“Vatan Evladı” bir Polis memuru;
Sizlerin Epstein Trump’ınızı da, Epstein Barrack’ınızı da, Eşbaşkanlarınız Netanyahu ve Barzani’yi de, “Kurucu Önderiniz” keş Öcalan’ı da, onun çocukluğundan beri OĞLANI olan Mazlum Abdi’nin de, Türk Askerini canlı-canlı yakan kravatlı top Colani’yi de, Öcalan’ın hısmı Bakanlarınızı da, Arap hayranı avantacı İstihbaratçınızı da, Sahtekar Paşalarınızı da, Yurtiçi ve Yurtdışındaki Hırsızlık paralarınızı da, çocuk tecavüzcüsü tarikatlarınızı, CIA elemanı Cemaatlerinizi, soygun yuvaları olan Vakıflarınızı da, hırsızlık parasıyla aldığınız Medyalarınızı da, üst üste koydu, hissettiklerini haykırdı ve nefesiyle sadece “PÜF” diye üfürdü, hepinizi deliğe süpürdü, attı…
İşte sizler bu kadarsınız!
Polis evladımızdan önce, İstanbul Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize Ana konuştu! Bir konuştu pir konuştu! Konuştukları, Türk Milletinin kalbine dokundu.
54 Bin insanımızın yaşamını çalan, Türk Milletinin çocuklarının hakkı olan, onlara çağdaş eğitim verecek-sağlıklı bir hayat sağlayacak- özlerini kaybetmeden birer dünya vatandaşı olabilecek kalitede birer yaşam tarzı verebilecek 400 Milyar Dolar paramızı, dağa taşa-bombaya-mermiye harcatan bir çıyan sürüsünü ve Bölücübaşını, Türk Devletinin muhatabı yapanlara duyulan nefret, bu iki konuşmadan sonra misliyle arttı!
Gördüğümüz şudur;
Türk Milleti konuya el koymaya karar verdi!
Önemli olan, kafalarını emperyalist devletlere, küresel çetelere kiraya veren siyasetçilerin, onlara köle olmaya karar vermiş bürokratların, Türk Milletinin kararına efendi gibi uymalarıdır.
Eğer uymazlar da, Türk Milletinin tamamının emrinde olması gereken “Devlet Gücünü” muhaliflerinin üzerinde kullanmaya kalkarlarsa, işte o zaman milyonlarca Polisi, milyonlarca Pakize Anayı karşılarında görürler…
Bu ayın 27’si Cumartesi günü saat 14.00 te, tüm vatanseverler Atamıza gideceğiz. Bu hareket, Kurtuluş Savaşımızın “ÇOBAN ATEŞİ” Hareketi gibi tüm yurdu saracak.
Anayasamızın bizlere tanıdığı “Demokratik Direnme Hakkımızı” kullanacağız.
Umarız, Tek Adam Faşizmini savunan bu iktidar kararlılığımızı anlar ve “ABD-İSRAİL” oyunu olan “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” kumpasını bitirir.
Yok, anlamaz ve bu tuzağa devam ederse, hele T.C Devletinin “Atatürk Ayarlarını” bozacak “Yeni Anayasayı” TBMM’ne sunmağa kalkarsa, tüm Türkiye’yi ayağa kaldıracağız.
Ondan sonra, Türk Milleti ne isterse o olacak!
Ne olacak biliyor musunuz?
ABD-İSRAİL’ ilden aldığınızı zannettiğiniz o meşhur meşruiyet var ya, işte o meşruiyeti, Türk Milleti kafanıza geçirecek! Yettiniz gari…
Sağlık ve başarı dileklerimle
08 Aralık 2025
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı
“PERSONA NON GRATA” SİZ OLACAKSINIZ
Persona Non Grata; Yabancı bir kişinin, vatandaşı olmadığı bir ülkeye girişinin yasaklanması veya o ülkeden sınır dışı edilmesi anlamına gelir.
ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) Genel Merkezinin “TÜRK SİYASET KURUMUNA” yaptığı haklı çağrı üzerine bu yazıyı sunuyoruz!
Bir ülkenin bağımsızlığı, uluslararası hukukta o devletin kendi sınırları içinde ve dışında, başka bir gücün müdahalesi olmadan karar alma yeteneğidir.
Ancak, uluslararası ilişkilerin doğası gereği, tam ve mutlak bağımsızlık kavramı, genellikle karşılıklı bağımlılıklar ve ittifaklarla şekillenir!
ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, ülkemize geldiği günden beri gerek konuşmaları gerekse davranışlarıyla, kendisini Türk Devleti yöneticileri TBMM, CB Erdoğan, Dışişleri Bakanı Fidan, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanlığından, daha üst makamda imiş gibi davranmakta ısrar etmektedir. Bu tavır, asla kabul edilemez. Türk yasalarına karşı da sorumlu bir kişilik olan Barrack’ın tavırları Türk Milletini çok rahatsız etmektedir.
Trump’ın dünyaca bilinen yönetim şekli yakında onun başını yiyecektir.
Büyükelçi’nin tavırları bu şekilde densizce devam ederse, kulağından tutar, Türk Devleti tarafından geldiği yere postalanır. Bunlar yapılabilir ve kabul edilebilir, siyasi gerçeklerdir!
Fakat kabul edilemez olan, gerek Trump’ın gerek ABD Dışişleri Bakanının, gerekse Tom Barack’ın yani ABD Yönetiminin T.C Cumhurbaşkanına dönük hakaretleridir.
Bir Büyükelçi; “Erdoğan bizden meşruiyet istedi, biz de ona meşruiyet verdik” der ve başta CB Erdoğan olmak üzere Dışişleri Bakanı, bu densize haddini bildiremiyorsa orada çok ciddi sıkıntı var demektir!
Erdoğan, iç politikada en ufak bir eleştiriyi kabul etmez. Anında çok üst düzeyde karşılık verir, işi hakarete kadar götürür.
Erdoğan’ın “Delikanlılık” dediği tavrı sadece yurt içinde mi geçerli?
Erdoğan’ın efeliği, kabadayılığı yalnızca Türk Milletine mi geçiyor?
Ne oldu o gündemi belirleyen, her şeye söyleyecek bir sözü olan adam?
Her gün ortalığa dökülen yolsuzluklar!
“Terörsüz Türkiye” diye yutturmaya çalıştıkları kumpas? SDG (PKK) Suriye’de bir Terör Devleti kurdu zaten!
Barzani denen kırık (!) eşkıya bile, Türk Devletine posta koyup, Bahçeli’ye en ağır hakareti yapabiliyor?
Ne oldu size (Erdoğan ve Bahçeli), ne oldu da Dut Yemiş Bülbüle döndünüz?
ABD denen Küresel Çetenin başı, sizleri nerenizden yakaladı ki, her gün sizi azarlıyor?
Ne yaptıysanız, yaptınız. Kurtulamıyorsanız önünüzde iki yol var!
İşlediğiniz suçlar, Türk Milletinin başına bela olacak kadar ciddi ise, bir adet 9X19mm mermi 15.48 TL. Madem delikanlısınız Kendi işinizi kendiniz görün.
Yok, bu kadar yüreğiniz yoksa, Türk Milletine daha fazla zarar vermemeniz için, sizi ne için ve ne ile tehdit ettiklerini Türk Milletine itiraf edin ve ona sığının!
Çabuk karar verin. Türk Milletinin sizleri PERSONA NON GRATA ilan etmesine az kaldı…
27 Aralık 2025 saat 14.00 te Atamızın huzurunda Anıtkabirdeyiz.
O gün Cumartesi. Lütfen gelin ve sizin için canını ortaya koymuş vatanseverlere güç katın…
Sağlık ve başarı dileklerimle
07 Aralık 2025
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı
AK-KÜRDİSTANA DOĞRU
İçteki Gerçekler;
-AKP Erdoğan’ın, DEM ise Öcalan’ın partisidir, hem de şartsız şurtsuz, tapusuyla ve tüm kurullarıyla!
-AKP’nin ve ortaklarının önümüzdeki günlerde ne yapacağını merak edenler, Erdoğan’ın ilk hedefi ne olduğunu iyi anlamak zorundadırlar. Erdoğan’ın öncelikli hedefi “Başkanlık Sistemine” geçiş, gerçekleştirildi.
O’na bu yolu Bahçeli- Öcalan’ın Partisi HDP-DEM vs açtı.
-Öcalan’ın ilk hedefi kendini kurtarmak, önce “Özerk Kürdistan’ı” sonra da “Bağımsız Kürt Devletini” kurmaktır.
O’na bu yolu, Erdoğan’ın AKP’si, Bahçeli’nin MHP’si açmak istiyor.
Dıştaki Gerçekler;
–Amerika’nın “Bağımsız Kürdistan’ın” kurulması konusundaki politikası nettir. ABD, tercihini Kürtçülerden yana koyduğunu, binlerce TIR dolusu silah göndermekle, eğitmekle ve üst kademe yetkililerinin ağzından defalarca açıklamıştır. ABD’nin bu bölgedeki has adamları Bölücü-Kürtlerdir!
–İsrail, etrafı Müslüman Devletlerle çevrilmiş bir coğrafyada yaşamanın zorluğunu taa 1187 yılı Temmuz ayındaki Hıttin Savaşından beri unutmamıştır. İsrail derin devletinde ve İsrail’in devlet güdümlü kuruluşlarının yöneticilerinde, hafızalarından hiç atamadıkları bir “Hıttin Korkusu” mevcuttur. İsrail bölgedeki varlığının devamını, Amerikanın ezici askeri gücünün desteğine ve bölgeyi sürekli savaş halinde tutmakta bulmuştur. Bu yüzden İsrail, kendi emrinde bir Kürdistan Devletinin kurulmasını yıllardan beri, gerek lojistik, gerek politik olarak desteklemektedir. İsrail Subaylarının, PKK militanlarına savaş eğitimi verdikleri resimleri ve isimleriyle Türk Devletinde mevcuttur. İsrail, Barzani ile kız alıp vererek yakınlaşmakta ve ülkesinde yaşayan, sayıları 150-200 bin arasında olan ve Mizrahi denen Kürt Yahudilerini de kullanmaktadır.
Bölgede, Amerika ve İsrail’in denetiminde kurulması planlanan ve 2. İsrail olarak kullanılacak Kürdistan Devletinin başkenti olarak düşünülen Erbil’de, en büyük savaş uçaklarının rahatlıkla inip-kalkabileceği, dünyanın dördüncü en uzun ve en sağlam zeminli havalimanı bu sebepten kurulmuştur.
–Rusya’nın, hala PKK’ya kol kanat gerdiği, desteklediği Türk Devletinin bilgisi dâhilindedir…
Bu iç ve dış gerçekler, siz isteseniz de istemeseniz de vardır ve Türkiye seyretmeye devam ettikçe gelişmeye devam edecektir.
Devlet olmanın, Devlet Adamı olmanın gereği, bu hesapları bilmek ve tedbirini alabilmektir.
Türkiye’nin ihtiyacı; Devlet Adamı vasıflarına sahip, Türk İnsanını ve Türk Tarihini bilen, Türk Milletine sadık siyasetçileredir. Ülkesini bölecek projeye gönüllü Eşbaşkanlık yapan sığ bilgili, hırsı aklının üzerinde, şaibeli servetinin Küresel Çetenin istihbarat örgütleri tarafından öğrenilmesi ve siyaseti zenginleşme aracı olarak görenlere Türkiye’nin ihtiyacı yoktur, olmamalıdır…
Şimdi ne olacak;
Çok yakın bir zamanda, AKP’nin iç ve dış danışmanları muazzam bir algı operasyonu ile Türk Milletine “Yeni Anayasa” sakızını çiğneteceklerdir.
Medya tamamen, Saray’ın elindedir.
Geçim sıkıntısından ekonomik reformlara, terörden sağlığa ve eğitime kadar her derdimizin çözümünü YALAN SÖYLEYEREK bu yeni anayasaya bağlayacaklardır.
Kamuoyu yalan yanlış bilgi ile şaşkına çevrilecek ve sözüm ona Türkiye’yi demokrat-insan haklarına-hukuk devletine saygılı bir anayasaya kavuşturmak istediklerini söyleyeceklerdir!
TBMM’de AKP , MHP ve DEM bir araya gelecekler ve halkoyuna gitmeden mecliste bu anayasayı kabul edip, yürürlüğe sokmak isteyeceklerdir. Hedeflenen budur. CHP’nin yönetim kademesinin de maalesef bu ihanete “Demokrasi ve Özgürlükler” diyerek katılacağını göreceğiz.
Biz gücümüz yettiğince, Türk Milletini bilgilendirme ve uyarma görevimizi yapmaya devam edeceğiz, Anayasal direnme hakkımızı sonuna kadar kullanacağız. 27 Aralık 2025 Cumartesi günü saat 14.00 te Anıtkabir’e gidip, ciddi ve sürekli eylemlerimizi, tüm ülke sathına yayacağız. ABD-İSRAİL ajanlarına, Türk Milleti olarak hadlerini bildireceğiz.
Sağlık ve başarı dileklerimle
06 Aralık 2025
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı
