Şişli’de bir apartıman
Yoksa eğer halin yaman
Nikel-kübik mobilyalar
Duvarda yağlı boyalar
İki tane otomobil
Biri açık biri değil
Aşçı uşak hizmetçiler
Dolu mutfak dolu kiler
Lüküs hayat, lüküs hayat
Bak keyfine yan gel yat
Ne ömür şey
Oh ne rahat
Yoktur eşin lüküs hayat…
1933 yılında bestelenmiş olan operetten yaptığım kısa alıntıyı bizim nesil hatırlar.
Adeta bu günler için bestelenmiş.
İçi boşaltılmış kasalı, sedef işlemeli lüks masalı, jakuzili, hamamlı, şaşalı makam odalı, hizmetçili, korumalı, çakarlı onlarca lüks makam arabalı, her biri milyarlarca lira harcanarak yapılmış saray yavrusu binalı belediyeler...
Onları aratmayacak üst düzey devlet daireleri ve yönetici makamları, adeta evrim geçirmiş ve hepsi birbirinden havalı, yedikleri önünde yemedikleri ardında, yemek masalarında ıstakoz parçaları, bileklerinde Rolex saatleri, kollarında binlerce dolarlık çantaları, parmaklarında pırlantaları, koku, kıyafet hepsi Versace markalı, ceplerinde milletin milyonlarca liralık huzur hakları, ballı maaşları ve her türlü devlet imkanıyla görgüsüzce yaşanan ultra lüks saltanat hayatları, bitmek bilmeyen şımarıklıkları, yandaşa verilen devlet ihaleleri ve paylaşılan milyarlık rantları, yurt dışına kaçırılan döviz, altın ve bilumum malları, Amerika’da devasa kule, Londra’da bir mahalleyi zapt etmiş lüks konutları, yabancı pasaportları ve vatandaşlık hakları, yabancı okullarda eğitim gören evlatları ve kaybolmuş vicdanları…
Geride ise sefalete terk edilmiş, kandırılmış gariban Anadolu insanları ve müstemlekeye çevirdikleri vatanları…
Sanki Osmanlı’nın son yılları…
Bunlar size kapak olsun ülkemin korkak aydınları..!
Dr. Vecdet Öz
