GERİCİLİK VE İÇYÜZÜ

0
199

Baş döndürücü hızla değişen bir dünyada, çağ değiştiren, kafa değiştiren dünyamızda, bu değişimi kavrayıp izleyemedikleri için tutuculuğa sarılanların kafasından çıkmış, ve her birinin değişik huyu, değişik koşulları, değişik sorunları bulunan ülkelere basmakalıp reçete gibi sunulmuş “çözüm” öneriyle çözülemez sorunlar, çığ gibi büyümüştür.

İnsana, insan kişiliğine ve emeğine, insanın, insanlığın ve toplumun özgürlüğüne ve mutluluğuna en yüce değeri veren, her toplumun kendi koşullarını ve olanaklarını Dünya ortamı içinde değerlendiren bir yaklaşım izlemesi gerekir, çağımızdaki çözüm arayışının… Sorunları tek boyutlu görmeyen, tüm boyutlarıyla ve karmaşıklığıyla kavrayabilen çözümlere yönelmek gerekir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Atatürk’ün insana ulusuna güveninden kaynaklanan ve olanakları da değişen koşulları da ülke ve dünya gerçeklerini de açık görüşle, ön yargısız ve cesaretle değerlendiren dinamik yaklaşımında, kaderciliğile de güçlüklerden engellerden yılgınlığa da yer yoktur ve her türlü koşullanmayı aşabilen yaklaşımla çözüm tükenmezdir.

Geri kalmış ülke insanlarının birbirlerine ölümcül düşman olmalarının nedeni ve gericilerin, gerideki koşullara özlem duymalarının sonucu, gelişmeleri yadsımak için tarihsel gerçekleri ters yüz etmeleri gericiliğin önemli nedenledir.

Gericilerin zihinlerinde edebiyat, sanat, kültür ve bilgi donanımı da gelişmemiştir. Kimi zaman tarihi çarpıttıklarının da farkına varmazlar, yalan söylediklerine tanık olursunuz.

Karanlık tutucu atmosfer içinde tutulan toplum, dünyadaki gelişmelerden habersiz, ilgisiz ve bilgisiz olduğu için de geri kalmıştır.

Gerici güçler bizi halkımızın ve ülkemizin potansiyeli hakkında eskimiş görüşlere zincirliyorlar. Bugün ulus devleti tehdit eden değişim değil, açılan ve gittikçe karşılıklı bağımlı hale gelen bir dünyada değişmeyi reddetmektir…

Gerici kendisinin çok bilen bir kimse olduğuna inandırır. İnsanların uyanmasını, bilgi sahibi olmasını hiç istemez. Çünkü çevresi aydınlanırsa kendi bilgisizliği, cehaleti, yalanları ve sahtekarliği ortaya çıkacak, kazanç ve itibarını kaybedecektir. Aydınlık, bilim, değişim gericinin en çok korktuğu kavramlardır.

Gerici, her çeşit yeni düşünce ve ilerlemenin karşısında ve aleyhindedir. Çünkü ilerleme, değişim ve gelişim eğitimle beraber yürür. Onun eğitim bilimi anlayışına uygun talip ve terbiyeye karşı çok tutucudur. Pedagoji blimine karşıdır.

Gerici her yeni buluşa “gavur icadı” ve her düşünceye “gavur aklı” damgasını vurur, böylece kendisi ve onun etkisi ile toplum, yeniliklere arkasını döner. Buna karşılık uygar gelişmiş toplumlar zengin, huzur ve refah içinde yaşar, gericilerin karanlığa sürüklediği toplum ise cahil, ekonomik olanaklardan yoksun, yokluk, yoksulluk ve mutsuz, ekonomik olarak “gavur” dediği milletlere bağımlı, onlara avuç açar, borç para, silah, herçeşit teknolojiyi onlardan ister.

Gerici kişisel çıkarı için tüm araçları kullanır “hedefe giden yolda herşey mübah” anlayışına göre hareket eder. Çıkarı için yapamayacağı kötülük, söylemeyeceği yalan yoktur.

“İnsan gibi yaşayacağız. Yoksa, hayat, yaşanmaya değmez. İnsan, kul olunca insan olmaktan çıkar. Elalem insanını taassubun, gericinin, sömürücünün avı olmaktan kurtarmanın savaşını veriyor. Biz de insanımızı, kendilerine esir kılmanın hileli oyununu oynayanları etkisiz hale getirmeliyiz. Davamız, insanımızın insan gibi yaşamasını sağlamaktır.”

“Eskinin sırtından geçinenlerin yeniyi boğmalarını önlemek.” Temel görevdir.

Gericilikle mücadele halkın eğitilmesi ile olur. Eğitim, çağın gelişmesine öncülük eder, insanın toplumsallaşmasını sağlar.

Atatürk, “bilim en gerçek yol göstericidir” demişti. Onun söylediği çözümün kendisidir. Doğmalardan arınmış, gerçeğin peşinde yürüyen zihindir çözüm. O zihni eğitimde temel alabilmektir. Zihni keşfeden eğitimdir çözüm.

Bugün ülkemize ulusal eğitimin gericiliğine, köhneliğine karşı çıkmak “toplumsal birikimi” eyleme geçirmemiz gereklidir.

Türkiye de gerici kadrolar bugün siyasal iktidarı ele geçirdiler. Ve o iktidarı terk etmemenin hukuk, siyaset ve de ahlâk dışı bütün yöntemlerini kullanmayı ve uygulamayı kendileri için hak kabul ettiler.

Gerici, çağdışı iktidarın yerini alacak kadrolar çağa ve bilime uygun eğitim yoluyla yaratılabilir. Ülkemizin en temel sorunu budur.

 

Cezmi Doğaner

Avrupa Sosyal Demokrat Hareketi Başkanı

 

 

Bir Cevap Yazın