ilişkilerin bozulmasını ülke çıkarlarına uygun olmadığı, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası alandaki güvenilirliğini ve kurumsal tutarlılığını daha da zayıflatacağı kanaati hasıl olduğundan DOĞRU PARTİ olarak bizler; Türkiye’nin NATO MASKESİ ile KUŞATILMASINA HAYIR diyoruz.
Rıfat Serdaroğlu
DOĞRU PARTİ Genel Başkanı
