Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhuriyetin ilanından bu yana en tehlikeli
bir durumla karşı karşıya!
Bir tarafta, Cumhuriyetin ilanından bu yana, en beceriksiz, en kötü, kendi açgözlülüklerinden küresel çetenin elinde rehin durumuna düşmüş, ihanete zorlanan, demokrasi düşmanı İhvancı-Hizbullahi Cumhur İttifakı var!
Diğer tarafta, Trump adlı deli ve Netanyahu denen soykırımcı, Türkiye’yi İran’a karşı savaşa sokmak için oyun peşindeler.
AKP-MHP-HÜDA PAR-DEM partileri, hiçbir aklın ve hiçbir toplumsal vicdanın kabul edemeyeceği, “54 Bin İnsanımızın katili bir haini” KURUCU ÖNDER” ilan etmişler, ona villa yapıyorlar! (Çanakkale’de Şehit sayımız 48 Bindir. Kurtuluş Savaşımızda Şehit sayımız 34 Bindir! İhaneti büyüklüğünü gördünüz mü?)
Ekonomik çöküntü son kertede! Yandaşların kulaklarından dolar fışkırırken, toplumun yüzde 60’ı AÇLIK SINIRI altında, hayata tutunmaya çalışıyor.
Başımızdaki bela artık, “Haksız Mal Edinme) veya (Devletin-Milletin Soyulması) olayını aşmış, doğrudan (CUMHURİYET REJİMİ ve DEVLETİN BEKA) sorunu, Anayasal düzenin değiştirilerek, ülkenin ekseninden koparılması haline gelmiştir.
TBMM’de bulunan muhalefet partilerinin tamamı, olayın vahametinin farkında ve çapında değiller!
Ne yapacağız? Göz göre göre ülkemizi, Emperyalist Devletlerin kölesi olmuş, komşularımız Irak ve Suriye’yi Mazlum Abdi ve Colani gibi aşağılık katillere teslim etmiş, defalarca ANAYASA İHLAL SUÇU işlemiş, boğazlarına kadar yolsuzluğa batmış, Ege Adalarımızı Yunan’a teslim etmiş bir ittifaka mı bırakacağız? Elbette hayır…
Atatürk’ün Askerleri olarak, tüm milletimizi kucaklayarak, hukuktan ayrılmayarak, Anayasamızın bizlere tanıdığı “DİRENME HAKKIMIZI”
sonuna kadar, sürekli ve vakur bir şekilde kullanacağız…
Bunun için, bir avuç vatansever ile, her türlü siyasi hedeflerden arınmış, “Kızılcagün Platformunu” kurduk.
27 Aralık 2025’te on binlerce vatanseverle Atamızın huzurunda buluştuk. Daha sonra Ankara’da, Ankaralılarla beraber olduk.
5 Nisan Pazar günü saat 11.45’ te İstanbul-Ümraniye-Asmina Toplantı Salonunda olacağız. (İletişim 0506 181 27 12- kizilcagunplatform)
Bu hareket tüm Türkiye’ye dalga- dalga yayılacak, sel olacak ve Cumhuriyetimize vatanımıza göz koyan sefilleri süpürecektir…
Tüm İstanbulluları Ümraniye’de bekliyoruz…
Sağlık ve başarı dileklerimle 04 Nisan 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
DUYMUŞ/GÖRMÜŞ/SÖYLEMİŞ
Başında Adalet Bakanı ve HSK Başkanı Akın Gürlek’in olduğu AKP Yargısı,
“Hukuk Harikaları” (!) yaratmaya devam ediyor.
Hans Kelsen (1881-1973), Lord Denning (1899-1999), Prof. Dr. Faruk Erem (1913-1998), Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu (1904-1992), Prof. Dr. Bakır Çağlar (1941-2011)
Bu Üstatlar, sadece yasaları bilenler değil, adaletin ruhunu kavramış ve Evrensel Hukuk ilkelerinin gelişimine yön vermiş “Hukuk Mimarlarıdır.”
Hukukçu, rüzgara göre değil, pusulası olan “Evrensel Adalet” ilkelerine göre hareket eden kişidir. Kanunlar değişebilir, iktidarlar değişebilir, ancak insanın onuru ve savunma hakkı KUTSALDIR.
Modern Türkiye’nin, 100 yılda biriktirdiği tüm güzel ve çağdaş değerlerimizi,
ısrarla teker-teker perişan edip devletimizi Ortadoğu’nun İlkel Devletlerine benzeten “Ümmet İktidarının” bunları anlaması mümkün değildir.
Eğer, yukarıda isimlerini yazdığım vefat etmiş usta hukukçular, bugün hukuk alanında yaşadıklarımızı görselerdi, eminim ki kahrolurlardı!
FETÖ Silahlı Terör Örgütü CIA ile birlikte, “Türk Ordusunun Komuta Heyetini çökertmek” için YARGI’YI nasıl kullandılarsa, şimdi daha iğrenci yapılmaktadır.
O zaman, Bir tane FETÖ’CU Savcı, Bir tane FETÖ’CU Polis, bir adet dijital sahte delil ile Komutanları zindana atmışlar, yıllarca orada çürütmüşlerdi.
Günümüzde ise sistem güncellendi ve “Gizli Tanık” rezaleti kullanılıyor.
Yalnız, Savcılık gizli tanık bulmakta zorlanınca, ikna ederek Gizli Tanık yapılanlar, mahkemede ifadelerini kabul etmeyip çekiliyorlar.
Bazıları ise, “Evrensel Hukuk ta yeri olmayan, “Duymuş-Görmüş-Söylemiş” gibi saçma ifadelerle, suçsuz insanların hapiste tutulmalarına neden oluyorlar…
AKP-MHP-HÜDA PAR-DEM İttifakı bunu bilerek yapıyor.
Yargıyı kullanarak, siyasi rakiplerini yok etmek için yapılmakta olan bu ahlaksızlık, asla başarılı olamayacaktır. Daha önce bu çıkmaz yolu kullananlar gibi başaramayacaklardır.
Peki, o zaman soru şu;
AKP ve ortakları, gittikleri yolun “çıkmaz” olduğunu görmüyor mu? Bunlar geri zekalı mı?
Elbette biliyorlar ve cin gibiler. Yapacak başka işleri, gidecek başka yerleri kalmadı. Binmişler ABD-İsrail kayığına, fırtına onları nereye sürüklerse oraya gidecekler! Ta ki bir kayaya çarpıncaya kadar…
Emlak Kralları gibi portföylerinde çok sayıda daire-villa biriktiren ve hala orada utanmadan oturan Yargı mensuplarına, bir öğüt ile yazıyı bağlayalım!
“Yargıç kararlarında sanığın gözyaşlarını değil, toplumun vicdanını ve hukukun onurunu taşımalıdır.”
Not 1;
5 Nisan 2026 Saat 11.00 DOĞRU Parti İstanbul 2. Olağan Kongremiz var.
Adres; Yaşar Kemal Kültür Merkezi Maltepe- İstanbul… Bekleriz.
Not 2;
Kızılcagün Platformu Saat 11.45 Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik Paneli
Asmina Davet-Balo Salonu Ümraniye-İstanbul… Bekleriz.
Sağlık ve başarı dileklerimle 03 Nisan 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
BUNLAR MI DEMOKRAT?
AKP-MHP-HÜDA PAR-DEM demokrat değildir, hiçbir zaman olmadılar!
Sadece seçimi ve sandığı geçerli kabul edip, demokrasinin evrensel kuralarını yok sayarak demokrat olunamaz. Cumhur İttifakı gibi “Ben olurum, ben böyle demokratım” diyebilirsiniz ama o zaman tüm demokrat dünya sizinle alay eder ve sizin demokrasinizi “Hibrit Demokrasi” olarak kabul ederler…
Bu giriş benim yıllardır, ısrarla vurguladığım en temel konudur.
Çünkü her işin başı “Gerçek Demokrasidir.” Bir yönetim demokrat değilse, onun elinin değdiği hiçbir işte hayır yoktur. Demokrat olmayan kafalar, üstüne üstlük bir de cahil ve salak iseler o ülke için zor günler kaçınılmazdır.
Halkın Filozofu Bergamus, bakın ne diyor;
“Şu anda Türkiye’ye egemen olan cehalet yönetimi, toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya devam etmektedir. Öncelikle, toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık, düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması, toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır. Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik, toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir.”
Bergamus’a katılmamak mümkün mü? Koyun bunların üstüne “Hukuk Devleti” ve “Basın Özgürlüğü” ilkelerine vurulan cehalet darbelerini, demokrasinin d’si elinizde kalırsa, şanslısınız demektir.
Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın kıskacına düşmüş milletlerin kaderleri hep bizimki gibi olmuştur. Zira cahil kişi, çevresiyle iletişim kurmaktan korktuğundan kendisi hakkında yazılanları da değerlendiremez, çevresinde akıllı ve bilgili insan barındırmaz. Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez bile!
Bu durumda cehalet ve aptallık iktidarının yapacağı tek yol kalır;
Toplumsal terör, yani korku yaratmak ve devlet gücünü vatandaşına karşı sopa gibi kullanmak. Aynen şu an bizde olduğu gibi…
Bunlar o kadar cahil o kadar salaktırlar ki, o sopanın bir gün kafalarında patlayacağını göremezler!
AKP-MHP-HÜDA PAR- biat yani şartsız itaat kültürü vardır. Reis ne derse o olur. Fikir tartışması yoktur. Meşveret dedikleri göz boyama tam bir aldatmacadır.
Bir parti düşünün, Liderinin yanlışları yüzünden tüm ülke çok zarar görüyor.
O partide aklı ve milli vicdanı olanlar konuşamıyorlar bile! Konuşmaya kalktıkları anda kendilerini partinin dışında buluyorlar. Niçin, çünkü o partide aynen Tarikat ve Cemaatlerde olduğu gibi konuşma, itiraz etme hakkınız yoktur.
Böyle bir partide demokrasi var diyecek biri var mıdır?
Eğer varsa ben de onlara izninizle şunu söylerim;
Genel Başkan, boğazına kadar yolsuzluğa batsa, sağlıklı düşünemez kendini kontrol edemez bir hale gelse bile konuşamayacaksınız değil mi?
Hadi oradan pabucumun demokratları…
Sağlık ve başarı dileklerimle 02 Nisan 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
