İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan (İBB) uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 107’si tutuklu 402 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci duruşması dün sona erdi. Dava Çarşamba günü görülmeye devam edecek.
Davanın ilk gününe İmamoğlu’nun kürsüye gelerek konuşma talebi üzerine çıkan tartışmalar damga vurmuştu. İkinci gün de gerilimle başladı. Duruşmayı takip etmek isteyen avukatların salona kimlik kontrolüyle alınmak istenmesi tartışma yarattı.
İtirazların ardından mahkeme heyeti avukatların sözlü beyanla salona girmesine izin verdi.
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal duruşma salonunun önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Avukatsız yargılama, yargılama değildir. Otoriter bir rejim uygulamasıdır. Yassıada uygulamaları neyse, bugünkü uygulama da aynı zihniyettir” dedi.
Avukatların ve tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından bu kez “sandalye” polemiği yaşandı.
Tutuklu sanıkların bulunduğu sıranın başına jandarma oturtuldu. İmamoğlu, buna itiraz etti.
Jandarma bu kez koridora sandalye çekerek İmamoğlu’nun kürsüye geçişini engelledi.
Duruma tepki gösteren İmamoğlu, “Kimin önünü kesiyorsunuz siz? Bu yaptığınız Türk yargısı için yüz karasıdır. Kimden talimat aldınız?” dedi.
Mahkeme heyeti, İmamoğlu’ndan söz verilmeden kürsüye çıkmamasını istedi. İmamoğlu bunu kabul edince önündeki jandarma kaldırıldı.
‘Ben dertliyim, üç bin yılla yargılanıyorum’
Mahkeme, kimlik tespitlerinin ardından iddianamenin özetinin okunmasıyla başladı.
İmamoğlu daha sonra söz alarak kürsüye geldi.
Mahkemenin kendisini dinlememesinin Türk yargısına ve kanunlara uygun olmadığını söyleyen İmamoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:
“Az önce iddianamenin özetini okudunuz, her satırda ismimin geçtiği özeti aktardınız. Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli siyasi davalardan biri başlatılıyor.
“Burada ‘Sizi dinlemiyorum’ ya da ‘Size söz hakkı vermiyorum’ demenizin yüce Türk yargısına, kanunlara uygun olmadığını düşünüyorum.”
“Burada avukatlarımın ‘bir seslensin’ demesi de budur. Kısıtlamayı anlatmam, talebimi anlatmam için. Benim burada camide miting yapanlar gibi miting yapacak halim yok. Ben dertliyim üç bin yılla yargılanıyorum.
“Bu iftiraname üzerinden baskı altında bir sistemle karşı karşıyayız. Ben size güvenmek istiyorum. Ben ilk seçimde iktidar olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Ben bir yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım.
“Burada savunma sıralamasının da tutarsız olduğunu düşünüyorum. Bırakın Ekrem İmamoğlu’nu ilk dinlemeyi, son dinlemeyi arada bile dinlemeniz gerekir. Ekrem İmamoğlu olarak savunmaların başında, ortasında, sonunda, karar zamanında çoklu savunma hakkım olduğunu düşünüyorum.”
İmamoğlu’nun bu sözlerinin ardından duruşmaya 13.30’a kadar ara verildi.
İlk savunmayı Erdoğdu yaptı
Aranın ardından duruşmada tutuklu sanıkların savunmalarına başlandı.
İlk savunmayı eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu yaptı.
Erdoğdu, savunma hakkının kısıtlandığını belirterek 10 aydır tek kişilik hücrede tutulduğunu ve 4 bin sayfalık iddianameyi incelemek için haftada yalnızca iki saat bilgisayar kullanabildiğini söyledi.
Etkin pişmanlık kapsamında verilen bir ifade sonrası tutuklandığını belirten Erdoğdu, hakkındaki delillerin ifade, banka dekontu ve baz kayıtlarından ibaret olduğunu söyledi.
Suçlamaları reddeden Erdoğdu, “Ben para taşımadım. Varsa bir deliliniz gösterin. Ben bu iddianamenin neyine nasıl cevap vereyim? Böyle bir olay yaşanmadı. Sizin sorunuz varsa sorun” dedi.
Erdoğdu savunmasında mahkeme heyetine hitap ederek hakimlerin 86 milyon adına çok önemli bir karar vereceğini söyledi.
Verilecek kararın darbe davalarından bile daha kritik olduğunu öne süren Erdoğdu, adalete güvenin ciddi şekilde azaldığını ve ülkede kuvvetler ayrılığının ortadan kalktığını savundu.
Bahçeli ‘duruşmalar canlı yayımlansın’ talebini yineledi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli meclisteki grup toplantısında İmamoğlu davasına değindi.
“Biz, duruşmalar televizyonlardan canlı yayınlansın derken haksız mıydık?” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:
“Geldiğimiz bu süreçte haklılığımız netleşmiştir. Ayyuka çıkan siyasi içerikli hukuk ihlallerinin Türk yargısına kesif bir karşı duruş olduğu belgelenmiştir. CHP, hukuku hiçe saymıştır. Elbette bunun bedelini adalet ve hukuk namusu karşısında mutlaka ödeyecek, kati sonuçlarına da öyle ya da böyle katlanacaktır.”
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 183. maddesi, duruşma başladıktan sonra duruşma salonundaki her türlü sesli veya görüntülü kaydı sınırlıyor.
CHP davaların TRT’de canlı yayınlanmasını öngören kanun teklifinin Aralık 2025’te Genel Kurul gündemine alınması talebinde bulunmuş ancak bu talep Cumhur İttifakı oylarıyla reddedilmişti.
İlk gün yaşananlar
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 kişi bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Gergin başlayan duruşmaya reddi hakim talebi, “sen” krizi ve “liste tartışması damga vurdu.
İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianame doğrultusunda açılan davanın ilk duruşması bugün başladı. 23 Mart 2025’te tutuklanan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 106’sı tutuklu toplam 402 kişinin yargılandığı dava, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan 1 No’lu salonda görüldü.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyeti’nin bakacağı davanın ilk duruşmalarının, nisan ayı sonuna kadar haftada dört gün yapılması planlandı. Duruşmalar pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri gerçekleştirilecek.
16.55 Ekrem İmamoğlu, duruşmanın sonunda İBB soruşturmasında tutuklanan Sarp Yalçınkaya’nın avukat Çağrı Silahdaroğlu’na tahliye vaadiyle 8 milyon dolar kaptırdığını hatırlattı ve şirketlerindeki kayyumun kaldırıldığına değinerek şunları söyledi: “8 milyon dolar kaptırdım diye suç duyurusunda bulunan adama şirketinin başına geçmiş diyorlar. Suç duyurusunda bulunan adama… Şimdi bu şekilde hakimlik yapılamaz. Bu şekilde yargılama olamaz. Olamaz!”
16.52 Oturumun bitmesinin ardından salonda konuşan İmamoğlu “Biraz mertliğiniz varsa bu insanları bırakın. Benimle tek başıma mücadele edin. Ben sizi 4 defa yendim, 5 değil 7 defa yeneceğim” sözleriyle alınan önlemlere ve mahkemeye tepki gösterdi. İmamoğlu daha sonra jandarma eşliğinde salondan çıkarıldı.
16.50 Hakimin erteleme kararının ardından Ekrem İmamoğlu tepki göstermek için mahkeme heyetinin bulunduğunu alana geldi. İmamoğlu, “Yazık ediyorsunuz makamınıza. Söz hakkı vermekten dahi korkuyorsunuz. Size görevinizi hatırlatıyorum. Söz hakkı vermelisiniz, aksi takdirde kaçarak gidersiniz” dedi. Savcıya da kendisine el işareti yaptığı için tepki gösteren İmamoğlu “El işareti yapmayacaksınız” diye seslendi, savcı da İmamoğlu’na bağırarak karşılık verdi
16.45 Duruşma sonunda tartışma çıktı, mahkeme heyeti salonu terk etti. Ekrem İmamoğlu, “Biraz mertliği varsa bu insanları bırakır tek başına benimle mücadele eder” dedi.
16.41 Ekrem İmamoğlu mahkeme başkanının duruşmayı bitirdiğini söylemesinin ardından, “Yazık ediyorsunuz makamınıza. Karar verirken el hareketinizi gördüm. Size görevinizi hatırlatıyorum” dedi.
16.40 Duruşmanın sonunda Ekrem İmamoğlu’na “Sürekli müdahil oluyorsunuz. Söz hakkı vereceğim” diyen mahkeme başkanı, talepleri reddettikten sonra Ramazan ayı nedeniyle duruşmayı erken bitirdiğini söyledi. İBB Davası yarın 10.00’da devam edecek.
16.35 Avukatların reddi hakim ile tefrik talepleri ve beyanlarının ardından mahkeme başkanı savcılığa mütalaasını sordu. Savcılık reddi hakim taleplerinin reddedilmesine karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti, reddi hakim talebini ve tefrik talebini reddetti.
16.15 İBB Davası’nı yürütecek heyetin iki hakiminin toplam tecrübesinin 4 yıl olmadığını duyuran avukat Akın Atalay şunları söyledi: “Mahkemenin siz başkanı ve diğer 3 üyesini araştırdığımızda şu tabloyla karşılaştık. İki üye Mayıs 2024’te hakimlik mesleğine başlamışlar. Mesleği kıdemleri 2 yılı bile doldurmamış. Atandıkları zaman 1,5 yılık tecrübeye sahipler. Diğer kıdemli üye 7 yıl mesleki kıdeme sahip. Tek birinci sınıf hakim sizsiniz, siz de avukatlık mesleğinden hakimliğe geçmişsiniz ve o meslekteki süreniz buna imkan vermiştir. Bu şartlarda öncelikle sizin bu davadan çekilmeniz, bu olmadığı takdirde redd-i hakim talep etmekteyim.”
15.45 Buğra Gökce’nin avukatı Aynur Yazgan, müvekkilinin 25 Mart 2025’te MASAK raporlarına dayanarak tutuklandığını ve bugüne kadar kendisinin MASAK raporlarını görmediğini ifade etti.
15.39 Avukat Hüseyin Ersöz, kişisel bir davasını İBB davasına dahil etti. Talebinin gerekçelerini anlatırken İBB soruşturmasında gözaltına alınan gazetecileri hatırlatarak, “Altı gazetecinden bir tanesinin adli kontrol talebini şahsi olarak değerlendirip kaldırdınız. Sonra biz gazeteci Yavuz Oğhan için başvurduk ve onunki ancak bir ay sonra kaldırıldı” dedi.
15.20 Ramazan Gülten ve Aykut Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz de, reddi hakim talebine katıldıklarını söyledi ve ekledi: “Bu yargılamanın sadece heyetinizin ele aldığı andan itibaren değil, soruşturmanın en başından itibaren hukuka aykırılıklar silsilesi olarak ele alınması gerekir”
14.50 Necati Özkan’ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, mahkemenin ret konusunda karar verilmesini talep etti. Başkan, “Daha iddianame özeti bile okunmadı. Şimdi karar vermeyeceğim. Usule ilişkin beyan verin” dedi, Akalın, CMK 129 hatırlatması yaptı. Bir reddi hakim Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya’dan geldi. Duruşma, reddi hakim talepleriyle devam ediyor.
14.40 İmamoğlu’nun bir diğer avukatı Fikret İlkiz ise sanık sırasının mahkeme tarafından kendilerine verilmediğine dikkati çekti, “Biz önce belirlilik arıyoruz. Biz size, heyetinize güvenmiyoruz” dedi. Fikret İlkiz duruşmanın başında “Avukatla görüşmem” diyen mahkeme başkanına “Size geldik. Biz savunmayız. Görüşülmeyecek insanlar değiliz” dedi
14.35 İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, “Savunma makamı olarak bizim bu faaliyetlere yargısal faaliyet dememizi beklemeyiniz” dedi ve ceza alsa infazını dolduracak çok sayıda ismin ‘sorgu yapılmadığı’ gerekçesiyle tahliye edilmediğini söyledi. Fehmi Demir, mahkemenin bağımsız ve tarafsızlığını yitirdiğini söyleyen Demir, reddi hakim talebinde bulundu
14.30 İddianamenin kabulünden sonra mahkemenin yapısının değiştirildiğini söyleyen İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, tutuklu sanıklara 80 bin sayfalık ek klasörler ve iddianamenin incelenmesi için 24 saat süre verildiğini belirterek, “24 saatte bu evrakların incelenmesi olanaklı mı?” diye sordu.
14.27 Avukat Hasan Fehmi Demir: “Toplama kampında gerçekleşen faaliyetinizi kabul etmiyor, reddediyoruz. Sayın İmamoğlu İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ve 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde sanıkken tek başına bu salonda yargılandı. Amacın yargılamaları, gerçekleri kamuoyundan kaçırmak olduğu açıktır.”
14.19 Verilen aradan sonra dava, Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan’ın avukatı Hasan Fehmi Demir’in usule ilişkin talepleriyle başladı. Davanın ağır güvenlik önlemleri altında başladığına değinen Demir, “Bize inanmıyorsanız bir kere makam araçlarınızı bırakın, sivil olarak girin, özel girişleriniz yerine ana kapıyı kullanın. Ne demek istediğimizi anlarsınız” dedi
14.11 İmamoğlu da duruşma salonunda yerini aldı. Mahkeme heyeti de yerini aldı, duruşma başlıyor.
14.09 Sanıklar verilen aranın bitmesi ardından tekrar salona alınıyor.
14.00 13.30’da başlaması gereken duruşma yarım saat gecikmeyle başlıyor. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, seyircileri uyararak “Mahkeme esnasında alkış ve çekim konusunda azami hassasiyet gösterelim” dedi. Tutuklular alkışlar eşliğinde yerlerini alıyor.
***
13.30’A KADAR NELER YAŞANDI
13.30’a kadar yaşananların özeti: Mahkeme Heyeti, salona saat 11.00’da geldi. Heyet, duruşmanın işleyişine ilişkin bilgilendirme yaptı. Nisan ayı sonuna kadar haftanın dört günü ara vermeksizin tutuklu sanıkların savunmasının alınacağını kaydeden Mahkeme Başkanı, tutuksuz sanıkların savunmalarının da ikinci celsede alınmasının planlandığını ifade etti.
Mahkeme Başkanı, duruşma salonunda aralarda dahil ses ve görüntü kaydının alınmaması için uyarılarda bulundu. Bu uyarının önemsenmemesi ve ihlali takdirinde duruşmanın kapalı yapılmasının planlandığını kaydetti. Avukatlar, ilk önce Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının alınması şeklinde talepte bulunurken Mahkeme Başkanı, “Yapmış olduğumuz bir savunma sıralaması var. Ona sadık kalacağız” dedi.
Mahkeme Başkanı, İmamoğlu ve örgüt yöneticiliğinden yargılanan isimlerin savunmalarının en son alınması yönünde bir planlama yaptıklarını bildirdi. Bunun üzerine İmamoğlu, “Söz almak istiyorum. Gözlerimin içine bakarak konuşun” dedi. Mahkeme Başkanı ise “Ekrem İmamoğlu böyle yapamazsın. Sen böyle yaparsan biz bu yargılamaya devam edemeyiz. Konu seninle ilgili değil. Ben kimin gözünün içine bakıp bakmayacağımı bilirim” şeklinde yanıt verdi. İmamoğlu ise “Konu benimle ilgili. Çünkü iddianamede ‘Ekrem İmamoğlu’ suç örgütü yazıyor” dedi.
Mahkeme Başkanı’nın İmamoğlu’na, “sen” şeklinde hitap etmesi üzerine, izleyiciler hep bir ağızdan “sen değil, siz” diyerek bağırdı. Mahkeme Başkanı, “Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, defaatle uyarılmasına rağmen konuşmaya devam ettiği, kendine söylenmesine rağmen kürsüye gelmeye devam ettiği görülmekte. İkaz edildiği takdirde bu şekilde devam ederse kendisinin salondan çıkarılmasına oy birliğiyle karar verildi” diyerek ara karar kurduklarını açıkladı.
Duruşmada söz alan sanık avukatı, “Ben bu savunma listesini mahkemeye kaç kez sordum ulaşmak için. Benim ulaşamadığım listeye Yeni Şafak ulaşmış ve haber yapmış” dedi.
Bunun üzerine salonda izleyiciler avukatı alkışladı. Mahkeme Başkanı ise “Salonu komple boşaltıyoruz. İzleyici bölümünü boşaltıyoruz. İzleyici bölümü boşaltıldıktan sonra avukatlara söz vereceğim” dedi.
Salondaki izleyiciler ise “Yeni Şafak muhabirini çıkartın” diyerek tepki gösterdi. Gerginlik üzerine heyet izleyici bölümü boşaltılana kadar salondan ayrıldı.
Aileler, izleyici kısmının boşaltılması kararına, “Biz kaç aydır bu günü bekliyoruz, neler yaşıyoruz haberiniz var mı?” şeklinde tepki gösterdi.
Bunun üzerine İmamoğlu, söz almak istedi. Mahkeme Başkanının izin vermemesi üzerine İmamoğlu ve Mahkeme Başkanı arasında gerginlik yaşandı, Başkanın İmamoğlu’na, “sen” şeklinde hitap etmesine de izleyiciler tepki gösterdi.
Duruşmaya, saat 13.30’a kadar ara verildi.
***
13.06 Muharrem Erkek: “Bir kimse kesinleşmiş yargı kararı olmadıkça suçlu kabul edilemez. Bugün maalesef yargılama daha başlamadığı halde, yargılananlar suçluymuş gibi söylemleri ve yorumları görüyoruz bunlar son derece yanlış. Bugün ve duruşmalar boyunca Ekrem İmamoğlu’nun ve tüm arkadaşların yanında olacağız. Yerel demokrasi için, adalet için bu mücadelede onların yanında olmamız gerekiyor”
13.04 Özgür Özel: “Burası öyle kusura bakmasın ama sahra altı bir ülke değil. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet bir cumhuriyet var. Canını okumalarına rağmen Anayasa’ya göre bir hukuk devleti burası. Savunma diye bir hak var. Masumiyet diye bir karine var. Her fırsatta ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ diyen ve 15 buçuk milyon vatandaşın oy verdiği, 25 buçuk milyon vatandaşın imza verdiği kişiyle senli benli, birinci tekil şahısla konuşmaya çalışan adam hakikaten kendini kaybetmiş. Bu kadar saygısız, bu kadar üstten, daha doğrusu bu kadar ne dediğini bilmeyen… Salondan uğultu yükselince ‘siz’ deyip salon sakinleşince ‘sen’ diyen… Demişler ki ona sen Ekrem başkana, cumhurbaşkanı adayına, bu ülkenin bir sonraki cumhurbaşkanına ‘sen’ de ki itibarsızlaşsın. Ekrem başkanı itibarsızlaştıracak bir söz daha Türkçe lügata girmedi.”
13.04 Dilek İmamoğlu: “Yeter ki daha sakin, daha adil ve daha tarafsız bir yargılama olsun. Bir yıldır bu anı bekliyoruz. Ama biz bir yıldır bu anı neden bekliyoruz? Bunların cevaplarını hep bu günlerde öğreneceğiz. Bu insanların sözüm ona, suçu yok; sözüm ona o suçlara istinaden delil karartma ya da kaçma şüphesi olan insanların tutuklu yargılanmaları gerekir. Delil karartma yok, kaçma tehlikesi yok. Peki bu insanlar neden hala tutuklu ve neden tutuklu yargılanacaklar? Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir. Ben bu hukuk devleti olmanın gereğinin yerine getirilmesini istiyorum.”
12.46 Zeynel Emre: “Ben sağlıklı bir yargılama beklemiyorum. Adil bir yargılama, objektif bir bakış açısı beklemiyorum. Buradaki temel meseleyi halkımız kaçırmasın. Bütün bu olayların sebebi seçimle iktidarın el değiştirmesine yönelik iradeyi tanımama. Yani anayasadaki seçme ve seçilme hakkını tanımama, milli iradeyi tanımama.”
12.46 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekilleri ve aileler duruşma salonunu terk etmiyor. Mahkeme heyetine mesaj veren Özel, “Bir emir verdiğinizde bugünkü havaya, düzene değil anayasaya bağlı kalın. Yarın kimin kimi yargılayacağı belli olmaz” dedi.
12.20 Duruşmada CHP Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekilleri ve ailelerin kalmasına karar verildi. Diğer izleyiciler, partililer ve kurum temsilcileri duruşma salonundan çıkartılacak.
12.10 Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarından Tora Pekin ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, mahkeme heyetiyle yeni bir görüşme gerçekleştirdi. Duruşma seyircili olarak devam edecek.
12.00 CHP’liler ve sanık aileleri, mahkemeye verilen arada salondan çıkmama kararı aldı. Mahkeme heyetiyle sanık avukatları ve CHP yöneticileri arasında müzakereler de sonuç vermedi. Gergin bekleyiş sürüyor.
11.40 Tutuklu sanıkların duruşma salonundan çıkartılmasının ardından mahkeme heyeti davaya 13.30’a kadar ara verdi.
11.32 Mahkeme başkanı salonu terk etti, izleyiciler salondan ayrılmıyor. Mahkeme heyeti, izleyiciler salondan çıkmadan yargılamaya devam etmeyeceğini bildirdi.
11.25 İmamoğlu mahkeme heyetine “Sen buraya yargılamaya gelmedin mi? Böyle kaçarak çıkamazsınız” diyerek tepki gösterdi. Salon boşaltıldı, tutuklu sanıklar mahkeme salonundan çıkartılıyor.
11.21 Mahkeme heyeti usule ilişkin talepleri alıyor. Bu sırada söz alan Melih Geçek’in avukatı, “Avukatlara verilmeyen ifade listesi Yeni Şafak’a kim tarafından verildi” dedi. Milletvekili sıralarından “Cevap ver” diye seslenildi, mahkeme başkanı salonun boşaltılmasına karar verdi ve duruşmadan ayrıldı.
11.15 Mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun söz alma talebini zapta geçirdi: “Kendisine söz hakkı verilmemesine, defaatle uyarılmasına rağmen uyarıya riayet etmediği görülmekle, duruşma düzenini bozan davranışına devam etmektedir. Bir daha tekrarlanırsa duruşmadan çıkarılacağı bildirilmiştir.”
11.08 Davada en son savunmayı Ekrem İmamoğlu yapacak. İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, Ekrem İmamoğlu’nun arkadaşlarını selamlama konuşması yapması talebini iletti. Ancak mahkeme başkanı “Burası onun alanı değil. Diğer yargılamalarda olmuyor böyle bir şey” dedi.
11.04 İBB davası başladı. Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıkların mahkemeye katılma zorunluluğu olmadığını söyledi. Mahkeme başkanı, tutuksuz sanıkların avukatlarının vareste talebinde bulunmasına gerek olmadığını söyledi.
10.55 Tutuklu İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna getirildi.
10.37 Tutuklu sanıklardan Buğra Gökçe, Aykut Erdoğdu, Murat Ongun, Murat Çalık, Fatih Keleş, Necati Özkan duruşma salonuna girdi. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan duruşmaya SEGBİS’le bağlandı.
10.24 İBB Davası’nın tutuklu sanıkları duruşma salonuna alınmaya başlandı. Salonda tutuklu sanıklara alkışlarla destek veriliyor.
09.57 Duruşma salonunda gazetecilerle sohbet eden Dilek İmamoğlu, “Ekrem Bey’i geçen hafta gördüm gayet iyi. Mahkemeyle ilgili tüm belgelere erişti ve çalıştı” dedi.
09.50 CHP Genel Başkanı Özgür Özel İBB Davası’nı takip etmek üzere duruşma salonuna geldi.
09.45 İBB Davası’nın tutuksuz sanıkları duruşma salonuna alınıyor.
09.35 Yabancı misyon temsilcileri ve yabancı basın mensupları da davayı takip etmek için duruşma salonuna girdi.
09.30 Davayı takip etmek için gelen milletvekilleri, belediye başkanları ve davanın avukatları duruşma salonuna alındı.
08.45 İBB davasının görüleceği Silivri Ceza İnfaz Kurumu kampüsündeki duruşma salonuna basın mensupları alındı.
08.25 Duruşma salonu etrafında yoğun güvenlik önemleri dikkat çekiyor.
08.00 İBB Davası başlıyor.
***
DURUŞMA ÖNCESİ DETAYLAR
İMAMOĞLU’NDAN DURUŞMA ÖNCESİ MESAJ
Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nde görülmeye başlanacak dava öncesinde YouTube hesabından paylaşımda bulundu. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından paylaşılan mesajında İmamoğlu, “Bir yıl sonunda duruşma aşamasına geldik. Bir yıldır haksız yere tutsak haldeyiz. Yarın mahkeme salonunda olacağız ve ben savunma yapmayacağım, yargılayacağım. Duruşma öncesi neden siyasete girdiğimi, derdimin millet olduğunu anlatmak istedim” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, şunları kaydetti: “Bazen insanlar bana şunu soruyor: ‘Sen neden siyasete girdin?’ Aslında bunun cevabı çok uzun bir hikaye değil. Ben zaten hep çalışarak büyüdüm. Siyaset sonradan gelen bir şey. 5-6 yaşındayken sabahları babamla dükkan açtığımı hatırlıyorum. Kapıyı besmeleyle açardık. İçeri sağ ayakla girilirdi. Önce temizlik yapılırdı, sonra sabırla beklerdik. O sabah disiplinleri insanın karakterini şekillendiriyor. O zaman fark etmiyorsunuz ama yıllar sonra anlıyorsunuz. Ben çocukluğumu biraz çalışarak yaşadım. Toprak belledim, fındık topladım, tütün kırdım, pazara çuval taşıdım. Annemin ürettiklerini sattım. Bizim evde kadınlar da çalışırdı. Annem ekonomikti, güçlüydü. Anneannem de, babaannem de öyleydi. Emeğin cinsiyeti olmadığını küçük yaşta gördüm. Okumayı yazmayı öğrenmeden önce hesap tutmayı öğrendim. Tezgahta öğrendim. Bir ürünü tartarken biraz fazla koymayı öğrendim. Amcam derdi ki: ‘Az koyarsan müşteri kaybedersin. Biraz fazla koyarsan dua alırsın.’ Bu cümle benim hayatımda çok yer etti.
İstanbul’a geldiğimiz yıllar kolay değildi. Körfez krizi vardı, ekonomik sıkıntılar vardı. Babam yeni bir şehirde iş kurmaya çalışıyordu. Ben bir yandan üniversite okuyordum, bir yandan inşaatların başında dolaşıyordum. Günde 10–12 toplu taşıma değiştirerek şehri geziyordum. Projeleri anlatıyor, ev satmaya çalışıyordum. Gençtim, yorulmuyordum. Ama asıl mesele yorgunluk değilmiş. Sonradan anladım: Mesele inanmaktı. O dönem şunu öğrendim: Bir işletmede patron olmak değil, çalışanla birlikte çalışmak önemli. Akaryakıt istasyonunda gece nöbet tuttuğum günleri unutamam. Araçların camını temizlerdim. Beni oranın sadece çalışanı zannederlerdi. Babam beni diğer çalışanlardan ayırmazdı. Liyakat dediğimiz şey benim için orada başladı.
“ÇOCUKLAR KAYGIYLA DEĞİL UMUTLA BÜYÜYECEK”
Siyasete gelince… Ben bir sabah kalkıp ‘Siyaset yapayım’ demedim. Beylikdüzü’nde yaşıyordum. Şehir büyüyordu ama ruhu yoktu. Plansızlık vardı, kimlik yoktu. Ben bir model hayal ettim: İnsanların aidiyet hissedeceği bir yer. Çocukların parkta güvende olduğu, insanların kültürle buluştuğu bir kent. 2008’de siyasete girdim. Ön seçim istedim. Kaybettiğim dönem oldu, aday gösterilmediğim oldu ama küsmedim. 2014’te kazandık. Nasıl kazandık biliyor musunuz? Sabah 6’da başlayıp gece 2’de biten bir tempoyla her sokağa girerek, her eve dokunarak. Çünkü siyasetin nabzı sokakta atıyor. Bunu çok erken öğrendim. Belediye başkanı olduğumda şuna dikkat ettim: İnsanlar bu kente ait hissetmeli. Yaşam vadileri yaptık, kültür merkezleri açtık, dayanışma evleri kurduk, gıda bankası kurduk. Ama asıl yaptığımız şey beton değil, bağ kurmaktı.
Sonra İstanbul… Orada da aynı şeyi yaptım. Sokağa çıktım, dinledim. Bir çocuğun ‘Anneme iş bulur musun?’ dediği anı unutamıyorum. İlkokul çağında bir çocuk ‘kaygı’ kelimesini bilmiyor ama kaygıyı yaşıyor. Benim siyasette kalma sebebim o cümledir. Bugün yaşadıklarımızı herkes görüyor. Üç kuşaktır büyüyen aile şirketimize kayyum atandı. 77 yaşındaki babamın emekli maaşına el konuldu. Bu mesele şahsi değil. Benim meselem şu: Eğer hukuk keyfi hale gelirse kim güvende kalır? Mülkiyet hakkı dediğiniz şey insanın emeğinin karşılığıdır. Bir ülkede hukuk zayıflarsa ekonomi de zayıflar ve kaçar. Ben bunu bir siyasetçi olarak değil, bir iş insanı olarak söylüyorum. Peki umutsuz muyum? Hayır. Çünkü bu ülkede hala çalışkan insanlar var, vicdanlı insanlar var, sorumluluk sahibi gençler var. Ben siyasete zenginleşmek için girmedim. Zaten işim vardı. Ben bu ülkenin daha adil olabileceğine inandığım için girdim. Belki bugün zor bir dönemden geçiyoruz ama şuna inanıyorum: Bu ülke yeniden nefes alacak. Çocuklar kaygıyla değil umutla büyüyecek. Benim hikayem aslında çok basit. Çalışarak büyümüş bir çocuğun yaşadığı yere borcunu ödeme hikayesi… Ve ben o borcu ödemeden durmayacağım.”
143 FARKLI EYLEME, 17 SUÇLAMA
İddianamede, sanıklar hakkında 143 ayrı eylemle bağlantılı olarak 17 farklı suç isnadı yer alıyor. Bu suçlamalar arasında “suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, rüşvet alma, rüşvet verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu’na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu malına zarar verme, Maden Kanunu’na muhalefet ve Orman Kanunu’na muhalefet” bulunuyor.Videoyu Oynat
Dilek İmamoğlu duruşma salonunun önünde.
“99 KİŞİ ÖRGÜT MENSUBU” İDDİASI
Hakkında kamu davası açılan sanıklar arasında 99 kişinin “örgüt mensubu” olduğu öne sürülüyor. Buna göre şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun örgütün kurucusu ve lideri olduğu, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün’ün ise örgüt yöneticileri olduğu iddia ediliyor. Kalan 92 kişinin de örgüt üyesi olduğu ileri sürülürken, diğer sanıkların “örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işleyen” kişiler olduğu belirtiliyor.
İMAMOĞLU HAKKINDA 352 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
İddianamede, örgütün kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu hakkında; doğrudan işlediği öne sürülen “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet (12 kez), suç gelirlerinin aklanması (7 kez), kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (7 kez)” suçlarıyla birlikte, iddianameye konu toplam 143 eylem kapsamında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi 14 gün sonra 25 Kasım 2025’te kabul edilerek dava açıldı, ancak “tensip zaptı” ise 18 gün sonra düzenlenerek UYAP’a yüklendi.
Mahkeme heyeti ilk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi. Duruşmanın, Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki duruşma salonlarından birinde görülmesine karar verildi. Ayrıca mahkeme heyetince yapılan ilk tutukluluk incelemesinde tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.Videoyu Oynat
SALON İNŞAATI BİTMEDİ
Dava kapsamında çok sayıda kişinin tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde mevcut duruşma salonlarının yetersiz kalabileceği değerlendirilince, cezaevi otoparkının bir bölümünde yeni bir salonun yapımına başlandı. Cezaevinin ön kısmında inşa edilmeye başlanan duruşma salonu ise henüz tamamlanmadı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Mart’ta gönderdiği talimat yazısında duruşmanın Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonları içinde yer alan 1 No’lu salonda yapılacağını bildirdi. Mahkeme, sanık sayısının fazlalığı, dosyanın kapsamı ve güvenlik gerekçelerini göz önünde bulundurarak duruşma düzenine ilişkin ayrıntılı tedbirler belirledi.
SALONA 25 GAZETECİ ALINACAK
Duruşma salonuna girişler kartlı sistem üzerinden yapıldı. Bu kapsamda sanıklar, avukatlar, tanıklar, basın mensupları ve görevli personel için ayrı giriş kartları hazırlandı. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müdafi ve vekillerinin salona öncelikli olarak alındı.
Basın mensupları için ise akreditasyon ve güvenlik değerlendirmesi şartı getirildi. Buna göre duruşma salonuna en fazla beş yabancı basın mensubunun alındı. Ulusal basın kuruluşlarından ise aynı basın grubundan yalnızca bir kişi olmak üzere toplam 20 gazeteci kabul edildi.
Yazılı ve görsel basın kuruluşları duruşma salonunda birer temsilciyle yer alabildi. Salonda yer kalmaması sebebiyle diğer basın temsilcileri için duruşmanın ekran aracılığıyla izlenebileceği ayrı bir alan oluşturuldu.
Sanıklar, avukatlar, basın mensupları ve görevlilerin salona alınmasının ardından, fiziki imkanlar elverdiği ölçüde her sanığın birinci derece yakınına öncelik verildi.
Bu arada, Silivri Kaymakamlığının, Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde 1-31 Mart tarihleri arasında toplantı, basın açıklaması, çekim ve slogan atma gibi birçok eylemi yasakladığı biliniyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan (İBB) uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 107’si tutuklu 402 kişinin yargılandığı İBB davası önceki gün gerçekleşti.
Davanın ilk duruşması Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülüyor.
Duruşmanın hemen başında söz almak isteyen Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı.
Avukatlardan biri savunma listesinin basında yer alması nedeniyle mahkeme başkanına tepki gösterdi. Salonda yer alan CHP’li milletvekilleri de mahkeme heyetine tepkilerini gösterdi.
Bunun ardından heyet izleyicilerin salondan çıkarılmasını emretti. Heyet, izleyiciler çıkmadığı sürece yargılamaya devam etmeyeceğini söyledi ve salondan ayrıldı.
İmamoğlu ise salondan ayrılan mahkeme heyetinin arkasında, “Sen buraya yargılamaya gelmedin mi? Böyle kaçarak çıkamazsınız” diye bağırdı.
Mahkeme heyetinin kararına rağmen izleyiciler salonu terk etmedi. İmamoğlu dahil tüm sanıklar salondan çıkartıldı ve mahkeme heyeti duruşmaya 13.30’a kadar ara verdi.
DURUŞMADA NELER YAŞANIYOR?
Duruşma salonuna avukat ve tutuksuz sanıkların alınmasının ardından en son tutuklu sanıklar salona getirildi.
Jandarma eşliğinde duruşma salonuna alınan sanıklar izleyiciler tarafından alkışlarla karşılandı.
İzleyici sıralarında oturan yakınlarına el sallayan sanıklar jandarma tarafından engellendi ve el sallamamaları konusunda uyarıldı.
Duruşma salonun en son alınan Ekrem İmamoğlu da izleyiciler ve avukatlar tarafından alkışlarla karşılandı. Diğer tutuklu sanıklar ise ayağa kalkarak İmamoğlu’nu karşıladı.
Yerine geçtiği sırada avukatlara öpücük atan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla da tokalaşarak yerine oturdu.
Tutuklu sanıkların salona alınmasının ardından mahkeme heyeti yerini aldı. Duruşma başlamadan önce duruşmanın işleyişi ile bilgilendirme yapan mahkeme başkanı, duruşmaların haftada dört gün Pazartesi ve Perşembe günleri arasında olacağını söyledi.
Öncelikle tutuklu sanıkların savunmasının alınacağını söyleyen mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun en son savunma yapacağını söyledi.
Duruşmada ya da duruşma salonu dışında görüntü ve ses kaydı alınırsa sonraki duruşmalara izleyicisiz devam edeceği uyarısında bulundu.
Başkanın uyarıları sonrası Ekrem İmamoğlu’nun avukatı söz alarak, “Müvekkilim arkadaşlarını selamlamak istiyor. Uzun değil 3-4 paragraf olacak” dedi.
Mahkeme başkanının söz vermemesi üzerine yerinden kalkan İmamoğlu sanık kürsüsüne geldi. Mahkeme başkanının uyarısına rağmen yerine geçmeyen ve “Söz almak istiyorum” diyen İmamoğlu’nun mikrofonu kapatıldı.
Şu an söz hakkı vermeyeceğini söyleyen mahkeme başkanı, “Şu an böyle devam edemezsiniz. Burasının bir düzeni var kafanıza göre kalkıp gelemezsin. Lütfen yerinize geçin” dedi.
Bu sırada bir avukat, “Adil yargılama yapacaksınız” diye bağırınca mahkeme başkanı, “Daha yargılamaya başlamadık avukat hanım nasıl karar verdiniz adil olup olmadığına” dedi.
Mikrofonu kapatılan İmamoğlu konuşmaya devam edince bu kez mahkeme başkanı, “Şu an yaptığınız heyete saygısızlık lütfen yerinize geçin. Bir daha tekrarlanırsa salondan çıkarılacağı kendisine tebliğ edildi” dedi.
ÖZEL: DAVA, ERDOĞAN’IN KENDİNDEN SONRAKİ İKTİDARA YAPTIĞI DARBE GİRİŞİMİDİR
Duruşmayı izlemek için Silivri’ye gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerleşkeye girişte gazetecilere yaptığı açıklamada davayı yeniden “bir kumpas davası” olarak nitelendirdi.
Davanın siyasal olduğunu söyleyen Özel, “Tayyip Erdoğan’ın kendinden sonraki cumhurbaşkanına ve kendinden sonraki iktidara yaptığı darbe girişimidir. Milletin vicdanına toslamıştır. Milletin vicdanından geri dönmüştür” dedi.
Adına yönetilen sosyal medya hesaplarında Pazar akşamı paylaşılan mesajda ise İmamoğlu, “Yarın mahkeme salonunda olacağız ve ben savunma yapmayacağım, yargılayacağım” dedi.
CHP DAVAYA NASIL HAZIRLANDI?
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İBB davası için kapsamlı bir siyasi ve örgütsel hazırlık yaptı.
Diğer yandan Silivri Kaymakamlığı, Marmara Cezaevi Yerleşkesi ve civarında 1 Mart-31 Mart tarihleri arasında her türlü eylem ve faaliyeti yasakladı.
CHP yönetimi, davayı “sıradan bir yolsuzluk dosyası” değil, doğrudan siyaseti ve demokrasiyi ilgilendiren bir süreç olarak değerlendiriyor ve bu nedenle İBB davasına kapsamlı bir siyasi ve örgütsel hazırlıkla giriyor.
CHP kurmayları dava sürecinin yalnızca mahkeme salonlarında değil, kamuoyu nezdinde de yürütülecek bir siyasi mücadele alanı olacağını vurguluyor.
İmamoğlu’nun tutuklanmasını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir sonraki seçimde en güçlü rakibini devre dışı bırakma hamlesi olarak gören CHP yönetimi, İmamoğlu’nun savunmasının da büyük ölçüde bu tez üzerinden şekilleneceğini ve “İmamoğlu yargılanmıyor, yargılıyor” mesajı verileceğini ifade ediyorlar.
Ekrem İmamoğlu İBB davasına nasıl hazırlanıyor, adaylık için ne diyor?
İktidara yönelik “duruşmalar televizyondan canlı yayınlansın” çağrısının karşılık bulmaması nedeniyle parti yönetimi, başta İmamoğlu olmak üzere yargılanan partili belediye başkanı ve bürokratların savunmalarının kamuoyuna duyurulması için özel bir iletişim stratejisi yürütülecek.
SİLİVRİ DAYANIŞMA MERKEZİ OLUŞTURULDU
İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in verdiği bilgiye göre duruşmalar başından sonuna kadar hem siyasetçiler hem de hukukçular tarafından yakından takip edilecek.
Bu çerçevede, İstanbul İl Başkanlığı tarafından duruşma salonuna 6-7 dakika mesafede “Silivri Dayanışma Merkezi” oluşturuldu.
Merkez, davayı izlemek üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelen partililer, sivil toplum temsilcileri ile avukatlar ve basın mensupları için lojistik destek verecek.
Yaklaşık 2 ayı bulması beklenen ilk duruşma sürecinde bu merkezde söyleşi gibi etkinlikler yapılması da planlanıyor.
SİYASİ PARTİLER VE YABANCI BASININ DA İZLEMESİ BEKLENİYOR
Duruşmayı, siyasi partiler yabancı misyon ve yabancı basın mensuplarının da izlemesi bekleniyor.
Duruşma öncesinde de İstanbul İl başkanlığı yöneticileri, CHP ile dayanışma gösteren tüm siyasi partiler ziyaret etti.
Bu partilerin yöneticilerinden duruşmaya katılımlar olması bekleniyor.
CHP teşkilatları ve milletvekilleri de belli bir nöbet çizelgesi doğrultusunda davayı izleyecek.
CHP, dava için iki ayrı hukuk ekibi oluşturdu. Bir ekip sadece, davada yargılananların savunmalarını yapacak. İkinci hukuk ekibinin görevi ise kamuoyunu bilgilendirmek olacak.
Bu çerçevede özel hukuk ekibi duruşmalarda düzenli olarak not tutacak.
Bu notlar basınla paylaşılacak ve yapay zeka destekli içeriklerle kamuoyuna aktarılacak.
Parti, duruşmalarla ilgili kamuoyuna düzenli bilgilendirme yapacak.
DURUŞMALAR NASIL TAKİP EDİLECEK?
Duruşmaları Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri ile il ve ilçe örgütlerinden oluşan ekipler, dönüşümlü olarak takip edecek.
CHP grup başkanvekillerinin koordinatörlüğünde hazırlanacak liste doğrultusunda, milletvekilleri dönüşümlü olarak duruşmalara katılacak.
CHP’nin hukuk ve örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcılığı ise 81 ilden gelecek partililerin koordinasyonunu sağlayacak.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de davayı izlemek için bugün Silivri’de olacak.
Özel’in ayrıca, İmamoğlu’nun savunması sırasında da salonda bulunması planlanıyor.
İSTANBUL MİTİNGLERİNİN FİNALİ 18-19 MART’TA
Duruşmalar boyunca adalet ve demokrasi temalı panel ve konferanslar düzenlenmesi planlanıyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart 2025’ten sonra Saraçhane ile başlayan ve her hafta Çarşamba günü İstanbul’un bir ilçesinde devam eden mitingleri için yine Saraçhane’de 18 Mart’ı 19’una bağlayan gece için bir final programı hazırlandı.
18 Mart akşamı Saraçhane önünde başlayıp 19 Mart’ın ilk saatlerine kadar sürecek programa partililerin yanı sıra bu süreçte CHP ile dayanışma gösteren farklı toplum kesimlerinden yurttaşların katılması hedefleniyor.
Yapılan planlamaya göre 18 Mart gece yarısı, katılımcılar CHP’nin son dönem eylemlerine damga vuran “Kurtuluş Yok Tek Başına” şarkısını sanatçı İlkay Akkaya ile birlikte söyleyecek.
KAYMAKAMLIKTAN EYLEM YASAĞI
Dava nedeniyle, davanın görüleceği Silivri’deki Marmara Cezaevi Yerleşkesi civarında güvenlik önlemleri alındı.
Silivri Kaymakamlığı da duruşma öncesinde cezaevi yerleşkesi ve civarında 1 Mart-31 Mart 2026 tarihleri arasında eylem yasağı kararı aldı.
Cezaevi kampüsünün tel örgü sınırından itibaren 1 kilometre yarıçaplı alanda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılması, basın açıklaması ve röportaj verilmesi, çekim yapılması, pankart, döviz açılması veya slogan atılması, çadır, stant kurulması yasaklandı.
Odatv, TV24, BBC Türkçe
