11 Ocak’ta ateşkes anlaşması ilan edildi ve ardından özellikle Eşrefiye mahallesine olmak üzere ilk ve sınırlı geri dönüş hareketleri gözlemlendi. Şeyh Maksud’a geri dönüşler, yetkilendirme ve patlayıcı madde temizliğinin tamamlanmasına kadar kademeli olarak devam etmektedir.
Yerinden edilmiş kişiler için on dört toplu barınak tahsis edilmiştir (dokuzu Halep şehrinde, üçü Şaran’da, ikisi Afrin’de). Ancak, özellikle yerinden edilmiş hanelerin çoğunluğunun kaldığı Afrin’de, temel ihtiyaç malzemeleri ve kışa hazırlık desteğinde sürekli eksiklikler bulunmaktadır.
Babiri su istasyonu 11 Ocak’ta yeniden faaliyete geçerek Halep şehri ve çevresine su tedarikini sağladı; okullar ve hava trafiği de dahil olmak üzere diğer kamu hizmetleri kısmen askıya alınmış durumda.
İnsani yardım ortakları, değişken güvenlik ortamında yerinden edilme takibi ve sektörler arası değerlendirmeler devam ederken, müdahaleyi uyarlamak ve ölçeklendirmek için teyakkuzda kalmaya devam ediyor.
Sağlık Müdürlüğü’ne (DoH) göre, 6 Ocak’tan bu yana Halep Valiliği’nde Hükümet Genel Güvenlik Güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDF) arasında çıkan çatışmalarda 23 kişi hayatını kaybetti. Yerinden Edilme Takip Matrisi’ne (DTM) göre, yaklaşık 119.000 kişi hala yerinden edilmiş durumda ve yaklaşık 29.000 kişi evlerine geri döndü.
11 Ocak itibarıyla, ateşkes anlaşmasının ilan edilmesinin ardından çatışmalarda önemli bir azalma gözlemlendi. Anlaşmaya uygun olarak, SDF üyelerinin şehirden çekildiği bildirildi. 12 Ocak itibarıyla güvenlik durumu istikrara kavuşmuş olsa da, Halep şehri ve çevresinde ara sıra insansız hava aracı faaliyetlerine dair raporlar gelmeye devam ediyor.
Halep şehrinde geçici barınaklarda kalan kişi sayısı, daha önce bildirilen 2.500 kişiden yaklaşık 1.181’e düştü. Buna karşılık, Şeyh Maksud’dan gelen yerinden edilmiş kişiler, çoğunlukla Afrin Bölgesi‘nde, patlamamış mühimmat (UXO) konusunda resmi onay ve ilgili makamlardan izin bekleyerek yerlerinden edilmiş durumda kalmaya devam ediyorlar.
12 Ocak’ta Suriye Hükümeti Afrin Bölge Yönetimi, Eşrefiye mahallesine dönüş konvoyunun başlatıldığını duyuran bir genelge yayınladı. Genelgeye göre, konvoya Afrin Bölge Yönetimi, Halep Valiliği, sivil toplum kuruluşları ve diğer ilgili yetkililerden ekipler eşlik ederek dönüş hareketlerini kolaylaştırmayı ve denetlemeyi amaçladı.
Sosyal İşler ve Çalışma Müdürlüğü (DoSAL), yerinden edilmiş kişilerin barınması için 14 toplu barınak belirledi; bunlardan dokuzu Halep şehrinde, üçü Şaran‘da ve ikisi Afrin‘de bulunuyor. Halep şehrindeki insani yardım hizmetlerine genel olarak erişim sağlanırken, Afrin’deki barınaklar gıda dışı malzemeler (NFI) ve kışa hazırlık yardımı konusunda önemli eksikliklerle karşı karşıya kalmaya devam ediyor; bu durum, bölgedeki yerinden edilmiş kişilerin yoğunluğunu yansıtıyor.
Valilik tarafından insani yardım kuruluşlarıyla bir koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıda Vali yardımcıları, gönüllü geri dönüşlere, uluslararası insani hukuka saygıya ve etkilenen mahallelerde hizmetlerin yeniden sağlanmasına öncelik verilmesine olan bağlılıklarını yinelediler. Ayrıca, toplu barınaklarda yerinden edilmeyi uzatabilecek potansiyel çekici faktörlere ilişkin endişeleri dile getirerek, nakit yardımın geri dönenlere yönelik olması gerektiğini vurguladılar.
Halep Valiliği’nin ötesinde, Rakka Valiliği’ne doğru da yerinden edilme hareketleri bildirildi. 11 Ocak itibarıyla, Halep’ten 600 kişinin Tabka Stadyumu yakınlarında yeni kurulan bir yerinden edilmiş kişiler kampına yerleştirildiği bildirildi. Yerinden edilme rakamlarını doğrulamak, kırılganlıkları ve acil çok sektörlü ihtiyaçları değerlendirmek üzere OCHA liderliğinde sektörler arası bir değerlendirme misyonunun 13 Ocak’ta yapılması planlanıyor.
Ayrıca, Lazkiye‘nin kuzey kırsalına doğru küçük çaplı yer değiştirmeler olduğu ve yaklaşık 15 ila 20 ailenin çoğunlukla akrabalarının yanında kaldığı bildirildi.
SARC, 12 Ocak’ta bir saha değerlendirmesi yaptı: Yerinden edilmiş 13 aile hala Lazkiye’nin kuzey kırsalındaki akrabalarının yanında kalıyor ve durum istikrara kavuşur kavuşmaz geri dönmeyi planlıyor; geri kalan aileler ise Halep’e geri döndü. Belirlenen en acil ihtiyaçlar ilaç ve gıda yardımı sağlanmasıdır.
Yerinden edilmelerle ilgili ek haberler gelmeye devam ediyor. Tüm insani yardım sektörleri ve ortaklar alarma geçirildi ve yaklaşan değerlendirmenin bulgularına dayanarak müdahale kapasitesini artırmak için teyakkuzda bekliyorlar. Önceden depolanmış malzemeler de gözden geçiriliyor.
Eşrefiye mahallesinde kamu hizmetleri kademeli olarak yeniden başlıyor. 11 Ocak’ta, ateşkes ilanının ardından Halep’in doğusundaki kırsal kesimde bulunan Babiri su istasyonu yeniden faaliyete geçti ve Halep şehri ile çevresindeki kırsal bölgelerde yaşayan yaklaşık üç milyon kişiye su temini sağlandı. Milli Eğitim Bakanlığı, okulların 15 gün daha kapalı kalacağını duyurdu. Sivil havacılık yetkilileri, Halep Uluslararası Havalimanı’na gidiş ve geliş tüm uçuşları ikinci bir duyuruya kadar askıya almaya devam ediyor.
10 Mart Mutabakatı neler içeriyor?
Eş-Şera ve Abdi arasında imzalanan entegrasyon anlaşması 8 madde içeriyor.
Anlaşmanın birinci maddesinde “Tüm Suriyelilerin siyasi süreç ve devlet kurumlarındaki temsil ile katılımının, etnik ve dini kimliklerine bakılmadan garanti altına aldığı” ifade ediliyor.
İkinci maddede ise “Kürt toplumu, Suriye devletinin ayrılmaz bir parçası” olarak tanınıyor ve “vatandaş olma hakları dahil, tüm anayasal hakları” garanti altına alınıyor.
Mazlum Abdi’nin X hesabından yaptığı açıklamada, anlaşmanın “Yeni Suriye’nin inşası için gerçek bir fırsat sunduğu” söylendi.
Abdi, Suriye halkının adalet ve istikrar beklentisini yansıtan bir geçiş sürecinin garanti edilmesi için “SDG’nin önemli bir dönemde Suriye yönetimiyle birlikte çalıştığını” belirtti.
Bu anlaşmayla ülkede SDG kontrolü altındaki zengin petrol ve gaz sahalarının kontrolü devlete geçecek.
SDG’nin kontrolünde birçoğu kapalı sınır kapıları ve IŞİD savaşçılarının tutulduğu cezaevleri de yer alıyor.
Yapılan anlaşmayla, SDG, “Suriye’nin güvenliği ve birliğine yönelik her türlü tehditle mücadelede” hükümeti desteklemeyi kabul etti.
Anlaşma aynı zamanda yerlerinden olan Suriyelilerin, evlerine geri dönüşünün sağlanması başlığını da içeriyor.
Yedinci maddede ise Suriyeliler arasında anlaşmazlık tohumları ekmeyi amaçlayan nefret söylemi ve ayrılık çağrılarının reddedilmesi niyetini vurguluyor.
Sekinci ve son maddeyse, kurulacak komitelerin anlaşmanın 2025 sonuna kadar hayata geçirilmesi için çalışmasını içeriyordu.
SDG’nin bazı kaynaklara göre 40.000 ila 60.000 savaşçısı olduğu ve bunların 20.000 ila 30.000’inin YPG’ye ait olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye, SDG’nin omurgasını oluşturan Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG) ve bağlı olduğu, Suriye’nin kuzeyinde geniş bir alanı yöneten Demokratik Birlik Partisi’ni (PYD), PKK’nın uzantısı olarak görüyor ve terör örgütü olarak nitelendiriyor.
SDG’nin kuruluşu
PKK’nın uzantısı SDG, 2012 yılında özerklik ilan etti. 2018 yılında da Rojava olarak bilinen bölgede Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi kuruldu.
SDG ise ABD desteğiyle Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelerde sözde “IŞİD’le mücadele etmek” üzere 2015 yılında kuruldu.
SDG‘nin ana gövdesini Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) silahlı kanadı Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) oluşturuyor.
YPG’nin kontrolündeki cezaevlerinde sayıları 10 bini bulan IŞİD üyeleri tutuluyor.
Fırat’ın doğusunu oluşturan bölgede önemli petrol ve gaz rezervleri de yer alıyor.
Suriye, 2018 yılı verilerine göre 2.5 milyar varil petrol rezervine sahip.
Suudi Arabistan’ın petrol rezervi 297 milyar, İran’ın 155 milyar, Irak’ın ise 147 milyar varil.
Petrol sahalarının büyük bölümü Suriye’nin doğusunda, Irak sınırı ile kuzeydoğuda Haseke yakınlarındaki Deyr ez Zor vilayetinde bulunuyor.
Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, devletin yeniden güvenlik ve istikrarı tesis etmesinin ardından, sivillerin evlerine dönüş sürecinin devam ettiği Halep kentindeki Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerini ziyaret etti.
Olabi, ziyaret kapsamında Halep Valisi Azzam El-Garib ile valilik binasında bir araya geldi. Görüşmede, söz konusu mahallelerdeki mevcut durumun sahadaki gerçekliği yansıtacak şekilde ele alınmasının, karşılaşılan zorlukların doğru biçimde tespit edilmesinin ve bu bilgilerin ilgili uluslararası kuruluşlara aktarılmasının önemine dikkat çekildi.
Görüşmenin ardından Olabi ve beraberindeki heyet, Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde saha incelemelerinde bulundu. Heyet, evlerine geri dönen çok sayıda sakinle bir araya gelerek yaşam koşulları, temel ihtiyaçlar ve güvenlik durumu hakkında doğrudan bilgi aldı.
Şeyh Maksud ve Eşrefiye, Halep kentinde yer alan iki mahalledir. 2012 yılından itibaren, Suriye’de devlet otoritesinin zayıflamasıyla birlikte bu mahallelerde güvenlik boşluğu oluşmuş ve bölgeler başta SDG örgütü olmak üzere silahlı grupların kontrolüne girmiştir.
Bu süreçte söz konusu mahalleler, çevredeki sivil yerleşim alanlarını hedef alan saldırılar için bir çıkış noktası olarak kullanılmış; bu durum kentte güvenlik risklerini artırmış ve sivillerin günlük yaşamını doğrudan etkilemiştir.
Ocak 2026’da ise güvenlik ve kamu düzeninin yeniden tesis edilmesi amacıyla bölgede bir operasyon başlatılmış, sivillerin korunması, mahallelerde istikrarın sağlanması ve temel hizmetlerin kademeli olarak yeniden devreye alınması hedeflenmiştir.
