AKP’NİN İTTİFAK ORTAKLARI

rifat serdaroğlu

Türkiye Cumhuriyeti Devletini 24 yıldır yöneten Erdoğan AKP’sinin ittifak ortaklarını bir daha irdeleyelim!
Bugün HÜDA-PAR adlı Kürtçü Hizbullahi partiyi tanıtalım!
İyi tanıyın, bu katillerin iktidarının birkaç yıl daha sürmesi ve Türk Milletinin uyumaya devam etmesi halinde, olası Celladınızı da tanımış olacaksınız!

Prof. Dr. Muammer Aksoy- Doç. Dr. Bahriye Üçok- Uğur Mumcu- Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı- Çetin Emeç-Turan Dursun- Gaffar Okkan-Konca Kuriş ve daha yüzlerce İNSAN, İran destekli “Kürtçü Hizbullahi” örgüt ve alt örgütü
“Tevhid-Selam Kudüs Ordusu” katilleri (Ameliyatçıları) tarafından öldürüldüler.

Siyasal İslamcılar, Milli Görüşçüler, Sosyalistler, Liberaller, Numaralı Cumhuriyetçiler, Liboşlar ve durgun zekalı bazı solcular, yargılamaları yapılmış cinayetleri Gladyo- Derin Devlet-Jitem üzerine yıkmak için üstün gayret sarfettiler.

Bu konuda rahmetli Uğur Mumcu şunu yazdı; (16. 08.1992-Cumhuriyet)
“Bu kaba ve ilkel din sömürüsü, kendilerine Marksist etiketini yapıştıran Türkçü ve Kürtçü aydınlarınca da görmezden geliniyor. Türkiye’de M. Aksoy,
B. Üçok, Ç. Emeç, T. Dursun gibi aydınların canlarını alan İslami terördür.”

Bugün hala 28 Şubat’ın ne olduğunu anlamak istemeyen (Cahilliklerinden), Türk Ordusunun ve Türk Emniyetinin bu terör örgütleri ile nasıl canları pahasına mücadele ettiklerini bilmeyen ve terörü sözde demokrasiye bağlamaya çalışan zavallılar var.

Gaffar Okkan, 27. 08. 1988’de, 28 Şubat sonrası, devletini arkasında bulan güvenlik güçlerinin Kürtçü Hizbullahiler ile mücadele sonucunu açıkladı; Yakalanan Hizbullahi sayısı; 2 Bin 433 kişi/ Aydınlatılan Olay; 630/ Öldürülenlerin sayısı; 275/ Yaralananların sayısı; 269/ Yakalanan silahlar91 uzun namlulu otomatik tüfek/ 273 Tabanca/ 51 el bombası.
Gaffar Okkan ve 5 Polis memuru, Hizbullahiler tarafından şehit edildiler.
Binlerce cinayet işleyen katiller, yargılanıp “Ömür Boyu Ağırlaştırılmış Hapse” mahkum edildiler. Bugün cezaevlerinde BİR tane bile Hizbullahi kalmadı. AKP, ne yaptı etti, hepsini serbest bıraktı…

R. T. Erdoğan’ın bunlarla alakası var mıydı?
Humeyni’nin Türkiye Mollası Ali Ekber Mehdipur ve İran Ankara Büyükelçileri bu cinayetlerin organizesini yaptılar. Erdoğan ve Mehdipur yakın dost idiler. O dönemdeki öğrenci olayları esnasında Erdoğan başrolde idi. Yeri geldi Polisle çatıştı, ölümlere şahit oldu, gözaltına alındı.

İran’ın dini liderleri, Türkiye’yi geldiklerinde Atatürk’ü ziyaret etmezler!
Erdoğan, Başbakan-Cumhurbaşkanı olarak 12 kez İran’a gitti. Her seferinde
Dini Lider Ali Hamaney’i ziyaret edip görüştü.

CB Demirel, 11.12.1997’de İran’a İKÖ toplantısına katıldı. Rehber İmam Ali Hamaney’i neden ziyaret etmediği sorulunca, “Ben siyasi liderlerle görüşürüm. Dini liderle niçin görüşeyim?” dedi…

AKP’nin İttifak ortağı ne diyor, biliyor muşunuz?
“Bir Tağut (Şeytan) olan Mustafa Kemal ve bir put olan Kemalizm tabu ve kanunların arkasında korunuyor. Bugün Şeyh Saidler ayakta, bir değil binlerce sıkılmış yumruklar ve dillerinde bir şiar;
Allahuekber! Ölmedi şehidler, kahrolsun Kemalizm…”

Şeyh Said ve Seyit Rıza gibi İngiliz casuslarına saygı duyanlar, ülkemizin gerçeklerini ne zaman öğrenecekler?

Sağlık ve başarı dileklerimle

17 Mart 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

TEFLON TAVA GİBİSİNİZ BE AKP/MHP

Size hiçbir kir yapışmaz mı?
17/25 Aralık’ta, Bakanlarınız, onların veletleri, Bankacılarınız, çakal müteahhitleriniz hepsi pişti oldular! Hemde görüntülü-sesli kasetlerle!
Hırsızlığın BABADAN OĞULA geçtiği kanıtlandı, suç size yine yapışmadı!

Hırsızlığın adını “Darbe Girişimi” yaptınız!
Bu 15 Temmuz ne darbe girişimiymiş be! Ortada tiyatro var, yere yatırılan Genelkurmay Başkanı var, düğünde Çökertme oynayan Komutancıklar var, karşılıklı tavla oynayan Öcalan’ın hısmı ile Hıyanet İşleri Başkanı var.
Hepsi var, dolar var avro var ama DARBE YOK. Girişimi ise yanlışlıkla vatandaşlara zam olarak girdi…

Tatarak toka Ülkücü;
Söyle bakalım, kaç tane Milletvekilin Benzin İstasyonu sahibi oldu?
Altın Kaçakçılığını, sana haber vermeden mi yapmış küçük Ülkücüler?
Bunları sıkı tutmazsan, yakında seni de yıkarlar? Sen en iyisi Erdoğan’dan
Bilal Oğlanı kiralık iste. Önce sen de Genel Başkanlığı öğrensin, sonra AKP’ye gitsin! Ne demişler; “Acemi nalbant işini komşu eşeğinde öğrenir!

Ya sen Dünya Lideri?
Türk Devletinin Hazinesini, “Başlık Parası” niyetine götürdün Damadına verdin! Adam hem Hazinenin dibini deldi, hem de manken aftosu ile basıldı.
Hem paradan hem damattan oldun…

İkiniz de gençliğinizde “DELİKANLI” gençlerdiniz.
Sarıkafa Trump’a nasıl ve neden boyun eğdiniz yahu?
İkiniz de de sertlik gitmiş, pelte gibi yumuşak olmuşsunuz!

Gerçekten “Teflon Tava” gibisiniz. Sizin yediğiniz hurmaların kırkta birini başka ülkede biri yese, tavaları çizilir, çöpe atılırdı!

Ama bu defa Özgür çocuk sizin karizmanızı da tavanızı da fena çizdi.
Bunun arkasında İmamın oğlu var, biliyorsunuz değil mi?
Adam içeriden sizi çiziyorsa, çıkınca neler yapmaz!

Hadi şimdi sıra sizde. Siz ikiniz de, iddia ettiğiniz AHTAPOT’U ve kollarını
açıklayın bakalım… Tavacı Bergamus…

Sağlık ve başarı dileklerimle

18 Mart 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

ÖMÜR BOYU AVANTA

Önce ailem ve kendimden başlayalım ki, avantacılara söz söyleme hakkımız olsun. 1973 yılından beri siyasetin içindeyim (53 Yıl).
Parti İlçe-İl Bşk-Belediye Başkanlığı-Milletvekilliği-İktidar Partisinde Genel Bşk. Yard-50. Hükümet Sağlık Bakanlığı-55. Hükümet Devlet Bakanlığı- İran-Suriye-Şili-Fransa Karma Ek. Kurul Başkanlıkları-Avrupa Parlamentosunda,
görev yaptım. Şimdi de DOĞRU Parti Genel Başkanıyım. Dost ve arkadaşlarımın dışında ne bir tarikattan ne bir çakal iş insanından parti olarak para almadık. Kan kustuk, Vatan için kızılcık şerbeti içtik dedik. Devam edeceğiz.

Bugüne kadar, aile olarak devletin hiçbir misafirhanesinde kalmadık. Görevim bittiği an devletin hiçbir aracını- şoförünü- benzinini-korumalarını kullanmadık. Şu an hakkımda “Koruma Kararı” olmasına rağmen, koruma kullanmıyorum. Bu 53 yılda ne ben ne 1.-2.-3. Derece akrabalarım bir tek devlet ihalesine girmedik. Devlet Bankalarından 1 kuruş kredi almadık.
Görevimizi yaptık, bizi seçenlerin başını eğdirmedik.
Nerede yanlış varsa, Cumhuriyetimize, Demokrasimize, Atatürk’ümüze kim saldırırsa, karşısına kaya gibi dikildik. İşkence gördük, hapse girdik, 130’dan fazla mahkemeden Avukat kardeşlerimle birlikte yüz akı ile çıktık.
Ki bunların içinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu da var!

Bu dediklerimin bir tanesinin dahi aksini iddia edip İSPAT edecek kişiye, var olan maddi varlığımın tamamını bağışlayacağımı Türk Milleti önünde şeref sözü veriyorum…

Böyle davrandığımız için ne aferin ne de takdir beklemiyoruz. Görevi veren Türk Milleti idi. Yaptık, kimsenin başını eğdirmedik. Demek ki yapılabiliyormuş…

Şimdi, benim gibi görev yapan “Siyaset Adamlarından” bir ricam var!
Bugün Türk Siyaseti, demokratik yaşamımızın en itibarsız dönemini yaşıyor.
Siyasetçilere toplumun hiç saygısı kalmamış. Gelin, kendimizden başlayalım. Önce Siyaset Sınıfını düzeltelim, sonra da iflah olmayanları yargıya gönderelim. Her şey o kadar çabuk düzelir ki, şaşarsınız!

Eski Cumhurbaşkanları-Eski TBMM Başkanları-Eski Başbakanlar-Eski Bakanlar- Eski Komutanlar-Eski Yüksek Yargı Başkanları-Eski Başbakan Yardımcıları- Eski Valiler- Eski İL Emniyet Müdürleri, çoğunuz emekli olmanıza, yüksek emekli maaşı almanıza rağmen hala devletin arabasını-BENZİNİNİ-Korumalarını-Şoförlerini kullanmaktasınız!
Sizleri seçen Türk Milletinin hangi ferdi bu olanakları kullanıyor ki?

Türk Milletine YILLIK maliyetinizi ve kaç kişi olduğunuzu net olarak bilmek şu an için mümkün değil. Fakat TBMM Bütçe görüşmelerinden ve Sayıştay raporlarından yansıyan verilerle genel bir tablo çıkarılabilir.

Koruma Giderleri;
Sadece Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi, bu yıl 3,3 Milyar TL harcayacak.
Araç ve Akaryakıt;
Bir koruma Aracının yıllık (Bakım- Onarım- Yakıt-Sigorta) maliyeti araç başına 800 bin TL ile-1,5 Milyon TL civarındadır.
Emekli Mülki İdareciler;
Böyle yüzlerce kişi var. Ülke genelinde araçların yakıt-bakım giderleri devasa bir bütçeye ulaşır. Hele Resmi Araç ordusunu terhis edebilirsek (!), bu ömür boyu avanta ile birlikte EMEKLİ Vatandaşlarımıza insanca bir yaşam ortamı sunabiliriz… DOĞRU Partinin sözü olsun…

Sağlık ve başarı dileklerimle

16 Mart 2026

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Exit mobile version