Zira yeni bir yumuşama ve normalleşme süreci yoldadır!..
Benzer bir normalleşme öngörüsünü bir yıl önce yapmış ve haklı çıkmıştım! Şimdi bunda daha ısrarlıyım!
Bakmayın siz olanlara; iddia ediyorum, CHP ve AKP yönetimi anlaştı!
Kayıkçı kavgasına aldanmayın ve DB’nin yeni yasama yılının açılış resepsiyonunda ÖÖ’e, “Birbirimizi kırmıyoruz inşallah. Üzülme! Bazen siyaseten söylememiz gerekenler oluyor” sözlerini unutmayın.
CHP’nin sert meydan muhalefeti; Ekrem İmamoğlu ve ailesi üzerinden mağduriyet yaratarak Özgür Özel’i cilalama, öne çıkarma ve AKP ile danışıklı bir algı yönetimidir.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ne Ekrem İmamoğlu ne de Mansur Yavaş’dır! Aday, aşağıda ifade ettiğim planlanlı kurgu yetişmezse ve eğer ki son anda gerekirse daha zayıf profilli ÖÖ’dir. Ankara Belediyesi’ne yapılan operasyonlar bu minvaldeki sindirme ve Sayın Yavaş’ı adaylık emelinden vazgeçirme çalışmalarıdır. Tanju Özcan’ın tutuklanması da yine aynı şekilde yol temizliğidir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Butlan” konusu şimdilik Özgür Özel üzerindeki baskı ve bir yaptırımdan ibarettir. Bülent Arınç görüşmesi de bunun açık bir ifadesidir.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi adı altında TBMM’de kurulan komisyondaki ortak faaliyetler bu birlikteliğin önemli ve ilk adımıdır. MHP ve DEM’i de kapsayan bu beraberlik ittifak halinde yapılacak anayasa değişikliği ile son şeklini alacaktır.
Hemen ardından ülkenin içinden geçmekte olduğu jeopolitik mücbir durum ve yine iç cepheyi tahkim etme bahane edilerek kurulacak AKP+CHP+MHP+DEM örtülü ittifakı yeni anayasa ve başkanlık sistemini tartışmaya açacak; hazırlığı tamamlanmış ve TÜRK+KÜRT+ARAP sentezini öngören federatif anayasanın kabulüyle birlikte başbakanlık makamının yeniden tesisi ile parlementer sisteme dönüş yapılacaktır.
Yeni anayasa; RTE’nin önündeki süre engelini kaldıracak, APO/PKK/DEM’in istediği hususlardaki değişiklikleri kısmen de olsa yerine getirecek, özerkliğin ve APO’nun DEM’in başına geçmesinin önünü açacaktır.
Sonrasında ise RTE, Özal dönemindeki Akbulut modeli ile siyasetin tarafsız ağabeyi sıfatıyla partisinin başından ayrılacak ve AKP’nin başına Numan Kurtulmuş ya da muadili bir emanetçi getirilecek, müteakiben fiilen kurulcak AKP+CHP+MHP+DEM ittifakının Cumhurbaşkanı adayı RTE olurken ÖÖ Başbakan olacak, kabine birlikte kurulacak ve bir sonraki seçimlerin Cumhurbaşkanı adayı ÖÖ olurken o gün de Başbakanlık AKP’ye bırakılacaktır. Amaç bu düzeni dönüşümlü halde devam ettirmektir.
Bu birliktelik eyalet sistemi ve federasyonun kurucu hükümeti olarak görev yaparak Kürt özerk yönetiminin kurulması yolunda önemli adımlar atacaktır. Şu anda ÖÖ ve dolayısıyla CHP üzerinde en etkili siyasetçi Bülent Arınç’tır ve önümüzdeki günlerde bu birliktelikteki rolü daha da ön plana çıkacaktır.
Yapılan bu çalışma ile AKP, ülke yönetimini CHP’nin kucağına atarak bir müddet kendini ve geçmişteki günahlarını unutturacak, her türlü yargılanma ve Devr-i Sabık tehlikesini bertaraf edecek, bunu yaparken Cumhurbaşkanlığı ve kabinede söz sahibi olmaya devam edecek, DEM/PKK ise arzularına kavuşacak, bu vesileyle ABD’nin gönlü ve desteği alınmış olacak, MHP etkinliğini yine sürdürecek, CHP de iktidara gelmiş olacaktır…
Anadolu’da eski bir tekerlemeyi hatırlatmakta yarar görüyorum; “Hasan Dağı arpalıktır, eğer saban yürürse; her derede bir değirmen, eğer suyu gelirse; her kümesten bir tavuk, eğer köylü verirse; güzel gidiş bu gidiş, eğer sonu gelirse!”
Plan güzel plan lakin tabii ki CHP’nin Atatürkçü seçmeni ve Türk Milleti buna izin verirse!
Tabii ki bunların tamamı şahsi kanaatimdir ve umarım yanılırım!
Böyle bir öngörüde bulunduğum için şimdi tüm CHP’li kardeşlerim kıyameti koparıp şahsımı bir kez daha aforoz edecekler ama yine de yazdıklarımı yabana atmayıp bir kenara not etsinler derim…
Dr Vecdet Öz
