Orhan Veli Kanık “Delikler” adlı şiirinde şöyle der;
“Cep delik cepken delik, Yen delik kaftan delik,
Don delik mintan delik, kevgir misin be kardeşlik?”
Cumhuriyet ve Demokrasi düşmanı Cumhur İttifakı (AKP/MHP/HÜDA PAR ve DEM) partileri, 24 yılda Türk Milletini kevgire çevirdiler! Örnek verelim!
Merdan Yanardağ; Gazeteci-Yazar-Tele1 TV sahibi! 66 yaşında!
Yanardağ, İmamoğlu ve Necati Özkan’ın da bulunduğu kişilerle “Askeri ve Siyasal Casusluk” suçlamasıyla 27 Ekim 2025’te tutuklandı. Tutuklandıktan 6 ay sonra 11. Mayıs. 2026’da ilk duruşması görülecek.
İddiaların ve yargılamanın saçmalıklarını bir tarafa bırakıyorum. Değinmek istediğim konu, Yanardağ’ın TELE1 Televizyonunun, Kayyım olarak atanan TMSF tarafından apar topar satışa çıkarılması…
Adamın malını satmak için, bırakın kesinleşmiş bir yargı kararı olmasını, henüz yargılama başlamamış bile.
Mülkiyet Hakkı, Anayasal güvence altındadır. Fakat özellikle 15/7/2016 (Darbe Girişimi) sonrası, Olağanüstü Hal Döneminin meşhur tek imzalı Kararnamelerle yönetildiğimiz zamanda, mülkiyet hakkı da rafa kaldırılmıştı.
Hukuk Devletinde müsadere (Devletin mala el koyması) mahkumiyetten sonra olur. Hukuk literatüründe bu durum mutlak kabul edilirken, bu tür satışlar, mülkiyet hakkının “tedbir” adı altında tasfiye edilmesi anlamına geliyor.
Peki, adam beraat ederse ne olacak? Sorumlusu kim?
Bu durum, hukuk devletlerinde “Mülkiyetin Dokunulmazlığı” ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle “Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi” nezdinde pek çok hak ihlali davalarına konu olmaktadır.
Olmaktadır da, Cumhur İttifakı AYM kararlarını dinliyor ve uyuyor mu?
Ya AHİM kararlarına uyuyor mu?
Bunlar da delik-deşik olmuş be kardeşlik!
Cumhur İttifakı denen bu ilkel ve insanlık dışı “Çete” devrilmeden, her gün bir kutsalımızı delik deşik edecekler…
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun…
Sağlık ve başarı dileklerimle 23 Nisan 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
İÇLERİNDE BİR TANE BİLE ADAM GİBİ ADAM VAR MI?
Siyasal Ümmetçilerin, siyasetçilerine yöneticilerine soruyorum, var mı?
Bırakın karnınızdan YALAN konuşmayı da, yüzümüze karşı söyleyin.
Var mı ey Müslüman? Var mı? İçinizde hakkına razı olan, başkasının hakkına el uzatmayan, dürüst hayat sürmeyi ömrünün temel prensibi yapan var mı?
Sizler “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen
Hz. Peygamberimize, ihanet etmiş zavallılarsınız.
Korkaksınız! Fikir üretmeyi, doğruları söylemeyi, sorgulamayı bilmezsiniz.
Şartsız olarak biat etmeye, köle gibi davranmaya alıştığınız için, korkarak yaşarsınız.
Menzilci diye bilinen bir tarikat bozuntusu var ya!
Babaları ölünce, 3 kardeşe nakit olarak 57 Milyar TL miras kaldı. (Yüzlerce mülk-köyler hariç) Kardeşler para için birbirlerine kazma kürekle saldırdılar.
İçlerinden bir kişi bile şunu soramadı;
“Arkadaş, bu paralar bu muazzam servet nasıl birikti? Bizim Hocalar devletimize hiç vergi verdiler mi?” Sormadılar! Çünkü hem korkaktırlar, hem de onlar da ufak-ufak hırsızlıkla geçinirler ve suskun kalırlar…
Yandaş Medya’nın nasıl oluşturulduğunu, herkes biliyor!
Hollanda’daki en zengin yabancı iş adamı olan 1000 Ali, Ulaştırma Bakanı iken, Devlet Müteahhitlerinden 630 Milyon Dolar toplamadı mı?
Devlet kurumlarının tamamı, sadece bu çıyan-iftira yuvalarına milyarlarca liralık reklamlar vermediler mi?
Yeni Şafak adlı gazete, günlerdir, Türkiye’nin Hazine-Maliye Bakanı İngiliz
Mr. Shimshek’e (Şimşek) ve Merkez Bankası Başkanına, ekonomik çöküntü için hakarete varan manşetler atıyor! AKP’li gazete yönetimi, CB Erdoğan’ın
haberi ve izni olmadan bunların tuvalete bile gidemeyeceklerini, ekonomik kararları kendi başlarına alamayacaklarını bilmez mi? Bilirler elbette.
Bilirler ama, Erdoğan’a soru soramazlar ki! Yani şunu diyemezler;
Eyy Erdoğan! 9 yıldır fakirleşiyoruz. Ne olacak halimiz? Açıklasana…
Bunların hayatları yalandır.
Şeriat isterler ama laik ülkelere kaçıp, orada yaşarlar. Şimdiye kadar Afganistan’a kaçanı görmedik.
Her okulu İmam Hatip’e çevirip, çocuklarını ya yurtdışına ya da özel okullara gönderirler.
Şehitliği överler, ama ÇÜRÜK raporu alıp askerlikten kaçarlar.
Küçücük çocukları istismardan utanmazlar, ama iş yargıya intikal edince
“Çocuğun rızası var” diye yalan söylerler.
Hepsi mi böyle? Elbette iyileri de vardır, fakat susmanın kabullenmek olduğunu, suç ortaklığı olduğunu hep unuturlar…
Ne hikmetse, bunların Hoca takımlarının alayı, yabancı istihbarat örgütlerini, özellikle İngiliz altınını çok severler… Yıkılacaklar…
Sağlık ve başarı dileklerimle 24 Nisan 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
