İNSAN, KOŞULLANMIŞLIK VE ÖN DEĞERLERİMİZ

0
786

Hep söyleriz, dil, din, renk ve sınır önemli değil diye ancak ulusal bilinç ve duygularımız öne çıkar, Türklük ön değerlerimiz gerçeği görmemize karşı çıkar, gerçeği ön yargısız ve etkileşimsiz değerlendirmekten uzaklaşırız. Önce İnsan hatta canlı olması bile yeryüzünden ve gökyüzünden eşit pay sahibi olduğu halde, güçlüler hukuku nedeniyle tüm evrene sahiplenmeyi sürdürmektedir. Uzaydaki diğer canlıların gelişmişlik hatta varlığı bile tartışma konusu iken onlarca yıldır gelişmiş ülkeler araştırmalarını sürdürmüş, hatta şimdiden bölgelerini oluşturmakta, yırtıcı hayvanlar gibi oraları da bölgelere ayırarak, yıldız savaşlarına hazırlık yapmaktadırlar. Ülkemizin en fazla satan gazete olması ile övünen, el değiştirerek iktidarın güdümüne girerek gerçekleri özgün ve bağımsız bir şekilde sunulmasıyla halkın bilinçlenmesine engel olmuşlardır. Ulusal gazetelerin tamamına yakını ne yazık ki karteller tarafından satın alınmakta ve yönetilmektedir. Aslında tüm medya demek daha doğru olacaktır. Geçmişte en fazla tirajı olan, hükumetlerin değişmesine bile gücü yeten medya baronları, günümüzde iktidara yalakalık yarışına girmişlerdir. Gerçeklerden çok iktidarın dikte ettirdiklerini yazmakta ve/veya göstermektedirler. İktidara yakınlığıyla bilinen, ülkemizin ünlü dolandırıcılarından birisini de, uzaya çıkan ilk Türk şeklinde manşetten haber yapmışlardır. Ne için çıktığını, bu manşetten yapılan haber karşılığında gazeteye ne kadar ödendiğini, devleti ve milleti ne kadar dolandırdığı araştırılmadan böyle bir haberin yapılması içler acısıydı. Evet devleti ve milleti dolandıran bu iktidar yalakası ve yalayıcısı kişi, reisim arkamda bahanesiyle çalışanların neredeyse tamamını asgari ücretten göstererek, borsadaki gayrimenkulleri değerinin çok üzerinde göstererek borsa yoluyla halkı, çalışanların vergilerini ve SSK primlerini gerçek değerlerinden ödemeyerek genel deyimle yetimin hakkını yiyerek bugünlere gelmemiz de en büyük rolleri oynamışlardır. Tüm Belediyeler aday gösterildiği siyasi parti tarafından diyet ödettirilmektedir, tüm ekonomik gücünü o partilerin ilkeleri, öğretileri ve çıkarları için harcamaktadırlar. Nasıl bir koşullanmışlık ki, açılışlarına parti yetkililerini çağırmakta, emek veren önceki parti yetkililerini yok saymakta, en önemlisi de takım tutar gibi parti tutan ve ön değerleri her zaman gerçeklerin önüne geçen kişiler, kelle olmanın ötesine yani insan olabilmenin erdemine ulaşamamışlardır. Ortak değerlerimiz olan tanrı, ülke ve dilimize sahiplenmek yerine, evrensel değerlerle hareket etmek, ön yargılarımızı yok sayarak, koşullanmanın ötesinde tüm dünyanın doğa, insan yaşamı ve sömürgelere karşı olabilmek hepimizin görevi olmalıdır. Tüm evrenin sadece insanlara ait olmadığı bilinciyle, canlıların yaşama hakkına saygı duyulması gerektiğini yani insan öncelikli tüm canlıların haklarını savunduğunun ülkemde de yaşanması dileğiyle… Bu ülkede doğmak, dini ve dilinin sahibi olmak elimizde olmadan oluşuyorsa, bu konuda ki tercihlerin de sonradan değiştirebilme özgürlüğüne sahip olabilmelidir. Ulusal bilinç, çevre hatta ülke baskısı, koşullanmışlıklar ve ön değerlerimizi bir tarafa bırakmayı mutlaka denemeliyiz…

Bir Cevap Yazın