Teröristbaşına ‘umut hakkı’ konusunda tam uzlaşma var mı?

images - 2026-02-06T174207.638

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Milli Dayanışma Komisyonu’nda “Umut Hakkı” konusunda uzlaşmaya varıldığını ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağını açıkladı.Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun nihai raporunda, PKK Lideri Abdullah Öcalan’nın da yararlanabileceği “Umut Hakkı”nın yer alıp almayacağı ve nasıl yer alacağı tartışılıyor.

Komisyonun üzerinde çalıştığı formüle göre, raporda doğrudan “Umut hakkı” ifadesi yer almayacak ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ilgili kararlarına uyulması tavsiyesine yer verilecek.

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu için grubu bulunan partilerin koordinatörlerinden oluşan yazım ekibi, Çarşamba günü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında toplandı.

Toplantı sonrası MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, komisyonda tüm siyasi partilerin “Umut hakkı” konusunda uzlaştığını söyledi. Rapor yazımının gelecek hafta tamamlanabileceğine işaret eden Yıldız, “Umut hakkı konusunda uzlaştık, bir problem yok, raporda olacak. Zaten AİHM kararları umut hakkından bahsediyor. Bizim raporumuzda AİHM kararlarına uyma tavsiye edilecek zaten. Onun içinde umut hakkı da var” görüşünü dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise “Tam mutabakat olmasa da o mutabakata varacağız” açıklaması yaptı.

Emir daha sonra sosyal medya hesabından Yıldız’a atfen verilen “Umut hakkında uzlaştık” başlıklı bir haberi alıntılayarak, “Başlık gerçeği tam yansıtmıyor maalesef. Görüntüde de yer aldığı gibi hiçbir konuda tam uzlaşmadığımızı, her konuyu konuştuğumuzu ve partilerin birbirine yaklaştığını ama mutabakat olmadığını ısrarla söylüyorum” paylaşımında bulundu.

Kaynak,AFP via Getty ImagesFotoğraf altı yazısı,”Umut hakkı” ifadesi sadece DEM Parti ve MHP’nin raporunda yer aldı.

Umut hakkı DEM ve MHP’nin raporunda yer aldı

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın yararlanacağı Umut Hakkı’nın komisyon raporunda yer alıp almayacağı uzun süredir tartışılıyor.

Siyasi partiler, ortak raporda yer almasını istedikleri önerilerini raporlaştırarak daha önce komisyona sunmuştu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldız: ‘Umut hakkı konusunda uzlaştık’

Feti Yıldız, bir gazetecinin “Umut hakkı konusunda uzlaşma oldu mu?” sorusuna verdiği yanıtta, bu konuda bir sorun bulunmadığını, raporda yer alacağını ifade etti.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapora ilişkin olarak umut hakkı konusunda uzlaşı sağlandığını belirterek, bu başlığın raporda yer alacağını çarşamba günü açıkladı.

Anadolu Ajansı’nın (AA) aktardığına göre, Yıldız ile CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi parti gruplarının temsilcileriyle yaptığı kabulün ardından gazetecilere değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.

Feti Yıldız, bir gazetecinin “Umut hakkı konusunda uzlaşma oldu mu?” sorusuna verdiği yanıtta, “Umut hakkı konusunda uzlaştık, bir problem yok. Raporda olacak,” dedi.

AİHM kararlarında umut hakkına değinildiğini hatırlatan Yıldız, hazırlanacak raporda hem AİHM hem de Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmasının tavsiye edileceğini, bu nedenle umut hakkının da metinde bulunacağını dile getirdi.

Görüşmelerde ciddi bir ayrılık yaşanmadığını vurgulayan Yıldız, ülkenin ve çocukların geleceği ile birlik ve bütünlük konularında mutabakat sağlandığını söyledi.

Çerçeve metinlerin Meclis’e sunulmasının ardından tüm siyasi parti gruplarının imzasını istediklerini belirten Yıldız, söz konusu konunun “milli bir mesele” olduğunu ifade etti. Ayrıca “Terörsüz Türkiye” hedefinden “Terörsüz Bölge” sürecinin de şekillenmeye başladığını kaydetti.

“Teyit-tespit” meselesine de değinen Yıldız, bundan örgütün dağılması ve silahların bırakılmasının anlaşılması gerektiğini belirterek, “tek tek kişilere odaklı bir yaklaşımın doğru olmayacağını” söyledi. “Teyidin devletin resmi kurumlarınca yapılacağını” dile getiren Yıldız, açıklanacak hususun “örgütün tamamen dağıldığı” ve “silahların tümüyle bırakıldığı yönünde olacağını, bunun görülmesiyle sürecin tamamlanacağını” ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise somut başlıklar üzerinden değerlendirme yapmalarının mümkün olmadığını ancak kamuoyunun bildiği ve komisyon gündeminde bulunan hemen her konuyu ele aldıklarını belirterek, “genel çerçevede uyum içinde olduklarını” ve “birbirlerine yaklaştıklarını” söyledi.

Bu açıklamalar öncesinde, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli salı günü partisinin grup toplantısında, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir,” demişti.

Bahçeli bu sözleriyle Kürdistan İşçi Partisi (PKK) lideri Abdullah Öcalan’la ilgili umut hakkı tartışmalarına, yerlerine kayyum atanan Ahmet Türk ile Ahmet Özer’in görevlerine iadelerine, senelerdir yargı kararlarına rağmen tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine atıf yaptı.

Çıkışlarıyla kamuoyunda ‘ikinci çözüm süreci’ olarak bilinen sürecin önünü açan Bahçeli’den daha önce de benzer çağrılar gelmişti. Süreçle ilgili Meclis’te kurulan komisyonun çalışmaları sürüyor.

Umut hakkı, hukukta ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış bir mahkumun, belirli bir süreden sonra salıverilme ihtimalinin değerlendirilmesini talep etmesine deniliyor. Ekim 2024’te MHP lideri, Öcalan’la ilgili “Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayeti gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılmasının önü de ardına kadar açılsın,” demişti.

Yeniden Refah’tan “Umut Hakkı” çıkışı: Kararı millet versin, referandum yapılsın

Yeniden Refah Partisi, teröristbaşı Abdullah Öcalan için gündeme gelen “Umut Hakkı” konusunda TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda uzlaşı sağlandığı yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, kararın “referandumla alınması gerektiğini” savundu.

Yeniden Refah Partisi adına TBMM Millî Birlik, Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu üyesi Doğan Bekin, teröristbaşı Abdullah Öcalan için gündeme getirilen “Umut Hakkı” konusunda tüm partilerle uzlaşı sağlandığı yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Bekin, MHP temsilcisi Feti Yıldız’ın komisyon adına uzlaşı olduğu yönündeki sözlerinin, 51 üyeli asıl komisyonun iradesini yansıtmadığını vurgulayarak, bu tür açıklamaların yalnızca açıklamayı yapan kişi ve partiyi bağladığını ifade etti.

Rapor Tanzim Heyeti tarafından hazırlanan taslağın TBMM Başkanı ve Komisyon Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından tüm komisyon üyelerine dağıtılmadan kamuoyuna bu yönde açıklamalar yapılmasını doğru bulmadıklarını belirten Bekin, “Umut Hakkı” konusunda Yeniden Refah Partisi’nin tutumunun net olduğunu söyledi.

Doğan Bekin, bu tür bir düzenlemenin ancak şehit ve gazi aileleri ile milletin vereceği kararla mümkün olabileceğini belirterek, “en gerçekçi yolun referandum olduğunu” savundu.

Yeniden Refah Partisi, PKK lideri Abdullah Öcalan için gündeme gelen “Umut Hakkı” konusunda TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda uzlaşı sağlandığı yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, kararın “referandumla alınması gerektiğini” savundu.

Yeniden Refah Partisi adına TBMM Millî Birlik, Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu üyesi Doğan Bekin, Abdullah Öcalan için gündeme getirilen “Umut Hakkı” konusunda tüm partilerle uzlaşı sağlandığı yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Bekin, MHP temsilcisi Fethi Yıldız’ın komisyon adına uzlaşı olduğu yönündeki sözlerinin, 51 üyeli asıl komisyonun iradesini yansıtmadığını vurgulayarak, bu tür açıklamaların yalnızca açıklamayı yapan kişi ve partiyi bağladığını ifade etti.

Rapor Tanzim Heyeti tarafından hazırlanan taslağın TBMM Başkanı ve Komisyon Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından tüm komisyon üyelerine dağıtılmadan kamuoyuna bu yönde açıklamalar yapılmasını doğru bulmadıklarını belirten Bekin, “Umut Hakkı” konusunda Yeniden Refah Partisi’nin tutumunun net olduğunu söyledi.

Doğan Bekin, bu tür bir düzenlemenin ancak şehit ve gazi aileleri ile milletin vereceği kararla mümkün olabileceğini belirterek, “en gerçekçi yolun referandum olduğunu” savundu.

Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen: Öcalan için umut hakkı uygulanacaksa Kavala ve Demirtaş kararlarına da uyulmalı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan için “umut hakkı” çağrısı yapmasını eski AİHM yargıcı Rıza Türmen değerlendirdi. Türmen, Öcalan için umut hakkının uygulanması halinde AİHM’nin Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararlarının da uygulanamsı gerektiğini belirtti. Hiçbir şekilde gözden geçirme imkanı olmayan hapis cezasını “yaşam ihlali” olarak açıklayan Türmen, “Ülkemizde, yaşam boyu hapis, idam cezası yerine kondu. Bu da bir şekliyle aslında sivil ölüm. Gözden geçirme imkanı olmadan yaşam boyu müebbet hapis cezası çok az ülkede var. Yeniden suç işleme ihtimali var mı, yok mu dikkate alınır. Ona göre bir karar verilir” dedi. 

Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen, Bahçeli’nin Öcalan için “umut hakkı” çıkışını Sözcü’ye değerlendirdi. Türmen, şunları söyledi: 

“Abdullah Öcalan cezaevinden çıkarılsın denilmiyor. Diğer hapis cezalarında olduğu gibi belirli bir süre sonra bunun da durumunun gözden geçirme imkânı tanınması gerektiği belirtiliyor. Yani tahliye edilmesi gibi bir şey söylemiyor.Gözden geçirme sonucunda şartlı tahliyeye imkanı tanınabilir. Ülkemizde, yaşam boyu hapis, idam cezası yerine kondu. Bu da bir şekliyle aslında sivil ölüm. Gözden geçirme imkanı olmadan yaşam boyu müebbet hapis cezası çok az ülkede var. Yeniden suç işleme ihtimali var mı, yok mu dikkate alınır. Ona göre bir karar verilir.

Bir taraftan ‘AHİM kararları uygulansın’ demek, öbür taraftan da ‘umut hakkı olmasın’ demek çelişki tabii. AİHM’nin umut hakkı uygulanacaksa, başka kararlarının da uygulanması doğru olur. Örneğin Osman Kavala, Selahattin Demirtaş kararları da uygulanmalı. Bunlarda çok büyük vahim ihlaller var. Ya AHİM kararlarını uygulayacaksınız ya da hukuk devleti olmaktan çıkıp AHİM kararlarını uygulamayacaksınız. Ya da bir kısmı uygulansın, bir kısım uygulanmasın demek çok çelişkili bir tutum.”

“Umut hakkı” nedir?

Umut hakkı, ceza hukukunda, hapis cezasına mahkûm edilen bireylerin belirli süreler boyunca gösterdikleri iyi hal ve davranışları göz önünde bulundurularak, kanunla belirlenmiş şartlar dahilinde koşullu salıverilme olasılıklarının değerlendirilmesi anlamına geliyor. Bu kavram, suçluların cezalarının belirli bir kısmını tamamladıktan sonra, toplum içine yeniden kazandırılmalarını amaçlıyor.

Umut hakkı, koşullu salıverilme, suçlunun geri kalan cezasını dışarıda tamamlama imkânı sunarak, bireyi yeniden suç işlemekten alıkoymayı ve topluma uyum sağlamasını teşvik ediyor.

Umut hakkının hukuki dayanağı

Türkiye’de umut hakkı, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile düzenleniyor. Bu kanun, mahkûmların ceza sürecindeki davranışlarını göz önüne alarak, belirli bir süre cezaevinde kalan ve iyi hal gösteren kişilerin koşullu salıverilme talebinde bulunmasına olanak tanıyor. Ayrıca, bu kanun kapsamında belirlenen süreler, suçun türüne, ağırlığına ve mahkûmun cezaevindeki davranışlarına göre değişiklik gösteriyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin, PKK lideri Abdullah Öcalan için yaptığı çağrıda vurguladığı “umut hakkı” merak konusu oldu. Umut hakkı, ceza hukukunda, hapis cezasına mahkûm edilen bireylerin belirli süreler boyunca gösterdikleri iyi hal ve davranışları göz önünde bulundurularak, kanunla belirlenmiş şartlar dahilinde koşullu salıverilme olasılıklarının değerlendirilmesi anlamına geliyor. Peki umut hakkından kimler yararlanabilir? Öcalan’ın tahliyesine kapı aralanabilir mi?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bugün kitabın ortasından hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmayacak nitelikte konuşacağım” diyerek, PKK lideri Abdullah Öcalan‘a çağrı yaptı ve “Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM’de DEM Parti grup toplantısında konuşsun, terörün tamamen bittiği, örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığını gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın. Ne Kandil ne Edirne, adres İmralı’dan DEM‘e uzansın, bu ağır ve tarihi terör sorunu ülke gündeminden tamamen çıkarılsın. Hodri meydan, buna varız. Vatan, millet, devlet, bayrak, ortak gelecek ve tam bağımsızlık için bunu dahi sineye çekmeye sonuna kadar hazırız” ifadelerini kullandı. Bahçeli’nin konuşmasının ardından “umut hakkı”, merak konusu oldu. 

Umut hakkı, ceza hukukunda, hapis cezasına mahkûm edilen bireylerin belirli süreler boyunca gösterdikleri iyi hal ve davranışları göz önünde bulundurularak, kanunla belirlenmiş şartlar dahilinde koşullu salıverilme olasılıklarının değerlendirilmesi anlamına geliyor. Bu kavram, suçluların cezalarının belirli bir kısmını tamamladıktan sonra, toplum içine yeniden kazandırılmalarını amaçlıyor.

Umut hakkı, koşullu salıverilme, suçlunun geri kalan cezasını dışarıda tamamlama imkânı sunarak, bireyi yeniden suç işlemekten alıkoymayı ve topluma uyum sağlamasını teşvik ediyor.

Umut hakkının hukuki dayanağı

Türkiye’de umut hakkı, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile düzenleniyor. Bu kanun, mahkûmların ceza sürecindeki davranışlarını göz önüne alarak, belirli bir süre cezaevinde kalan ve iyi hal gösteren kişilerin koşullu salıverilme talebinde bulunmasına olanak tanıyor. Ayrıca, bu kanun kapsamında belirlenen süreler, suçun türüne, ağırlığına ve mahkûmun cezaevindeki davranışlarına göre değişiklik gösteriyor.

Umut hakkından kimler yararlanabilir?

Umut hakkı, her mahkûm için geçerli değil. Bu hak, özellikle belirli koşulları sağlayan mahkûmlar için geçerli. İşte o koşullar:

Ceza Süresinin Belirli Bir Kısmını Tamamlayanlar: Koşullu salıverilme talebinde bulunabilmek için mahkûmun cezasının belirli bir kısmını cezaevinde geçirmiş olması gerekir. Genellikle bu süre, cezanın üçte ikisi veya dörtte üçü gibi oranlara dayalıdır.

İyi Hal Gösterenler: Mahkûmun ceza süresi boyunca disiplin cezası almamış olması, sosyal rehabilitasyon süreçlerine katılması ve iyi davranışlar sergilemesi koşullu salıverilme için en önemli kriterlerden biridir.

Ağır Suçlar Dışında Yargılananlar: Cinayet, ‘terör’ suçları, cinsel saldırı gibi ağır suçlardan mahkûm olan kişiler, koşullu salıverilme hakkından yararlanamayabilirler.

Umut hakkının değerlendirilme süreci

Umut hakkı, bir mahkûmun ceza süresince sergilediği davranışların değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkar. Bu süreç şu şekilde işler:

İyi Hal Değerlendirmesi: Cezaevi yönetimi, mahkûmun ceza süresi boyunca sergilediği tutumu değerlendirir. Disiplin cezası almamış, sosyal rehabilitasyon programlarına katılmış ve suç işleme eğiliminde olmayan mahkûmlar iyi hal değerlendirmesine tabi tutulur.

Koşullu Salıverilme Talebi: Mahkûm veya avukatı, belirli bir süreyi doldurduktan sonra koşullu salıverilme talebinde bulunabilir. Bu talep, cezaevi yönetiminin verdiği iyi hal raporu ile desteklenir.

Mahkeme Kararı: Koşullu salıverilme kararı, mahkeme tarafından verilir. Mahkûmun durumu, cezaevi raporları ve gelecekte yeniden suç işleyip işlemeyeceği olasılığı göz önünde bulundurularak değerlendirilir.

Umut hakkı hangi durumlarda ihlal edilebilir?

Umut hakkının ihlali, özellikle mahkûmun koşullu salıverilme hakkını elde etmesine rağmen serbest bırakılmaması durumunda ortaya çıkar. Bu durumlar şunlar olabilir:

Haksız Değerlendirme: Mahkûmun iyi hal sergilemesine rağmen cezaevi yönetimi tarafından bu durumun görmezden gelinmesi.

Sürecin Geciktirilmesi: Koşullu salıverilme hakkı kazanmış bir mahkûmun yasal süreçlerde gecikmeler yaşaması.

Ağır Suçlar Nedeniyle Engellenme: Ağır suçlar nedeniyle bazı mahkûmlar umut hakkından yararlanamazlar. Ancak bu durumu kötüye kullanmak ve herkese uygulamak, umut hakkının genel işleyişine zarar verebilir.

Öcalan’ın durumu

Türkiye’de yargılama süreci tamamlanan PKK lideri Abdullah Öcalan, “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar”, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” ve “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” gibi ceza aldığı bazı suçlardan dolayı ölünceye kadar cezaevinde tutulacak. Herhangi bir şekilde koşullu salıverme imkanı söz konusu değil.

2004 yılında yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 107.
maddesinin 2. fıkrasına göre ise bir ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü otuz yılını cezaevinde iyi halli olarak geçirdiği takdirde koşullu salıvermeden yararlanabilir. 4. fıkrasına göre suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olmuşsa hükümlü, otuz altı yılını cezaevinde iyi halli olarak geçirdiği takdirde koşullu salıvermeden yararlanabilir. 16. fıkrasına göre ise Türk Ceza Kanunu’nun Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar, Milli Savunmaya Karşı Suçlar bölümündeki suçlar bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş ise ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz ve cezasının infazı ölünceye kadar devam eder.

Terörle Mücadele Kanunu’nun 17. maddesinin 4. fıkrasına göre de “ölüm cezaları, müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ölünceye kadar devam eder.”

AİHM kararı

AİHM, Öcalan ile ilgili 18 Mart 2014 tarihinde verdiği kararda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ömür boyu sürdürüleceğine dair düzenlemelerin işkence yasağına aykırı olduğu tespitinde bulunarak, bu konuda yasal düzenlemelerin getirilmesi gerektiğine hükmetmiş umut hakkı gündeme gelmişti. Ancak Türkiye’de herhangi bir yasal düzenleme yapılmamıştı.

Komite, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının belirli bir asgari sürenin ardından gözden geçirilmesine dair inceleme mekanizması için yasal ve diğer yeterli tedbirlerin gecikmeksizin yerine getirilmesi gerektiğini kaydetmişti.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, daha önce TBMM’ye umut hakkıyla ilgili verdiği kanun teklifinde infazın 25’inci yılından itibaren salıverilme koşullarının değerlendirilmesi düzenlemesini istemişti.

Abdullah Öcalan, 15 Şubat 1999 yılından bu yana İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Haber ajansları

Exit mobile version