Muğla Milas’taki Akbelen Ormanı çevresinde bulunan tarım arazilerinin kamulaştırılmasına karşı çıktığı için 42 gündür tutuklu bulunan Esra Işık hakkında tahliye kararı verildi.
Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla 31 Mart’ta tutuklanmış, daha sonra Muğla Cezaevi’nden Şakran’daki İzmir 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilmişti. Esra Işık ilk duruşmada tahliye edilmemişti.
Esra Işık neden tutuklandı?
Muğla’nın Milas ilçesinde, Akbelen Ormanı çevresinde yer alan 679 parsel tarım arazisinin acele kamulaştırılmasına karşı 96 kişinin açtığı davada bilirkişi keşif süreci 30 Mart Pazartesi günü başladı.
Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevlendirilen keşif ekibinin sahaya gelmesinin ardından köylüler, işlemlerin taraflara önceden bildirilmeden ve jandarma eşliğinde yürütüldüğünü belirterek tepki gösterdi.
İkizköylü yurttaşlar tarafından yapılan açıklamada, devam eden davalara rağmen taşınmazların bedel tespitine ve fiili el koyma hazırlığına girişildiği belirtildi. Köylüler, sabahın erken saatlerinden itibaren bölgede nöbet tuttuklarını duyurdu. Açıklamada, tarım arazileri üzerindeki müdahalelere karşı mücadele edileceği ifade edildi.
Milas’ta faaliyet gösteren Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.’nin (YK Enerji), kömür madeni sahasını genişletme planı kapsamında Akbelen Ormanı çevresindeki bazı tarım arazileri için 10 Ocak 2026 tarihli acele kamulaştırma kararı alındı. Söz konusu karar; Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde bulunan toplam 679 parseli kapsıyordu. Acele kamulaştırma kararına karşı 96 yurttaş dava açmıştı. Açılan davada mahkeme, taşınmazlara ilişkin bilirkişi incelemesi başlattı. Ancak köylüler ve dava tarafları, keşif sürecinin kendilerine önceden bildirilmediğini savundu.
Keşif sırasında çıkan gerginlik sonrası Esra Işık gece saatlerinde gözaltına alındı.
Milas İlçe Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemlerinin ardından Milas Adliyesi’ne sevk edilen Işık, sevk edildiği sulh ceza hakimliğindeki sorgusunun ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Esra Işık’ın annesi Nejla Işık, kararın ardından adliye önünde köylülerle birlikte yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Toprağımız için adalet istiyorduk şimdi evladımız için adalet isteyeceğiz. Dimdik uğurlayacağız onu. Biz utanılacak bir şey yapmadık. Bütün köylüyü almanız gerekecek. 7 yıldır bu mücadeleyi veren 20 kişiyi atacaklar hapse, İkizköy’ü öyle talan edecekler. Bir tek Esra’yı almakla olmaz bu iş. Anasını da alacak, babasını da alacak, kardeşini de alacak. Esra yalnız değil.”
Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin kamulaştırılmasına karşı çıktığı gerekçesiyle 42 gün tutuklu kalan Esra Işık, tahliyesinin ardından “Hakkını arayanlara, hakkının peşinden koşanlara kelepçeler dayanmaz bu memlekette. Kelepçeler yetmez bu memlekette” dedi.
AKBELEN Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin kamulaştırılmasına karşı çıktığı gerekçesiyle 31 Mart’tan bu yana tutuklu bulunan ve Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararıyla yurtdışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edilen Esra IŞIK, tahliyesinin ardından İzmir Barosu’na gitti. Burada ANKA Haber Ajansı’na konuşan Işık, tutukluluk sürecine ve Akbelen’de yürütülen mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Işık, “Hakkını arayanlara, hakkının peşinden koşanlara kelepçeler dayanmaz bu memlekette. Kelepçeler yetmez bu memlekette” dedi.
Esra Işık, tahliye edildiğini cezaevindeki koğuş arkadaşlarından öğrendiğini söyledi. Tahliye kararının televizyon ekranlarında duyurulmasının ardından koğuş arkadaşlarının kendisine haberi verdiğini anlatan Işık, o an büyük bir şaşkınlık ve sevinç yaşadığını ifade etti. Işık, “Toprağımı savunduğum için, köyümü savunduğum için, memleketimi savunduğum, sahip çıkmaya çalıştığım için 42 gündür tutukluydum. Günlerdir sürgün edildiğim ailemden, toprağımdan, köyümden ayrıydım ve bugün kavuşacağım. Şunu söyleyebilirim ben; çok acılar çektik biz. Üç kuşağız bakın…Biz üç kuşağız mücadele eden. Benim anneannemin köyü yok edildi, benim dedemin köyü yok edildi, benim babaannemin köyü yok edildi. Daha nereye kadar yok edeceksiniz bizi? Daha nereye kadar? Nereye kadar bizi yoksullaştıracaksınız? Nereye kadar bizi mülksüzleştireceksiniz? Nereye kadar bizi insanlıktan, yurttaşlıktan çıkaracaksınız diye soruyoruz” dedi.
“Beni aileme, başta aileme ve köylülerime, sonra da bu memlekette hakkını arayan herkese gözdağı olayım diye tutukladığınızı biliyoruz. Ama biz bu yoldan dönmeyiz” diyen Işık sözlerine şu şekilde devam etti:
“Biz haklıyız. Ben sadece toprağımı savundum. Alnım ak, başım dik girdim; alnım ak, başım dik çıktım. Bundan sonra evet bugün özgürlüğüme kavuşmuş olabilirim ama benim için gerçek özgürlük topraklarımın özgürlüğe kavuştuğu gündür. Topraklarımın kurtulduğu gündür. Topraklarımız için evet bir yürütmeyi durdurma kararı verildi Danıştay’dan. Sonsuz teşekkürler, bu ülkede gerçekten adaletin sağlanabileceğini yine de bu zor günlerde bize gösterdikleri için. Ama bu iş bitmedi. Sadece yürütmeyi durdurma kararı ile olmayacak. Biz gerçek bir adım bekliyoruz. Biz artık bu şirket topraklarımızdan elini ayağını çeksin, defolup gitsin istiyoruz. Biz artık insanca yaşamak istiyoruz. İnsanca mezarlarımızda, zeytinimize, yaşamımıza sahip çıkarak insanca yaşamak istiyoruz. Bize bunu çok görmeyin, bize bunu çok görmeyin.
Benim gibi cezaevlerinde haksız hukuksuz yere tutulan onlarca insan var. Memleketin dört tarafından, dört bir tarafından onlarca mektup aldım. Onlarca dayanışma duygusuyla sarıldı dört bir tarafım. Evet beni yalıtmak istediler. Etrafımdaki bütün bu sevgi, saygı, bu mücadelemize sahiplenme duygusunun dışında tutmak istediler. Bizim mücadelemizi kırmak istediler ama bizim mücadelemiz öyle bir günde kurulacak bir mücadele değil. Bir günde kırılamaz bizim mücadelemiz. Biz yılların acısıyla çünkü bugün buradayız. Yılların acısıyla biz bu mücadeleye çıktık. Bir günde de, bir yılda da, bir ömürde de bizim mücadelemizi kıramazsınız.
Haber Ajansları
