1. Haberler
  2. ÖNE ÇIKAN
  3. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görevden alınan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’le Zeytinburnu mitinginde destekçilerine seslendi: Diz çökmeyeceğiz!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görevden alınan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’le Zeytinburnu mitinginde destekçilerine seslendi: Diz çökmeyeceğiz!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Örnek Resim

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Zeytinburnu mitinginde İstanbullulara hitap etti: “Teslim olmadık, teslim olmayacağız. Bizi korkutmak istiyorlar, korkmayacağız, susturmak istiyorlar, susmayacağız. Sindirmek istiyorlar, sinmeyeceğiz. Emin olsunlar ki biz bir adım geri atarsak, onlar bu ülkeyi yüz yıl geri götürecekler. Biz bir kelime eksik konuşursak, onlar bu milleti susturacaklar. Biz bir santim eğilirsek onlar bu millete diz çöktürecekler. Diz çökmeyeceğiz, teslim olmayacağız.”

Özel, partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun özgürlüğüne kavuşması için başlatılan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” miting serisinin Zeytinburnu ilçesindeki 15 Temmuz Meydanı’nda gerçekleştirilen 52’ncisinde konuştu. Özel, partisinin İstanbul il yönetiminin mahkeme kararıyla görevden alınmasının ardından ilk mitingde, “Bugün Silivri Cezaevi’nde bundan birkaç saat önce suçluları, suçlananları ziyaret ettim. Birisinin suçu çok büyüktü. Onun suçu 4 kez üst üste Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmek. Buraya, Silivri’deki belediye başkanlarımızın, bürokratlarımızın, suçsuz ailelerinin, her birisinin ayrı ayrı selamlarını, sevgilerini getirdim. Bugün bütün Türkiye’nin gözü bu meydanda” ifadesini kullandı.

Özel, şunları söyledi: “Birileri vites yükseltiyor, kötülükte el yükseltiyorlar. Biz sineceğiz, siz korkacaksınız sanıyorlar. Diyorlar ki ‘Biz elimizdeki mahkemelerle kararları alırız, bunların yerine kayyımları atarız. CHP’yi sustururuz, sindiririz. Kendimize uygun makbul bir muhalefet partisi tarif ederiz. Birilerini Silivri’de ezeriz, bunlar da susar.’ Susmayanlara, teslim olmayanlara selam olsun. Ey Erdoğan, bu meydana bir bak bakalım, bu meydan korkuyu evde bıraktı. Zeytinburnu Meydanı 19 Mart darbecilerine, kayyımcılara, kayyımdan medet umanlara, kayyım meraklılarına en iyi cevap. Karşımızda elleri kirli, zihni kirli, bahtı kirli, geçmişi kirli, yarını kirli bir çete var. Onlara karşı elbette korkmayacağız, sinmeyeceğiz. İşte İstanbul’un iradesiyle, sizlerin iradesiyle seçilen il başkanımız burada. Ben, onunla verdiği mücadeleyle yaptığı görevle, onun yüreğiyle gurur duyuyorum. Özgür Çelik’in arkasındayız. Ekrem Başkan onunla gurur duyuyor, emekli öğretmen babası, annesi onunla gurur duyuyor, CHP onunla gurur duyuyor.

Ben bu meydana bakınca kale siyasetinin bittiğini görüyorum. Zeytinburnu milletin kalesidir, halkın kalesidir. Bugün 13 genç arkadaşımızın duruşması vardı. Haftalardır, aylardır gençlere özgürlük diyorduk. Onlardan 7’si bugün özgür kaldı. 6’sının 12’sinde bir duruşması daha var. O duruşmada cumhurbaşkanına hakaret ile suçlanıyor. Bir ülkede, ülkenin cumhurbaşkanı kendisini eleştiren gençlerin bu sempatik eyleminden bu kadar korkuyorsa bitmiştir o cumhurbaşkanı, bitmiştir.

Karşımızda Atatürk’ten emanet aldığı. Atatürk’ün emanet ettiği sandığı milletten kaçıranlar. iktidara gelirken bindikleri demokrasi treninden 31 Mart mağlubiyetinden sonra inenler, yıllardır biz kazanıyoruz diye oynadıkları oyunun topunu kaybedince alıp da eve götürenler, bu topu keseceğiz, bundan sonra maç olmayacak diyenler var. Zeytinburnu’nun AK Partili gençlerine sesleniyorum. Yıllarca reisiniz, genel başkanınız oynadı, kazandı, sevindi. 31 Mart’ta 47 yıl sonra biz kazandık. 47 yıl sonra biz kazanıp da, 23 yıl sonra siz yenilince, sizin o çok güçlü sandığınız, yenilmez sandığınız reisiniz topu aldı kesmeye gidiyor. Korkuyor, o bir korkak. AK Parti’nin gençleri eğer siz onurunuza haysiyetinize sahip çıkmak istiyorsanız, o topu dedenizin elinden alın, sahaya gelin. Yeneriz, yeniliriz ama demokrasi hepimiz için lazım. AK Parti’nin gençleri, sahadan kaçanın takımı olmayın, korkakların takımı olmayın. Gelin, mücadele edin. Ancak o korkağın peşinden daha fazla yürümeyin.

Bu yargı çetesi Türkiye’yi kirli bir yola soktu. Artık kimsenin mazbatasının bir garantisi yok, kazanılan seçimin önemi yok, eldeki belgenin önemi yok. Bir asliye hukuk mahkemesini ikna eden, bugüne kadar İstanbul İl Kongresi’ne ve Kurultayımıza 9 kere tedbir talep ettiler. 9 hakim bu aşamada tedbir demek karar demektir, yanlış iştir deyip bu talepleri reddetti. 10’uncusunu buldular, kendi istedikleri kumpası kurdular ama Türkiye’de seçim hukukunu, serbest seçimleri askıya aldılar. Muhalefet partilerinin her bir sayın genel başkanına şükranlarımı sunuyorum. Ancak tehdit altında olan sadece muhalefet partileri değildir, topyekun çok partili rejimdir, seçimli yarışlardır. Karşımızda kaybedince gitmeyen yetkiyi gasbeden, hukuku gasbeden, demokrasiyi gasbeden bir rejim vardır. Bu vicdansızlığa teslim olmayacağız.

15 Temmuz akşamı Tayyip Bey’in ne istediyse verdikleri, etle tırnak gibi oldukları, altına tank verdikleri, F16’ya bindirdikleri darbeye kalkıştı. Darbe, demokrasiye karşıydı, seçilmişlere karşıydı. Erdoğan düşmanımızdır, AK Parti rakibimizdir demedik, demokrasinin arkasında durduk, seçilmişlerin arkasında durduk. O gün bize dünyaya darbeyi birlikte anlatalım diyenler, darbe bir bütün olarak tüm siyaset kurumunu hedef alıyor diyenler, bugün kaybettikleri seçimden sonra bir bütün olarak tüm siyaset kurumunu hedef alan bir darbeyi yönetiyorlar. Buradan bizlere sahip çıkan muhalefet partilerine ve tüm seçmenlere sesleniyoruz. Darbelerin dostu yoktur. Hedefi vardır, o hedefi yalnız bırakırsanız bir sonraki hedef siz olursunuz. Biz hiçbir darbeden medet ummamış, hiçbir darbeye teslim olmamış, darbelerde il başkanlıkları, genel merkezleri ele geçirilmiş, yöneticileri işkencelerden geçirilmiş, il başkanları suikastlara uğramış, şehit edilmiş bir parti olarak milletten başka güce inanmayız. Başkasının önünde eğilmeyiz. Teslim olmadık, teslim olmayacağız.

Bizi korkutmak istiyorlar, korkmayacağız, susturmak istiyorlar, susmayacağız. Sindirmek istiyorlar, sinmeyeceğiz. Emin olsunlar ki biz bir adım geri atarsak, onlar bu ülkeyi yüz yıl geri götürecekler. Biz bir kelime eksik konuşursak, onlar bu milleti susturacaklar. Biz bir santim eğilirsek onlar bu millete diz çöktürecekler. Diz çökmeyeceğiz, teslim olmayacağız.”

“Kimse Erdoğan’ı da partisini de ittifakını da cuntasını da gözünde büyütmesin. Büyük olmak, güçlü olmak, cesur olmak önce haklı olmayı gerektirir. Öz güven gerektirir, korkaklıkla, kalleşlikle siyaset yapanlar asla ve asla başarılı olamazlar. Artık normal yollarla iktidarlarını sürdüremezler. Onun için ülkenin varlıklarını heba etmeye, borsayı düşürmeye, faizleri artırmaya, hayat pahalılığını artırmaya, hepsini göze almaya ama bir seçimden kaçmaya çalışıyorlar. Erdoğan’a sesleniyoruz. Ey Erdoğan, ben halkım, ben milletim. Ben milli iradeyim. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Adayımı bırak, sandığı getir. Sandıktan kaçma. Hodri meydan.

Buradan soruyoruz. Türkiye tüm bunları niye yaşıyor. Bir kişi ve onun besledikleri iktidarda kalsın diye mi? Bir savcı, bir seyyar giyotin 56 milyon lira bugünün parasıyla tadilat yaptığı yalısında otursun diye mi, kırk haramiler milletin parasını yesinler diye mi? Daha geçen hafta darbenin maliyeci ayağı ‘Rezervleri toparladık, yeni şoklara hazırız’ diyordu. Bu büyük kötülüğe giriştiler. Dün borsa yüzde 6,5 düştü. Ne zaman açıkladık ki, ‘teslim olmayacağız’, bir miktar toparlanmaya başladı. Buradan dünyaya ilan ediyoruz: Bir tarafta sırf iktidara tutunmak için bir siyasi partinin iki yıl önce yaptığı seçimlerine, alakasız yetkisiz bir mahkemeyle müdahale edip Türkiye’yi bu duruma düşürmeye çalışanlar var. Açlık sınırı 26 bin lirayken asgari ücret 22 bin lira. 88 bin lira yoksulluk sınırıyken, 4 asgari ücretli bir araya gelse yoksulluk sınırını aşamıyor. Devletin memuru da, emeklisi de emekçisi de hem yoksulluğun hem açlığın altında can çekişiyor. Dünyanın en pahalı eti de en pahalı interneti de bu ülkede. Dünyanın en pahalı ve en yavaş internetini bu ülkenin gençlerine kullandırtana da, dünyanın en pahalı etini bu millete yedirtene de yazıklar olsun.

Tayyip Erdoğan Zeytinburnu’nu sevmez, sizi fakir bıraktı. O zengini sever, beşli çeteleri sever. And olsun ki seçim gelecek, sandık gelecek, kısa çöp uzun çöpten, Zeytinburnu uzun adamdam, yoksullar kırk haramilerden hesap soracak.

Avukat tutan savcılarla, kadınları küçük çocuklarla tehdit eden savcılarla, hasta arkadaşlarımızı ölüme terk eden savcılarla bu ülkeye düzen gelmeyecek. Bu ülkeye cesur, birbirine güvenen, AK Toroslar çetesinden korkmayan, Cumhur İttifakı’nın korku iklimine teslim olmayan cesur meydanlar kazanacak, bu meydan haklı çıkacak. Dalga dalga operasyonlar 9 değil 99 olsa teslim olacak mıyız? Hep beraber mücadeleye devam edecek miyiz? Bu kötülükler gelirse çağrıldığımız meydana sel olup akacak mıyız? Gerekirse dağılmamak üzere toplanacak mıyız? Korkuyor muyuz? Korksunlar mı? Hepinizle gurur duyuyoruz.

168 gündür bir yargısız infaz süreci var. Yargı yok, kanıt yok, iddianame yok, iftira var, televizyonda yalan var, çökünce onu bırakıp başka iftira atmak var. Neler söylediler neler. Hepsi yalan çıktı. Şimdi utanmadan savcı çıkıp açıklama yapıyor. Oysa açıklama yapmak için HSK’dan izin alması lazım. Çıkmış gazetecilere ‘yüzyılın en büyük yolsuzluğu’ diyor. Bu yapılan yüzyılın en büyük arsızlığıdır, yüzyılın en büyük yüzsüzlüğüdür. Yargılama bitene hüküm kesinleşene kadar herkes masumdur. Bırakın yargılamayı, sorgulama aşamasından her sabah yalanları yayanlar sorduğumuz sorulara cevap vermek yerine iftiraya sığınıyorlar. Bu ülkenin Adalet Bakanı’na 7 soru sorduk, sorulara cevap vereceğine, Akın Gürlek’ten korkusuna tango yapmaya başladı. Ben, Adalet Bakanı’na sesleniyorum. bu savcı bunları izinsiz yaparken, bunu izlemen yakışıyor mu? Günde iki kere çıkıp, ‘Yargı bağımsızdır’ diyor, kutusuna geri giriyor. Bu Adalet Bakanı guguk kuşudur. Adalet Bakanı, savcıyı sevmediğini, hakkında dosya yaptığını, onun da senden nefret ettiğini biliyoruz. Tarihe bir korkak olarak geçeceksin, bir guguk kuşu olarak geçeceksin.

Guguk kuşu değilsen not al şimdi, sorun hesabını. Geçmişte büyükelçiliklerimizin illallah dediği bir adam vardı. Yurtdışı numaralarını taklit ederek, ‘Berlin Büyükelçiliği’nden arıyorum, Japonya’dan arıyorum’ diyerek Türkiye’deki yargı makamlarından randevular alıyorlardı. Bunlardan birine Akın Gürlek randevuyu verdi. Bu kişinin işi gücü yargı üzerinde etkisi varmış gibi yaparak milleti dolandırmaktı. Bu kişiye randevu verdiği, daha sonra dolandırıcı olduğunu bildiğimiz bu kişiyi tuttu Akın Gürlek. Kişinin adı Celal Çakmak. Ekrem İmamoğlu dosyasında aldı onu iftiracı yaptı. Murat Ongun’a 20 milyon para verdim diye ifade kullandırdı. Şimdi Akın Gürlek’e soruyorum Celal Çakmak’a onun ayarladığı randevuyla o çeteye randevu verdin, dolandırıcı olduklarını biliyorsun. Nasıl olur da bu kriminal tipi, her türlü suça karışan bu kişiyi, bu dosyada iftiracı yapıp arkadaşlarımızı lekelemeye çalışıyorsun. Bunun hesabı senden sorulur.

Bir dolandırıcıdan iftiracı yapan bu zihniyete şunu söylüyoruz. Siz bizi imha etmek, yok etmek, hapsetmek üzere talimat almış olabilirsiniz. Bunu yaparken suça bulaşıyorsunuz, suça karışıyorsunuz, eninde sonunda bunun hesabını vereceksiniz. Mübarek Kandil gecesinde söylüyorum. Bu çetenin bu dünyada da iki elimiz yakasındadır, öbür dünyada da hakkımızı helal etmiyoruz. Bize saldırmak için dolandırıcıları, üçkağıtçıları, uyuşturucu ticaretine bulaşmışları, torbacıları, baronları, suç örgütü liderlerini kullananlar, bize iftira attırıp onları serbest bırakanlar, AK Parti’nin bu kara düzenini kuranlar, bu mübarek gecede size yemin ederim ki, biz de sizden bunun hesabını soracağız, Allah da bunun hesabını sizden soracak. Şundan emin olun, şu koca meydanda ben korkan kimse görmüyorum da, en korkağınız ben olayım. Erdoğan en korkağımızdan 10 kat fazla korkuyor. O meydanlardan, kalabalıklardan korkar, biat etmeyenlerden, ses yükseltenlerden korkar. Onu korkutacağız, onu eninde sonunda yeneceğiz.

Beni tehdit ettiler, Meclis’te saldırdılar, sokakta saldırdılar, ailemi tehdit ettiler ama asla ve asla bir adım geri atmadık. Şimdi aylardır bana diyor ki, ‘Gel Ankara merkezli siyaset yap’. Öz Türkçesi ‘Ekrem’i bırak, Ankara’ya gel.’ Bir diğeri de demişti ki ‘Gel, ortalıkta dolanma, partinin başında otur.’ Şimdi şu mesajı yolluyorlar. Diyorlar ki ‘Bak il kongresini feshettik. Oraya kayyım atadık. Sıra sana gelebilir. Direnmeyi bırak. Meydanları bırak. Gel, Ankara’da otur. İstediğimiz gibi muhalefet partisi ol, yıllarca ellemeyelim.’ Buradan tarihi cevabımızı veriyorum. Elinizi korkak alıştırmayın, sizden korkan sizden beter olsun. Eyleme devam, mücadeleye devam. Sizi biz yeneceğiz. Cesaretiniz varsa gelin, Zeytinburnu merkezli siyaset yapın bu meydanda. Biz Anadolu’dayız, biz Trakya’dayız. Biz meydandayız. Tayyip Erdoğan’ın hoşuna gidecek ana muhalefet lideri olacağıma yerin dibine geçeyim daha iyidir. Devlet Bahçeli’nin istediği gibi onunla uyumlu, o sus deyince susan, o ‘pıs’ deyince pısan, ete süte karışmayan, milletin sesini duymayan, AK Parti’ye onun gibi vagon olan, yedek lastik olan, koltuk değneği olan muhalefet partisi olacağıma yere gömüleyim, kabre gireyim daha iyi. Tarih, Özgür Özel’i de Özgür Çelik’i de bir mücadeleyi sürdürenler, arkadaşlarını satmayanlar, meydanları boşaltmayanlar, mücadeleyi kazananlar olarak yazacak. Ya tarihe böyle geçeriz ya da defolup gideriz. Teslim olmak yok.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 52.sini İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde düzenledi.CHP İstanbul İl Yönetimi’nin 2 Eylül’de İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla görevden alınmasından iki gün sonra düzenlenen miting, coşkulu geçti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel mahkemenin kayyum kararına sert tepki gösterdi.

“Artık kimsenin mazbatasının garantisi, kazanılan seçimin önemi yok” diyen Özel, bu süreçte kendisinden de iktidarın istediği gibi bir muhalefet lideri olmasının istendiğini savundu.

Özel bunu kabul etmeyeceğini ve teslim olmayacaklarını söyledi.

“Tayyip Erdoğan’ın hoşuna gidecek ana muhalefet lideri olacağıma yerin dibine geçeyim daha iyidir” diye konuşan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Devlet Bahçeli’nin istediği gibi onunla uyumlu, o sustuğu için susan, o ‘pıs’ deyince pısan, ete süte karışmayan, milletin sesini duymayan, AK Parti’ye onun gibi vagon olan, yedek lastik olan, koltuk değneği olan muhalefet partisi olacağıma yere gömüleyim, kabre gireyim daha iyi.”

Zeytinburnu, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) İstanbul’da güçlü olduğu ve belediyesini elinde tuttuğu ilçeler arasında yer alıyor.

İlçenin merkezindeki 15 Temmuz Meydanı’nda düzenlenen ve dikkat çeken bir katılımın olduğu mitingde, alana giriş ve çıkışlarda sürekli bir sirkülasyon vardı.

“Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” alanda en çok atılan sloganlardan biri oldu.

“Hak Hukuk Adalet” ve “Diplomasız Erdoğan” da yine sık sık atılan sloganlar arasındaydı.

Mitingde kadın katılımcıların yoğunluğu dikkat çekti.

Yine emekliler ve çocuklarıyla alana gelen aileler de göze çarptı.

Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Sol Parti, Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) ve Emekçi Hareket Partisi (EHP) gibi sol partiler, bazı sendikalar ve çeşitli taraftar grupları da mitinge destek verdi.

8 Ekim 2023’te yapılan CHP İstanbul 38. Olağan İl Kongresi’nin iptali için açılan davada mahkeme, İl Başkanı Özgür Çelik ve mevcut yönetimin görevden uzaklaştırılmasına, yerlerine geçici bir yönetim atanmasına hükmetmişti.

Meydanda, CHP İstanbul İl Yönetimi’yle ilgili mahkeme kararına büyük tepki gösterildi.

Bunun da etkisiyle bu miting, CHP’nin sonbahar ve yaz aylarındaki ilçe mitinglerinin en coşkulularından biri oldu.

Alanda konuştuğumuz katılımcılar hem karar hem de karar doğrultusunda yönetime gelmeyi kabul eden partilileri eleştirdi.

Özgür Çelik sahneye çıktığında yoğun alkışla karşılandı. Alanda Çelik’e destek ifade eden pankart ve dövizler açıldı, sloganlar atıldı.

19 Mart’ta gözaltına alınan ve 23 Mart’ta yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinden gönderdiği mesajı da Çelik okudu.

İmamoğlu mesajında, “CHP kongreleri ve İl Başkanımız Özgür Çelik onurumuzdur. Bilsinler ki ‘Ben CHP’liyim’ diyen hiçbir siyasetçi, bu irade gaspına ve onursuzluğa alet olmaz” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de konuşmasında “Verdiği mücadeleyle, yaptığı görevle, yüreğiyle gurur duyuyorum Özgür Çelik’in. Arkasındayız” dedi.

“Tarih, Özgür Özel’i de Özgür Çelik’i de bir mücadeleyi sürdürenler, arkadaşlarını satmayanlar, meydanları boşaltmayanlar, mücadeleyi kazananlar olarak yazacak” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ya tarihe böyle geçeriz ya da defolup gideriz. Teslim olmak yok.”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan için “En korkağımızdan 10 kat fazla korkuyor. O, meydanlardan korkar, kalabalıklardan korkar, haklı insanların inancından korkar. Biat etmeyenlerden, ses yükseltenlerden, eylem yapanlardan korkar. Onu korkutacağız, onu eninde sonunda yeneceğiz” dedi.

CHP liderinin Erdoğan’ı eleştirdiği cümlelerde alandan “Tayyip istifa” sloganları atıldı.

CHP lideri Özgür Özel’in konuşmasında hedefinde, geçtiğimiz günlerde gazetecilere açıklama yapıp İBB soruşturması için “100 yılın en büyük yolsuzluk dosyası” ifadesini kullanan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ve yanıtlaması için Meclis’te soru önergesi verdiği Adalet Bakanı Yılmaz Tunç vardı.

Özgür Özel, Bakan Tunç için, “Guguk kuşudur, günde iki kere Yargı bağımsızdır’ deyip geri kaçmaktadır” ifadelerini kullandı.

Özel, “Akın Gürlek’in dolandırıcı Celal Çakmak’ı İmamoğlu dosyasında itirafçı yaptığını; Adalet Bakanı Tunç’un da sevmediği Gürlek hakkında dosya yaptığını” iddia etti.

Özel, Gürlek’ten bahsederken alandan yine yuhalama sesleri yükseldi.

CHP lideri konuşmasında 19 Mart sürecinden bahsedip eylem vurgusu da yaptı; “Biz miting değil eylem yapmaya geldik. Eyleme devam, mücadeleye devam” dedi.

CHP lideri Özel mitingin sonunda “Bizimle yürüyecek misiniz? Söz mü? Haydi yürüyelim arkadaşlar” dedikten sonra Gençlik Marşı çalındı.

Bazı katılımcılar marşa zıplayarak eşlik etti.

Daha sonra alandakiler kalabalıklar halinde marşı söyleyip ellerindeki Türk bayraklarını sallayarak meydandan ayrıldı.

Bazı gruplar ise Marmaray gibi toplu ulaşım noktalarına topluca yürüdü ve Zeytinburnu sokaklarında slogan attı.

Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla tepki gösterdi.

Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik hakaret içeren sözler kullandığını belirten Duran, “Siyasette hakaret dilini kullanmayı alışkanlık haline getiren Özel, bu yaklaşımıyla partisinin içine düştüğü sorunların üstünü örtemeyecektir” dedi.

Duran açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın demokratik meşruiyeti tartışılmaz bir lider olduğunu belirterek, “Türk siyasetinde cesaretin sembolü olmuş, 15 Temmuz’da tanklara karşı durmuş, iç ve dış vesayetle mücadele etmiş bir lidere yöneltilen bu seviyesiz dil, siyasi çaresizliğin en dip noktasıdır” ifadelerini kullandı.

Haber ajansları, X

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görevden alınan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’le Zeytinburnu mitinginde destekçilerine seslendi: Diz çökmeyeceğiz!
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin