Şanghay İşbirliği Örgütü Semerkant’ta Toplandı

0
234

Özbekistan’ın Semerkant şehrinde gerçekleşen ve Tayyip Erdoğan‘ın da katıldığı Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi’nde Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin‘in temasları önem taşıyor.

Rusya-Ukrayna krizi, tahıl koridoru, Tayvan krizi ve ekonomik sorunlara çözüm arayışlarının ŞİÖ üyesi ve aday ülkeler arasında görüşülmesi masada…

Gözler Putin ve Şi Jimping’e Çevrildi

Ukrayna-Rusya Savaşı ve Çin-Tayvan geriliminin ardından Rusya ve Çin’den dayanışma mesajları gelmiş, iki ülke arasında askeri tatbikat yapılması da gündeme gelmişti. Bu nedenle Vladimir Putin ve Şi Jimping arasında yapılacak görüşmenin çok önemli olduğu değerlendiriliyor.

Ekonomik alanda da yeni kararlar alınması gereken zirvede, ABD Doları’nın etkisinin azaltılması ve ulusal para birimlerinin kullanılmasının artırılması hedefleniyor.

Zirvenin ardından ŞİÖ’nün öncelikleri ve politikalarının yer aldığı Semerkant Bildirisi’nin yayınlanması bekleniyor.

Tayyip Erdoğan’ın Temasları

Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Vladimir Putin ve Şi Jinping’le zirvede ikili görüşmeler yapması planlandı.

Erdoğan ve Putin en son 5 Ağustos’ta Rusya’nın Soçi kentinde Ukrayna krizi ve tahıl koridoru görüşülmüş, Türkiye ve Rusya arasında ticari ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılmıştı. Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı doğal gazın ücretinin bir bölümünün ruble olarak ödenmesi, enerji alanında işbirliğinin daha da derinleştirilmesi konusunda uzlaşma sağlanmıştı. Kremlin’in Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, Erdoğan-Putin arasında yapılacak görüşmenin Soçi’de ele alınan konuların daha da ileriye götürülmesine odaklanacağı açıklamasını yaptı. İkili konuların yanı sıra Erdoğan’ın gündeme getireceği en önemli konu, Ukrayna ile Rusya arasında BM ve Türkiye’nin girişimiyle yapılan tahıl koridoru anlaşması kapsamında Rus tahıl ürünleri ve gübresinin dünya pazarlarına taşınmaya başlaması olacak. Tahıl ve gübre satışı yaptırım kapsamında olmamasına karşın bu sürece katılacak gemilere el konması olasılığı ve bankacılık ile sigorta işlemleri açısından sıkıntı çıkabileceği değerlendirmeleri nedeniyle Rus limanlarından henüz ihracat başlamadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin başlamasının isabetli bir adım olacağını kaydetmişti.

Türk ve Rus liderlerin Semerkant görüşmesinin önemini artıran son gelişme ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avrupa ile Rusya arasında artan enerji bunalımı kapsamında Moskova’nın tavrını haklı bulan bir yaklaşım sergilemesi oldu.

Erdoğan, geçen hafta yaptığı konuşmada, “Rusya hafife alınacak bir ülke değil. Rusya doğalgazı kesti, fiyatlar yükseldi. Herkes kara kara düşünüyor, kışı nasıl atlatacağız diye. Neden daha önceden düşünmediniz. Stoklar ne durumda diye bunun konuşulması yapılıyor. Burada Rusya herkes ona saldırınca elindeki imkanları kullanacaktır, olay bu kadar basit” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan’ın başta Jinping olmak üzere zirveye katılan diğer liderlerle yapacağı temaslarda ağırlıklı olarak ekonomik işbirliğinin gündeme gelmesi öngörülüyor.

Erdoğan’ın Çin lideriyle görüşmesinde Sincan Özerk Cumhuriyeti’nde yer alan Uygur Türklerinin durumunu ele alıp almayacağı bilinmiyor.

2012’de Rus liderle yaptığı bir görüşmede AB’yi Türkiye’nin tam üyelik yolunu kapatmakla eleştirdiğini, Putin’e “Bizi Şanghay Beşlisi’ne alın, biz de AB’yi gözden geçirelim” dediğini aktaran Erdoğan, bu söylemini 2013’te de sürdürmüştü.

Ancak Erdoğan, daha sonra yaptığı açıklamalarda, ŞİÖ üyeliğinin AB’ye bir alternatif olmadığının da altını çizdi.

Türkiye, Nisan 2013’te ŞİÖ ile diyalog ortaklığı anlaşmasını imzaladı ve örgütle hukuki ilişkisinin temellerini attı.

Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından imzalanan bu anlaşma, 2017’de TBMM’de onaylandı ve yürürlüğe girdi.

Dışişleri Bakanlığı’nın web sitesinde bu anlaşmayla ilgili olarak verilen bilgide, “Diyalog Ortağı Türkiye ile ŞİÖ arasında, başta bölgesel güvenlik, terörle mücadele, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçların önlenmesi ile ekonomik ve kültürel alanlar olmak üzere çeşitli konularda işbirliğinin geliştirmesini öngörmektedir” ifadeleri yer aldı.

Aynı bilgilendirmede ŞİÖ’nin amaçları “Üye ülkeler arasında karşılıklı güven, iyi komşuluk ve dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesi, bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın korunması için ortak çaba sarf edilmesi, terörizm, köktencilik, ayrılıkçılık, örgütlü suçlar ve yasadışı göçle ortak mücadele edilmesi, ayrıca siyaset, ekonomi, bilim ve teknoloji, kültür ve eğitim, enerji, çevre konularında işbirliğinin geliştirilmesidir” olarak sıralandı.

Çin basını: Türkiye gözlemci ülke olabilir

Taraflar arasında bu yakınlaşmaya karşın Cumhurbaşkanı Erdoğan, ŞİÖ liderleri zirvesine daha önce katılmadı.

Semerkant’ta ilk kez tam üye, gözlemci üye ve diyalog ortakları ve diğer davet edilen ülke liderleriyle birlikte zirveye katılacak olan Erdoğan, böylece aile fotoğrafında da yer alacak.

Çin basınında yer alan haberlerde, zirvede Türkiye’nin diyalog ortağı statüsünün gözlemci ülke statüsüne yükseltilmesi kararı alınabileceği yazılıyor.

taşkent şiö

KAYNAK,GETTY IMAGES

Şanghay İşbirliği Örgütü nedir?

Rusya, Çin, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan tarafından 1996’da kurulan Şanghay Beşlisi, ilk aşamada güvenlik amaçlı ve üye ülkelerin teröre karşı birlikte hareket etmelerini amaçlayan bir çerçeveyle kuruldu. O dönem yapılan değerlendirmelerde bu girişimin Rusya ve Çin tarafından NATO’ya rakip bir güvenlik örgütü olduğu ifade edildi.

Şanghay Beşlisi, 2001’de Özbekistan’ın da katılımıyla Şanghay İşbirliği Örgütü adını aldı ve işbirliği kapsamını ekonomi, ticaret, enerji ve diğer stratejik alanları içerecek şekilde genişletti.

ŞİÖ, ilk büyük genişlemesini 2017’de Pakistan ve Hindistan’ı aynı anda tam üye yaparak gerçekleştirdi. İran da 2021 senesinde örgüte tam üye olarak davet edildi ve üye sayısı 9’a çıktı.

Örgütün üç gözlemci üyesi ise Afganistan, Moğolistan ve Belarus. Rusya’nın özellikle Belarus’u tam üye yapmak için zirveden karar çıkarttırmak istediği basına yansıyan haberler arasında.

Türkiye, Azerbaycan, Sri Lanka, Ermenistan, Kamboçya ve Nepal örgütün diyalog ortağı ülkeler.

Suudi Arabistan, Mısır ve Katar’a diyalog ortağı statüsü verilmesi de 2021’de kararlaştırılmıştı.

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) Nedir?

Rus askeleri Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün talebi üzerine Kazakistan'daki olaylara müdahaleye gidiyor
Rus askeleri Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nün talebi üzerine Kazakistan’daki olaylara müdahaleye gidiyor   –   ©  AP/Russian Defense Ministry Press

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Rusya liderliğinde kurulan örgüte hangi ülkeler üye, KGAÖ nasıl işliyor, uluslararası krizlere nasıl müdahale ediyor?

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nün Yapısı

Sovyetler Birliği’nin 1991’de resmen dağılması sonrası Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan ve Ermenistan 15 Mayıs 1992 yılında Taşkent’te Kolektif Güvenlik Anlaşmasını imzaladı. Bu metin, üyeler arasında işbirliğinin artırılması ve ortak tehlikelere karşı politika üretilmesini içeriyordu.

1994’te yürürlüğe giren anlaşmanın yasal çerçevesi ve örgütün organizasyon yapısı 1999 yılına kadar oluşturuldu. Anlaşmaya sonradan Azerbaycan (1993), Gürcistan (1993) ve Beyaz Rusya (1994) katıldı.

1999’da anlaşmanın uygulanmasına yaşanan sorunları gerekçe gösteren Özbekistan, Azerbaycan ve Gürcistan, üyeliklerini sonlandırdı.

Kurumsallaşmasını 2002’de tamamlayan örgüt, bu tarihte imzaladıkları yeni anlaşmayla ‘askeri ittifaka’ dönüştü.

Örgütün günümüzdeki üyeleri Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Belarus ve Ermenistan.

Ülkelerin askeri ve siyasi güçlerini artırma amacı taşıyan örgüt Orta Asya ve Kafkaslarda aktif kurumlar arasında sayılıyor.

Ortak savunma gücü var mı?

Örgütün kurulma gerekçelerinden birinin NATO’nun özllikle Orta Asya’da ülkelerindeki nüfuzunu engellemek olduğu belirtiliyor.

Anlaşmanın dördüncü maddesi “Herhangi bir üye devletin güvenliği, istikrarı, toprak bütünlüğünü ve egemenliği tehdit eden bir silahlı saldırı durumunda, bu üye devletin talebi üzerine diğer tüm üye devletler, derhal askeri de dahil olmak üzere gerekli yardımı gönderirler ” deniliyor.

2009’da örgüt, uluslararası statüye sahip olacak “barış gücü” kurabilecekleri bir anlaşmayı imzaladı.

Örgüt, ilk ortak barışı koruma tatbikatını 2012’de gerçekleştirdi. Sonraki dönemde çoğu zaman “terörle mücadele” adı altında çeşitli ortak askeri tatbikatlar yapıldı.

Askeri birlik gönderme kararı nasıl alınıyor?

Örgütün başkanlığı her yıl dönüşümlü olarak üye ülkeler tarafından yürütülüyor. Bir ülkeye askeri güç gönderilmesi için önce dönem başkanının konuyu gündeme getirmesi gerekiyor.

KGAÖ’nün bir üyesini savunmak için askeri güç kullanması üye ülkelerin devlet başkanlarının oybirliğiyle mümkün oluyor.

KGAÖ, geçtiğimiz yıl Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan Dağlık Karabağ krizine müdahale etmedi. O dönem Ermenistan Anlaşmanın dördüncü maddesinin neden uygulanmadığı soruları gündeme geldi.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, çatışmaların başında örgüte başvurmadı ancak 2021’in baharında Azerbaycan’ın sınırına bin asker göndermesi üzerine KGAÖ’den yardım istedi. Ancak bu talep geri çevrildi.

 

KAYNAKLAR: BBC, EURONEWS

 

 

Bir Cevap Yazın