Danıştay, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasına karşı dava açılabileceğine karar verdi, atama kapsamında ise yürütmenin durdurulması talebi reddedildi.
Aralarında eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun da olduğu Ankara Barosu üyesi beş avukatın Erdoğan’ın Akın Gürlek’i Adalet Bakanlığı’na atamasının iptali ve yürütmenin durdurulması için Danıştay’a açtığı davada karar açıklandı.
Danıştay 12. Ceza Dairesi, Cumhurbaşkanlığı’nın “hükümet tasarruflarının dava konusu edilemeyeceği” yönündeki savunmasına karşın avukatların bu konuda dava açabilme yeterliliklerinin olduğuna hükmetti.
Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Ankara Barosu üyesi bağlı avukatlar Ömer Faruk Eminağaoğlu, Doğan Erkan, Sait Kıran, Selcik Ulusoy ve İsmail Çelik, Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanması kararına karşı 16 Şubat’ta Danıştay’a başvurdu.
Avukatlar verdiği dilekçede, Akın Gürlek’in bakan olarak atanmasıyla savcılık görevinin kendiliğinden sona erdiği tezinin “kabul edilemez” olduğunu, böyle bir kabulün görevden azlolunmak anlamına geldiğini, bunun da anayasanın “Hakimler ve savcılar azlolunamaz” hükmünü içeren 139. maddesine aykırı olduğunu ve bakan olarak atanmasının kendi isteğinin varlığı olarak yorumlanamaz olduğunu vurguladı.
Akın Gürlek’in Adalet Bakanı ve HSK Başkanlığı görevi kapsamında, HSK’nin yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesine yönelik işlemler de yapacak olması gerekçesiyle, savunması alınmadan atama kararının yürütmesinin durdurulması talep edildi.
Danıştay 12. Ceza Dairesi ise dilekçenin reddi yönünde karar vermeyip avukatların davacı sıfatlarının olduğuna, davanın esastan incelenmesine, bunun için dava dilekçesinin Cumhurbaşkanlığı’na tebliğine, yürütmeyi durdurma isteğinin davalı tarafça cevap verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra karara bağlanmasına karar verdi.
Cumhurbaşkanlığının savunması 13 Mart’ta Danıştay 12. Ceza Dairesi’ne sunuldu. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü Bekir Keleş’in imzası bulunduğu savunmada, atama işleminin hükümet tasarrufu olduğu, hükümet tasarruflarının dava konusu edilemeyeceği, dava konusu edilen işlemden de davacıların bireysel olarak doğrudan etkilenmediği ileri sürüldü.
Bununla birlikte savunmada; Akın Gürlek’in TBMM’de yemin etmesinin de atama işleminde rızası olduğu anlamına geldiği ifade edilerek davanın reddedilmesi istendi.
Eminağaoğlu Danıştay’ın verdiği kararla ilgili olarak sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:
“AKIN GÜRLEK VE YARDIMCILARINA DAVA
Akın Gürlek’in Cumhurbaşkanı kararı ile Adalet Bakanı olarak atanma işlemi konusunda beş avukat olarak açtığımız davada,
Cumhurbaşkanlığı verdiği savunmada, işlemin hükümet tasarrufu olduğunu bu işleme dava açılamayacağını, bizlerin de dava açmakta doğrudan yararımızın olmadığını belirtti.
Danıştay ise, üçe iki oyla, işleme karşı dava açılabileceğine, bizlerin de dava açabileceğine karar verdi.
Cumhurbaşkanlığının savunması, Danıştay Başsavcılığına ve bizlere tebliğ edildi.
Dilekçe aşaması bitince, dava esastan ve duruşmalı görülecek!
Bu arada Anayasa’nın 104 ve 159 uncu maddeleri uyarınca Cumhurbaşkanı’nın Adalet Bakanlığı teşkilatlarına atama yapma yetkisi ve görevi olmadığından, Adalet Bakan Yardımcılığına atanan 4 kişinin bu atamalarının da iptali için dava açıldı.”
https://www.facebook.com/share/p/18HXxumQ58
Kararda dava yolu açık tutuldu
Cumhurbaşkanlığı’nın savunmasının ardından, 12. Daire 16 Nisan’da kararını açıkladı. Daire; avukatların Akın Gürlek’in atanmasına ilişkin dava açma yeterliliklerinin olduğuna 3’e 2 oy çokluğuyla karar verdi. Ayrıca yürütmenin durdurulması istemini, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle reddetti. Ayrıca daire; esas hakkında görüş için de başvuruyu Danıştay Başsavcılığı’na gönderdi.
Dilekçeler aşamasının tamamlanmasının ardından dairenin belirleyeceği bir günde duruşma yapılacak ve dava esastan incelenecek.
Eminağaoğlu tarafından ayrıca Cumhurbaşkanı Kararı’yla Abdullah Aydoğdu, Burak Ceyhan, Can Tuncay ve Sedat Ayyıldız’ın Adalet Bakan Yardımcılıklarına atanma işleminin iptali istemiyle de 22 Nisan’da Danıştay 12. Ceza Dairesi’nde dava açıldı. Dilekçe üzerinde ilk incelemesini tamamlayan daire, savunma yapmak üzere dilekçeyi Cumhurbaşkanlığı’na gönderdi.
Ankara Barosu’na bağlı avukatlar Ömer Faruk Eminağaoğlu, Doğan Erkan, Sait Kıran, Selcik Ulusoy ve İsmail Çevik; Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanması kararına karşı Danıştay’da 16 Şubat’ta dava açmıştı.
Avukatlar dilekçelerinde; Gürlek’in bakan olarak atanmasıyla savcılık görevinin kendiliğinden sona erdiği tezinin “kabul edilemez” olduğunu, böyle bir kabulün görevden azlolunmak anlamına geldiğini, bunun da anayasanın “Hakimler ve savcılar azlolunamaz” hükmünü içeren 139. maddesine aykırı olduğunu ve bakan olarak atanmasının kendi isteğinin varlığı olarak yorumlanamaz olduğunu vurgulamıştı. Bu kapsamda; Gürlek’in Adalet Bakanı ve HSK Başkanlığı göreviyle HSK’nin yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesine yönelik işlemler de yapacak olması gerekçesiyle, savunması alınmadan atama kararının yürütmesinin durdurulmasını da talep edilmişti.
Danıştay 12. Dairesi ise dilekçenin reddi yönünde karar vermeyip; avukatların davacı sıfatlarının olduğuna, davanın esastan incelenmesine, bunun için dava dilekçesinin Cumhurbaşkanlığı’na tebliğine, yürütmeyi durdurma isteğinin davalı tarafça cevap verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra karara bağlanmasına karar vermişti.
Cumhurbaşkanlığı ise 13 Mart’ta daireye savunmasını sundu. Savunmada Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü Bekir Keleş’in imzası bulundu. Savunmada; atama işleminin hükümet tasarrufu olduğu, hükümet tasarruflarının dava konusu edilemeyeceği, dava konusu edilen işlemden de davacıların bireysel olarak doğrudan etkilenmediği ileri sürüldü.
Gürlek’in TBMM’de yemin etmesinin de atama işleminde rızası olduğu anlamına geldiği ifade edilerek, davanın reddedilmesi istendi. Cumhurbaşkanlığı’nın savunmasının ardından, 12. Daire 16 Nisan’da kararını açıkladı.
Kararı Cumhuriyet gazetesine değerlendiren Av. Ömer Faruk Eminağaoğlu; “Verilen karar, bakanların 2017 Anayasa değişikliği sonrası yürütme yetki ve görevleri de kalmadığı için, bundan sonra bakan olarak yapılacak atamaların yargıya taşınması yönünden büyük bir önem taşımaktadır. Adalet Bakanlığı, hukuk devletine ve yargı bağımsızlığına aykırı işlemlerin merkezi durumuna sokulmaktadır. Yeni bir yapılanma ile adeta parti devletinde bir ülke başsavcılığına da dönüştürülmek istenmektedir. Adalet Bakanlığı üzerinden gerçekleştirilmek istenen hukuk dışılıklarla her koşulda mücadele edilecektir. Bu gibi nedenlerle arkadaşlarımızla bu hukuksal süreci yürütmekteyiz” dedi.
Eminağaoğlu Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. Erinç Sağkan’ın Bakan Gürlek’i ziyaret etmesini “Hukukçular olarak toplumun önünde yürümemiz gerekirken, TBB Başkanı’nın dava açma süreci içinde bu işlemlere karşı dava açmak yerine Gürlek’i makamında ziyaret etmesi son derece üzücü olmuştur. Görüldüğü üzere; Akın Gürlekler, bu cesareti sadece kendini oraya atayanlardan almamaktadır” şeklinde değerlendirdi.