SU HAYATTIR AMA…

cezmi

Değerli okurlar, bildiğiniz üzere milletin açlık ve sefalet içerisindeki yaşam mücadelesi gerçek gündem olması gerekirken, bu gündemi gizleyerek unutturma amacıyla  AKP iktidarı şafak operasyonları ile suni gündem oluşturuyor, ana muhalefet CHP ise sanki mümkünmüş gibi ara seçim safsatasıyla başka bir suni gündemin parçası oluyor. Gündem olması gereken ve toplum olarak hepimizin yaşadığı geçim zorluğunun temelinde, AKP yönetiminin liyakat yoksunu kadrolarla çalışması sorunu yatmaktadır. Ancak bu sorunu halkın sorgulaması da gündem dışına itiliyor. Öyle ki, çeyrek asırdır Cumhuriyet sayesinde ülkeyi yönetmekte! Olan AKP iktidarı ve koşulsuz destekçilerinin milletin malı olan istihdama dayalı üretim tesislerinden oluşan milli değerlerimizi elden çıkarması ve yeni tesisleri yapmaması sonucunda işsiz sayısı artışı önlenemez bir boyut kazandı.

Katlanarak bozulan sosyal ve ekonomik yapı günümüzde lüks ve şatafat içerisindeki saray ve eşrafı dışında kalan kesimi yoksulluğa, emekçi ve emeklileri açlığa, esnafları siftaha, üniversite mezunu gençleri baba harçlığına mahkum etti. Oysa iktidar sadece kendisinden önceki iktidarlarca başlatılan projeleri tamamlasaydı sanki toplum daha refah ve huzur içerisinde olurdu, Yakın geleceğin savaşlarının özellikle içerisinde yer aldığımız Ortadoğu coğrafyası, Güney Asya ve Kuzey Afrika ülkelerinde petrol yerine su kaynakları için olacağı gerçeği gündem olmalı. Bu nedenle DOĞRU PARTİ temsilcisi olarak suni gündemler yerine geleceğin gerçek gündemi ile bu günden ne demek istediğimizi aktarmaya çalışayım.

Değerli okurlar, geçmiş yıllara dayalı tarım, enerji, su kaynakları, ulaşım, turizm ve eğitim gibi sektörlerde kalkınmayı hedef alan GAP(Güneydoğu Anadolu Projesi), DAP(Doğu Anadolu Projesi) ve KOP(Konya Ovası Projesi) gibi projelerin hala bitirilememiş olmasını oldukça manidar buluyorum. Çünkü, geleceğin savaşlarının su için olacağı gerçeğinden hareketle tarımsal ürünlerin yetiştirilmesine kaynaklık edeceği büyük önem arz ediyor. Özetle;

GAP; Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde  yapımı düşünülen barajlar, HES(hidroelektrik santralleri) ve sulama tesisleri ile kentsel ve kırsal altyapı, ulaştırma, sanayi, eğitim, sağlık  ve diğer sektörleri içeren bölgede ekonomiyi geliştirmeyi, bölge vatandaşlarımızın gelir düzeyini artırmayı hedefleyen GAP  projesi kapsamında 2002 yılına kadar enerji projelerinde %90 fiziki gerçekleşme sağlansa da, toplam sulama projelerinde gerçekleşme 2002 yılında %49 iken günümüzde %63’e ulaşmış kalan kısmı ise 2028 yılına ertelenmiştir. Bölgenin kalkınmasını hızlandırmayı amaçlayan DAP projesinde dişe dokunur bir ilerleme söz konusu değildir.

Bölgenin ekonomik, sosyal ve çevresel potansiyelini ortaya çıkarma amaçlı KOP projesinde ise sulama, içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyacı karşılanacak, yeraltı suyu yetersizliğini önleyici  geliştirme hizmetleri ile teknolojik ziraat yapılacak ve üretim artışı sağlanacak, hayvancılık geliştirilecekti. KOP kapsamında toplamda 1,65 milyon hektar alan sulanacak olup, sulama projelerinin %73’ü dışındaki alan tamamlanmamıştır.

Suya dayalı kalkınma amaçlı GAP, DAP ve KOP Projelerı̇nin hayata geçı̇rı̇lmesi halinde bölgenı̇n tarım, gıda, hayvancılık ve enerji üretı̇mlerı̇ ıle ülke ekonomı̇sı̇ne pozitif katkı sağlaması yanında ı̇stı̇hdama dayalı üretim tesisleriyle ı̇şsı̇zlı̇ğe çare olacağı aşikardır. Bu projelerin tamamlanması için harcanması gereken ve 2002 sonrası AKP iktidarları tarafından bütçedeki payı sürekli düşürüldü ve bu projeler atıl bırakıldı. Sonuç ne oldu derseniz mesela, tarımda ı̇hraç eden 7 ülkeden biri olan Türkiye, samanı dahi ithal eden ülke oldu.

Sonuç olarak, 24 yıldır aralıksız iktidar olan AKP, gübre ve şeker fabrikaları satması yetmezmiş gibi, ekonomı̇k getı̇rı̇sı̇ olan suya dayalı bu projeleri tamamlamak yerı̇ne, araç geçı̇ş garantı̇lı̇ köprüler, otobanlar ve tüneller, hasta garantili hastane ve yolcu garantili havaalanları yaptı ve verilen garantiler nedeniyle gelecek nesli borçlandırdı.

Oysa bunlara harcanan paralarla bu projeler tamamlansaydı “milletin efendisi köylü” AKP’nin marabası olmazdı… çiftçiler tarlasını, evini terk etmezdi. Tüm bu hizmetlere hayat veren kaynak ise SU. SU ülkemiz geleceğinin teminatı olacak çoğunluktadır. Bulunduğumuz coğrafyada gelecekte yaşanacak savaşların SU kaynaklarının denetim ve kontrolünü elde etmek olacağı ve  suyun HAYAT olduğu unutulmasın.        9.Nisan.2026

Selam ve saygılarımla        

Cezmi Orkun

Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı

(Enerji, Tabii Kaynaklar ve Madencilik Politikaları Başkanı)

Exit mobile version