Değerli okurlar, söylemesi kolay tan 23 yıldır iktidar olan ancak bir türlü muktedir olamayan AKP iktidarı ve koşulsuz destekçileri sayesinde neredeyse her gün “bu kadar da olmaz” demeniz yanında, 40 yıl düşünsem bunu söylemeleri aklıma dahi gelmezdi dediğiniz olaylara şahit oldunuz. DOĞRU söylemlere kulak vermezken algı ve manipülasyona dayalı söylemlere kulak kabarttınız. Sonuçta ne elde ettiniz? yoksulluk ve açlık çeken insanlar topluluğu, taciz-tecavüz ve istismar edilen kadınlar ve çocuklar topluluğu, seçimlerde çıkarları için 1 paket makarnaya muhtaç dilenci konumuna itilen topluluk, devletin temeli hukuk- hukukun temeli Adalet’in sadece saray ve eşrafı için uygulandığı bir yargı, sözde yasama adına görevi sadece parmak kaldırmak olan 600 vekilin yer aldığı TBMM, emekliler başta olmak üzere tüm emekçilerin haklarının gasp edildiği, bu hakların Suriyeliler için kullanılmasını sağlayan bir ucube sistem.
Faiz lobilerine para aktarmak için cumhuriyet kazanımı olan tüm istihdama dayalı üretim tesislerini yok pahasına elden çıkaran bu zihniyet bir de geçmiş dönemi “eski Türkiye” deyip eleştirerek kendi başarısızlığını örtme çabaları içeren “yeni Türkiye” dedikleri bir algı ortamı oluşturdu. Oysa, Cumhuriyeti kuran “Buğday satarak fabrika kuran eski Türkiye” yönetimi idi, “Yeni Türkiye” masal dünyasında “fabrika satarak buğday ithal(alacak) eder hale getiren” ise 23 yıldır iktidar olan AKP ve koşulsuz destekçileridir. Ülkemizi bu hale getiren sizlere “Eski Türkiye kadar taş düşsün başınıza” demek DOĞRU olmaz mı?
Siyasi çıkar elde etmek için, dün terörist dediğiyle bugün sanki terör varmış gibi “Terörsüz Türkiye” yalanıyla aynı safta yer alıp ülkemiz insanlarını ayrıştırmanın yanında vatandaşlarımızı manipüle eden (ki bu bir suçtur) mevcut iktidar liyakat yerine sadakat ekseninde atamalarını aralıksız sürdürüyor. Göreceksiniz olası bir seçim öncesi siyasi çıkarlarına alet edeceği kaynak yok diyerek yoksulluğa ve açlığa mahkum ettiği vatandaşların maaşlarında bir artışa gidecektir. Yeni gaz keşifleri açıklanacak, savunma amaçlı kara-hava ve deniz taşıtlarını yerli olarak imal ettiklerini açıklayacaklardır. Özetle geçmişte olduğu gibi gelecekte de siyasi çıkarları için yalanlara dayalı algı operasyonları ile vatandaşları manipüle edeceklerdir. Bizden uyarması..
Değerli okurlar, “neler gördük” derken aslında mevcut AKP iktidarının uygulamalarına baktığınızda gördüğümüz “mantık ve yasalar” açısından uygun olup olmadığına baktığınızda kendi yasalarını yine kendi mantıkları doğrultusunda uyguladıklarını gördük. Gördünüz değil mi? Ana muhalefet partisi CHP ve diğer muhalif partilere baktığınızda yaptıkları eleştirilerin iktidarın lehinde sonuçlar doğurduğunu gördük, görüyoruz. Yeri gelmişken iktidarın bu davranışlarına mizahi açıdan bakalım. Fıkra bu ya;
Üniversitelerin birinde, bir hukuk profesörünün 21 yaşındaki Mehmet adlı öğrencisi hariç diğerleri geçer not alıp başarıyla mezun olmuşlardır. Mehmet bir gün sonraki sabah okula gelir ve hocasının yanına giderek hocam “okulumu bitirebilmem için maddi durumu iyi olmayan ailem her türlü fedakarlığı yaptı. Mezun olamazsan çok üzülecekler. Size yalvarıyorum notumu yükseltip beni mezun etmeniz için size yalvarıyorum” der. Bunun üzerine hocası, “hayır kesinlikle böyle bir şey yapmam. Çünkü bu isteğin hem etik kurallara hem de yasalara aykırı”. Ayrıca; “bir hukuk profesöründen böyle bir talepte bulunman hem yasalara, hem de mantığa ters” diye cevaplar. Bunun üzerine Mehmet, “peki hocam size tamamen gerçek ve tamamen hukuka dayalı bir sorumun cevabını bilemezseniz, benim notumu A olarak değiştirir misiniz?” der. Profesör kendisinden emin basit bir üniversite öğrencisinden gelebilecek herhangi bir hukuk sorusuna kesinlikle yanıt verebileceğini düşünerek, “tamam anlaştık, sor bakalım sorunu” der. Mehmet “gerçek bir vaka düşünün ki, mantığa ters ama yasaya uygundur. Aynı zamanda yasaya ters ama mantığa uygundur ve yine hem mantığa hem de yasaya terstir.” Sorusunu sorar.
Profesör düşünür, düşünür ve Mehmet’ten bir gün izin ister. O arada profesör meslektaşlarına danışır ama kimse bu soruyu cevaplayamaz. Bunun üzerine öğrenciye “A” vererek hukuk fakültesinden mezun eder.
Profesör, okulun son günü sınıfta tüm öğrencilerine veda etmeden önce bir soru soracağını söyler ve Mehmet’in kendisine sorduğu soruyu sorar. Sınıfın neredeyse tamamı ellerini kaldırır. Bu duruma şaşıran profesör, öğrencilerden birine soruyu yanıtlaması için işaret eder. Öğrenci ayağa kalkar ve başlar açıklamaya: “hocam, siz 75 yaşındasınız ve 20’li yaşlarında çok güzel bir kadınla evlisiniz, bu mantığa ters ama yasaya uygundur. Eşiniz sizi 21 yaşında bir erkekle aldatıyor, bu yasaya ters ama mantığa uygundur. Siz bu 21 yaşındaki erkeğe mezun olabilmesi için ‘A’ notu verdiniz, işte bu hem mantığa hem de yasaya terstir” der.
Der.
Öyle ya, uygulamaları şaibelerle dolu iddia makamında olan birini, karar vericilerin başına getirmeniz “mantığa ters yasaya hem uygun hem ters”, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine karşı durması yanında vatan hainlerinin mezarı başında dua eden ve bu haini şehitlik gibi kutsal bir makama layık gören birinin güvenlik birimlerinin başına atanması yine “mantığa ters, yasaya hem uygun hem ters”. Sonuç olarak liyakatin esas olduğu bir yönetim için bu her iki atama kararı “mantığa ve yasaya terstir.” Geçmişte de benzer olayları gördük, bugün de görüyoruz. Daha neler göreceğiz demek yerine gördüklerimiz bize yeter deme zamanıdır.
Değerli okurlar. “Neler gördük, neler!” başlığında anlatmaya çalıştığım olayları unutmayalım ve gençlerimize anlatalım. Anlatalım ki, ülkemizin aydınlık geleceğini görmelerinin teminatı olalım.
Emperyal güçlerin emrinde kara bulutlarla kaplı bir Türkiye mi?, güneş ışıklarının aydınlattığı, bağımsız ve bağlantısız bir Türkiye’mi? karar sizin… DOĞRU PARTİ olarak bizler sizleri aydınlık Türkiye için “aynı çatı altında olmasa dahi” ulus devlet, üniter yapının korunması adına birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz. Neler gördük, görüyoruz söylemini “NELER OLDUĞUNU GÖRDÜK” hepsi hikaye diyerek cevaplamış olun. 14.Şubat.2026
Selam ve saygılarımla
Cezmi Orkun
Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı
(Enerji, Tabii Kaynaklar ve Madencilik Politikaları Başkanı)
